İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili bankanın... Şubesi ile davalı kredi lehtarı Müflis .... Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi ile ...-Borçlu cari hesap kredileri kullandırıldığını, borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle Bakırköy ... Noterliğinin 17/10/2018 tarih ve ...yevmiye nolu kat ihtarnamesi ile kredi hesabının kesilip kat edildiğini, ancak alacağın ödenmediğini, müflis şirket hakkında Bakırköy 3.ATM 2018/893 E. sayılı dosyası üzerinden 21/02/2019 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, tasfiye işlemlerinin Bakırköy 1.İcra ve İflas Md.'nün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğünü, müvekkilinin talep ettiği alacak tutarı 1.233.046.56 TL 'nın tamamı yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkili bankanın müflis şirketin iflas tarihi itibariyle 1.233.046,56 TL alacağının tespiti ile bu alacağın iflas masasına kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesi ile; Davacı yanın talep ettiği 1.233.046,25 alacağın iflas idaresince reddedildiğini, davacının talep ettiği alacağın varlığını ve miktarını kanıtlama yükümlülüğünün banka üzerinde olduğunu, müflis firmanın kefili olan ... Şti. Tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, "... Davacı ile,müflis şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı,müflis şirket tarafından kullanılan kredinin geri ödemesinin yapılmadığı,bilirkişi raporu ve kredi sözleşmeleri dikkate alındığında alacağın varlığının ispat edildiği,alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli delillerin bulunduğu" gerekçesiyle davanın kısmen Kabul kısmen Reddi ile; davalı tarafından iflastan sonra yapılan ¨439.000,00 TL" ödemenin mahsubu ile bakiye 746.804,36 TL alacağın müflis ....Şti'nin iflas masasına İİK'nın 235/1 nci maddesi uyarınca kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde ; Raporda iflas tarihi itibariyle alacak belirlenmesinde, iflas tarihinden sonra yapılan tahsilatlar mahsup edilmiş ve fakat iflas tarihinden sonra yapılan takip (müflisin borcu nedeni ile kefiller hakkında başlatılan takip) ve dava masrafları toplamı olan 118.325,00 TL hesaplamaya dahil edilmediğini, BK m.100 hükmü uyarınca, borç hesabında yapılan tahsilatların öncelikle ferilerden yani masraf borçlarından düşülmesi gerekmesine rağmen, bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını ve doğal olarak hatalı rapora dayanılarak tesis edilen karar da hatalı olduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Somut olayda, Bakırköy 1. İcra İflas Dairesi'ne yazılan müzekkere cevabına göre; müflis .... Şti. hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/893 sayılı dosyasından 21/02/2019 tarihinde iflâsına karar verildiği, iflâs tasfiye işlerinin 2019/20 iflâs sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacının 307 kayıt numarası ile 1.233,046,56 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas idaresince dosyaya sunulan belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte olmaması ve talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacak talebinin tamamı reddedildiği, iflâs idaresi tarafından düzenlenen ek sıra cetvelin 03/02/2021 tarihinde Karar gazetesinde, 16/02/2021 tarihinde ise Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, ayrıca 14/02/2021 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davanın 01/03/2021 tarihinde 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı banka ile ile müflis şirket arasındaki ticari ilişkinin belirlenmesi ve iflas tarihi itibariyle davacının alacağının tespiti noktasında bankacı bilirkişisinden alınan 18/01/2021 tarihli raporda özetle ; "Davacı banka ile davalı/müflis kredi borçlusu/lehtarı (asıl borçlu) .... Şti. arasında 2.100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bahse konu bu sözleşmeye dava dışı kefillerinde (yukarıdaki tablonun 1.2. 3.ve 4. sırasındaki kefiller) 2.100.000.00 TL kefalet limiti tahtında müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, taraflar arasında akdedilen Kredi Sözleşmesinin 51.m. hükmü uyarınca, Bakırköy ... Noterliğinin 17.10.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile kredi hesabı 11.10.2018 tarihi itibariyle kesilip kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihini takip eden (1) gün içinde 1.059.818,16 TL nakdi kredi borcunun ödenmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği, kat ihtarında müflis şirketin dava dışı ... Şti. ne kelaletinden dolayı 42.576,25 TL' nın alacağa da dahil edilmiş ise de ... Şti.ne ait başta genel kredi sözleşmesi, şirketin bankadan kredi talepnamesi, hesap ekstresi ve kanuni takip hesabı ekstresi sunulmamış olduğu için kefalete borç/falacak bakımından bir tespit ve değerlendirme yapılamadığından sadece müflis şirketin asaleten borçları bakımından inceleme ve hesaplama yapıldığı, yapılan kat ihtarının müflis şirketin tebligat almaya yetkili birlikte çalışan ...'ya 18.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, noter tebliğ şerhinden anlaşıldığı, o halde hesap kat ihtarıyla ödeme için verilen (1) günlük mehil süresi bitimine müteakip (20.10.2018) itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabileceği,Dosya içeriğinde bulunan taksitli ticari kredi ödeme planına göre, krediye filen %15,96 oranında akdi faiz uygulandığı, bu durumda sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 12.2. m. göre fiilen uygulanan %15,96 oranındaki akdi faizin 2 katı mertebesinde %31,92 oranında temerrüt faizi hesaplandığı, bahse konu temerrüt faizi aşağıda belirtilen emsal içtihatlara uygun olduğu, buna göre iflas tarihi itibariyle toplam 1.185.804,36 TL tutarında alacak hesaplandığı, müflis şirketin iflas tarihi 21.02.2019'dan sonra olmak üzere toplam 439.000,00 TL tahsilat sağlandığı, İİK m.191 hükmü çerçevesinde iflasın açılması ile birlikte müftisin tasarruf yetkisi sona erdiği, bu bağlamda, müflis iflasın açılmasından sonra kanımızca ödeme yapamayacağı gibi müflisten tahsilat yapılması da söz konusu olamayacağı düşünülebileceği, neticeten bu 439.000,00 TL'lık tahsilattan dolayı mahsup hususunun nihai takdiri tamamen sayın mahkemeye ait olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekili, iflas tarihinden sonra yapılan takip (müflisin borcu nedeni ile kefiller hakkında başlatılan takip) ve dava masraflarının da alacağa dahil edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinden sonra yalnızca dava dışı kefiller hakkında başlatılan takip ve varsa dava masrafların, müflis şirketin iflas masasına dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda iflas tarihi itibariyle yapılan alacak hesabının somut delillere uygun, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da tespit edilememiş olmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/04/2026