DİYARBAKIR

KARAR NO:
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
İHBAR OLUNAN:
VEKİLLERİ:

Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ticari satımdan kaynaklanan semenin tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firma ile davalı ..... Anonim Şirketi arasında gerçekleşen araç satış sözleşmesi uyarınca davalı firmanın .....tarih .....numaralı fatura karşılığı .....marka kamyonu müvekkili firmaya 590.000,00.-TL (KDV dahil) bedelle sattığını ve aracın .....tarihinde .....plaka sayısı ile müvekkili firma adına trafikte tescil edildiğini, davalı firmanın garantisi kapsamında aracın her türlü servis, bakım ve teknik işlemleri davalı yan yetkili servislerinde yapılmasına rağmen, satışa konu araçta meydana gelen motor arızası nedeniyle yine davalının yetkili servisine yönlendirilen araçta yağlama kanallarının kapanarak motor kol yataklarının sardığı ve hasarlandığının tespit edildiğini, yapılan ölçümlerde tüm motor yataklarında aşıntı olduğunun belirlendiğini, davalı firma ile yapılan görüşmelerde araçta oluşan hasarın yakıt kullanımından kaynaklı oluştuğunun bildirildiğini, gerek yapılan teknik analizler ve gerekse bağımsız kuruluşlardan alınan yakıtlardaki numune ölçümleri göz önüne alındığında oluşan arıza ve hasarın yakıt kaynaklı olmadığı üretim veya servis bakım hatasından dolayı meydana geldiğinin sabit hale geldiğini, söz konusu aracın yetkili servis dışında herhangi bir serviste bakım ve onarımı yapılmadığından oluşan arıza ve hasarın davalıdan kaynaklı sebeplerle oluştuğunu, davalı tarafından satışı yapılan aracın teknik olarak ayıplı olduğu ve aracın henüz garanti süresinin dolmadığı ayıba karşı muhatabın tekeffül yükümlülüğü bulunduğu gözetilerek aracın değiştirilmesi veya zararın giderilmesi hususunun talep edilmesine rağmen muhatap tarafından bu talebin olumsuz karşılandığını, Ankara .....Noterliği'nin .....tarih .....yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete garanti kapsamında araçtaki teknik ve servisten kaynaklı ayıpların ihbar edilerek aracın aynı tip aynı model aynı marka ve aynı teknik özelliklere sahip bir araç ile değiştirilmesi, değiştirmenin mümkün olamaması halinde araçta oluşan hasar ve değer kaybı oranında bedel tenzilatı ve firmanın fiili zararı, işgücü kaybı ve kar mahrumiyeti talep edildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen keşide edilen ihtarnameye cevap verilmeyerek davalı tarafın temerrüde düştüğünü, araçtaki teknik ve servis bakımındaki hizmet kusurundan kaynaklı ayıptan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davalı tarafın garanti kapsamında bu arızayı bedelsiz olarak gidermesi gerektiği halde teknik arızanın davalı firma servisi tarafından ikmal edilerek müvekkili firmaya kesilen .....tarihli fatura ile müvekkil firmadan ayrıca 172.796,11.-TL'lik servis bakım ve parça bedelinin tahsil edildiğini beyanla; öncelikle davaya konu .....plaka sayılı ayıplı aracın aynı tip aynı model, aynı marka ve aynı teknik özeliklere sahip bir araç ile değiştirilmesi, değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde araçta oluşan şimdilik 100,00.-TL fiili hasar ve değer kaybının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı firmanın garanti kapsamında kendi kusuru veya araçtaki ayıptan kaynaklı ve bedelsiz olarak onarması gereken tamir bakım masrafi nedeniyle 72.796,11.-TL'lik malzeme ve işçilik bedeli olarak tahsil ettiği meblağın şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlite davalıdan istirdadına, araçta oluşan hasar ve aracın tamir bakım için serviste kaldığı süreler gözetilerek müvekkili işletmesinden muadil araç için belirlenecek iş gücü kaybına şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın zamanaşımına uğradığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ve hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, araçta meydana geldiği iddia edilen hasarın kullanıcı kaynaklı olduğunu, aracın motorunda aşınma ve yataklarında sarma meydana geldiğini, bu durumun, araç motorunda kullanılan yağın zamanla yağlama özelliğini kaybederek çalışan parçalara hasar vermesinden kaynaklandığını, araç motorundaki yağ kaynaklı bu hasarın oluşmasının asıl sebebinin ise araçta gerekli standartlarda yakıtın kullanılmaması olduğunu, davacı firmaya, hasarın yakıt kullanımından kaynaklı olduğunun bildirildiğini ve gerekli açıklamanın müvekkil firma tarafından yapıldığını, ancak davacı taraf dava dilekçesinde bağımsız kuruluşlardan yakıt numune ölçümü raporu aldıklarını ve bu rapor göz önüne alındığında hasarın yakıt kaynaklı olmadığını iddia etmiş iseler de söz konusu raporda; .....plakalı aracın yakıt deposundan alındığı beyan edilen numuneye ait toplam kirlilik değerinin "Motorin" ürünü için belirlenen referans sınır değerleri içerisinde olmadığı ibaresinin yer aldığını, davacı taleplerinin terditli olarak davaya konu edilemeyeceğini, misli ile değişim talebinin orantısız olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kamyonun 2019 yılında satın alındığını, huzurdaki davada 6098 sayılı kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğini, davacı tarafın mevzuat uyarınca öngörülen ayıp ihbar sürelerine riayet etmediğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davaya konu kamyonda meydana gelen arızanın, davacının standartlara uygun olmayan yağ ve yakıt kullanmış olması nedeniyle kullanıcı kaynaklı olarak meydana geldiğini, söz konusu araçta iddia edildiği gibi imalattan kaynaklanan bir arıza ya da ayıp bulunmadığını, huzurdaki davada talep edilen maddi tazminat talebinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını, misli ile değişim talepli davaya konu kamyon üzerinde hali hazırda takyidatlar bulunup bulunmadığı araştırılarak kamyon üzerinde takyidat olması halinde ilgili finansman şirketinden muvafakat alınması gerektiğini beyanla, davanın öncelikle usulden, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, .....plaka sayılı aracın misli ile değiştirilmesi, misli ile değiştirilmesinin mümkün olmaması halinde araçta oluşan hasar ve değer kaybı, tamir ve bakım masrafı, aracın serviste kaldığı süreler gözetilerek müvekkili işletmesinden muadil araç için belirlenecek kazanç kaybı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında satışı gerçekleştirilen .....plakalı araçta meydana gelen arızanın neyden kaynaklandığı, bu kapsamda davacının misli ile değişim talep hakkının olup olmadığı, değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı, faiz başlangıcı, davacının hasar sebebiyle ödediği miktarı geri isteme hakkı olup olmadığı, var ise faiz başlangıcı, davacı aracının serviste kalması sebebiyle işletme zararının olup olmadığı, var ise miktarı ve faiz başlangıcı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca; davaya konu .....plakalı araç üzerinde inceleme yapılarak davaya konu arızanın neden kaynaklandığı, kullanıcı hatası olup olmadığı, alınan yakıttan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davaya konu aracın öncesinde geçirmiş olduğu kazanın arızaya etkisinin olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle hasarın ve kaynağının tespiti amacıyla bilirkişi inceleme yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yoluyla aldırılan .....tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "davacı tarafça dava konusu aracın bütün bakımlarının yetkili serviste (yağ-filtre) gibi değiştirildiği, araç motorunda meydana gelen hasarın kullanım hatasından ve kullanılan akaryakıttan kaynaklanmadığı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli ara kararı 1 no'lu bendi gereğince; Bilirkişi heyetine bir otomotiv bilirkişisi de dahil edilerek tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve özellikle servis kayıtlarındaki kullanılan yağa ilişkin bilgiler ve daha önce yapılan tespit ve analizler de karşılaştırılmak suretiyle arızanın tespiti ve araçta var ise oluşan değer kaybının ve muadil araç kiralama bedelinin serviste geçen süre dikkate alınarak belirlenmesi amacıyla ek rapor düzenlenmek üzere Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yeniden talimat yazılmasına karar verilmiştir.
Divriği Asliye Hukuk Mahkemesi'nden talimat yoluyla aldırılan .....tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "dava konusu araçta oluşan motor hasarı ile ilgili dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde motordaki hasarın, motordaki yatak sarma nedeninin motor yağının zaman içerisinde vizkozite (yağlama) özelliklerini kaybederek yüzeye tutunma işlemini yerine getiremediğinden araçta yatak sarmadan dolayı hasar meydana geleceği, hasarın kullanım hatasından kaynaklı olmadığı, dava konusu kamyonun ne iş yaptığı, kiralık olarak firma adına mı çalıştığı, sefer sayısına mı göre çalıştığı veya ton (kg) ile mi çalıştığı belirtilmesi gerektiğinden ve bu hususun da uzmanlık alanında olmadığından görüş bildirilmediği, dava konusu araç motorunda oluşan hasarın teknik olarak otuz (30) günde giderileceği ve araçtaki motorun yenilenmesinden dolayı araçta değer kaybı olmayacağı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde aracın bütün servis bakımlarının yetkili serviste (yağ- yakıt ve filtre) gibi değişimlerini yaptırdığı, araç motorunda oluşan mevcut yatak hasarının kullanım hatasından ve kullanılan akaryakıttan olmadığı" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse 1 no'lu ara kararı uyarınca; dava konusu aracın serviste kaldığı süre dikkate alınarak seçimlik olarak araç kiralama bedeli ve aracın çalışmaması sebebiyle elde edilemeyen kazancın tespitine, söz konusu tespitte aracın kullanılması halinde oluşacak gider ve amortismanların dikkate alınması amacıyla bir ekspertiz ve bir mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Ankara ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talimat yoluyla aldırılan .....tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "Dava konusu aracın hasarı ile ilgili 30 iş gününde onarımının tamamlanabileceği, günümüz şartlarında araç kiralama bedeli (şoförsüz olarak - benzin hariç) dava konusu aracın marka ve model yılı da dikkate alındığında 150.000,00.-TL aylık kiralama bedelinin olabileceği, olayın meydana geldiği ve faturanın düzenlenmiş olduğu .....tarihi dikkate alınarak işbu tarihe kadar geçen süre içerisinde oluşan ÜFE – TÜFE endeks oranı baz alınarak geri gidildiği ve talebe konu aracın 64.550,00.-TL civarında aylık (30 gün) kiralanabileceği, aracın çalışmaması sebebiyle elde edilemeyen kazancın tespiti yönünden; dava konusu aracın şantiyedeki icmal / kantar fişleri talep edilmiş ise de, iş yerinde birçok şantiye bulunduğu, ilgili kamyonun çalıştığı şantiyede 40 adet kamyon çalıştığı, şantiye sahası dışına taşıma olmadığı için kantar fişi bulunmadığı bilgisi üzerine bu yönde inceleme ve tespit yapılamadığı, aracın kullanılması halinde oluşacak gider ve amortismanların dikkate alınarak hesaplama yapılabilmesi için, detay hesaplar talep edilmiş ise de; davacı şirketin çok fazla ticari aracının olduğu, hesapların detay tutulmadığı, genel olarak tutulduğu tespit edilmekle, bu yönde tespit yapılamadığı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca; tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarının tespiti hususunun da ayrıca irdelenmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler tarafından sunulan .....tarihli ek raporda sonuç olarak; "Dava konusu aracın hasarı ile ilgili normal şartlarda 30 iş gününde onarımının tamamlanabileceği, günümüz şartlarında araç kiralama bedeli (şoförsüz olarak-benzin hariç) dava konusu aracın marka ve model yılı da dikkate alındığında 150.000,00.-TL aylık kiralama bedelinin olabileceği, olayın meydana geldiği ve faturanın düzenlenmiş olduğu .....tarihi dikkate alınarak işbu tarihe kadar geçen süre içerisinde oluşan ÜFE – TÜFE endeks oranı baz alınarak geri gidildiği ve talebe konu aracın 64.550,00.-TL civarında aylık (30 gün) kiralanabileceği, araç onarımının makul şartlarda 30 iş gününde tamamlanabileceği, şayet araç onarımının 30 gün olarak değerlendirilecek ise 64.550,00.-TL ödenebilirlik hesaplandığı, araçta oluşan arıza tespitinin gerek servis yetkililerince gerekse .....firma mühendislerinin tespiti esnasında geçen toplam sürede ( 2 ay 24 gün) serviste kaldığı belirtildiği, şayet araç onarımının 84 gün üzerinden değerlendirilip ödeme yapılacak ise 84 x 2.151,66.-TL = 180.739,44.- TL ödenebilirlik hesaplanduğı; aracın kullanılması halinde oluşacak gider ve amortismanların dikkate alınarak hesaplama yapılabilmesi için, yine detay hesaplar talep edilmiş ise de; davacı şirketin çok fazla ticari aracının olduğu, hesapların detay tutulmadığı, genel tutulduğu tespit edildiğinden, bu yönde tespit yapılamadığı" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca; davaya konu aracın serviste kaldığı süre itibariyle davacının aracı kullanması halinde yapılacak mutat giderlerin tespiti amacıyla makine mühendisi bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Makine mühendisi bilirkişisi tarafından sunulan .....tarihli ek raporda sonuç olarak; ".....plaka sayılı, beyaz renginde .....tipinde .....marka, .....model, .....şasi numaralı .....Motor numaralı, .....aracın .....tarihinde, .....iş emri numarası motor kısmında ses geliyor şikayeti ile iş emri açıldığı, davaya konu aracın dosyada bulunan dilekçeler incelendiğinde, aracın serviste kalma süresinin .....-.....tarih aralığında olduğu, bu süreler dikkate alınarak yapılan araştırmalar neticesinde toplam 5.384,34.-TL mutat zararının oluşacağı" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse .....no'lu ara kararı uyarınca; İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; dosyanın Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan ve otomotiv konusunda uzman 3 kişilik makine mühendisi ve İstanbul'da yer alan devlet üniversitelerinde görevli borçlar hukuku alanında hesap yapabilecek akademisyen bir bilirkişiden oluşturulacak toplam 4 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek; davacının iddiaları, davalının ve ihbar olunanın savunmaları, dosyaya daha önce kazandırılan bilirkişi raporları, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları, dosya kapsamında bulunan tüm belgeler ve özellikle servis kayıtları değerlendirilerek; davaya konu arızanın kullanıcı hatasından ve özellikle kötü yakıt kullanımından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, ayıbın açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğunun belirlenmesinin, davacının dava konusu ettiği kalemler bakımından taleplerinin ayrıntılı olarak değerlendirilmesi suretiyle dava dilekçesi ve talep sonucunun açıklanmasına ilişkin dilekçeye göre; davacının misli ile değiştirme taleplerinin yerinde olup olmadığının, davacının onarım bedellerini ve dava konusu ettiği kâr kayıplarının talep edip edemeyeceğinin, talep edebilecek ise her bir kalem bakımından talep edilebilecek tutarların ayrıntılı ve denetime elverişli şekilde hesaplanmasının istenilmesine, kendi görüşleri ile daha önce dosyada alınan bilirkişi raporları arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin açıklanmasının ve giderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .....tarihli raporda sonuç olarak; "dava dosyasında, davacıya ait, .....şase numaralı, .....plakalı, .....marka, .....tipi kamyonun, kullanım hatasından kaynaklanmayan, imalat hatasına dayalı, satın alma esnasında makul ve yeterli bir süre inceleme ile anlaşılamayacak olan, araçtan yararlanmayı ortadan kaldıran ve garanti süresi içinde meydana gelen motor hasarı nedeniyle gizli ayıplı mal niteliğinde olduğu, gizli ayıbın bedeli davacı tarafından ödenmek suretiyle yapılan motor değişimi ile giderilmiş olduğu, motor onarım bedelinin 172.796,11.-TL, hasarlı motorun sovtaj bedelinin 7.796,11.-TL, gerçek zararın 165.000,00.-TL olduğu, gizli ayıbın motor değişimi ile giderilmiş olması nedeniyle takdirin Mahkeme’ye ait olduğu üzere, aracın değiştirilmesine gerek olmadığı, dava konusu araçta yeni motor nedeniyle meydana gelen kıymet kazanma ile önemli nitelikte bir arızanın onarım geçmişinde yer alması nedeniyle oluşacak değer kaybına eşit miktarda olduğu, makul onarım süresince araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen davacı zararının hasar tarihi itibariyle 64.550,00.-TL olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizin .....tarihli celse 1 no'lu ara kararı uyarınca; İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yeniden talimat yazılarak, dosyanın rapor düzenleyen bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilerek; taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile; a)Davacının satış bedelinden tenzil talebi bakımından; Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere; nispi metod hesaplama yöntemine göre hesaplama yapması gerekirken; eş söyleyişle, aracın satış tarihindeki ayıplı ve ayıpsız değerinin hesaplamaya esas alınması gerekirken, aracın rapor tarihi itibariyle ayıplı ve ayıpsız değeri dikkate alınarak hesaplamanın yapıldığı anlaşılmakla, hükme elverişli olmadığı dolayısı ile de; öncelikle davaya konu aracın, tarafların kararlaştırdıkları satım bedeli gözetilmeksizin satım tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız sürüm değeri ile ayıplı hâldeki sürüm değerini ayrı ayrı saptamak, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranı, bu defa taraflarca kararlaştırılan satım bedeline uygulamak sureti ile hesaplama yapılması, bir önceki celse ara kararı da karşılar nitelikte eksiksiz ve denetime uygun rapor hazırlanmasının istenilmesine, b)Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi bakımından; Araç mahrumiyet bedelinin, Yargıtay .....Hukuk Dairesi’nin .....gün ve .....sayılı kararında belirtildiği üzere; aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması hususlarında rapor düzenlenilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .....tarihli ek raporda sonuç olarak; "dava dosyasında, davacıya ait, .....şase numaralı, .....plakalı, .....marka, .....tipi kamyonun, ayıp nedeniyle satış bedelinden tenzil edilmesi gereken bedelin 90.000,00.-TL mertebesinde olduğu, davacının makul onarım süresince araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen araç mahrumiyet zararının hasar tarihi itibariyle 64.550,00.-TL mertebesinde olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Mahkememizce .....tarihinde yeniden İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yeniden talimat yazılarak, Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ile; a)Davacının satış bedelinden tenzil talebi bakımından; Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere; nispi metod hesaplama yöntemine göre hesaplama yapması gerekirken; eş söyleyişle, aracın satış tarihindeki ayıplı ve ayıpsız değerinin hesaplamaya esas alınması gerekirken, aracın rapor tarihi itibariyle ayıplı ve ayıpsız değeri dikkate alınarak hesaplamanın yapıldığı anlaşılmakla, hükme elverişli olmadığı dolayısı ile de; öncelikle davaya konu aracın, tarafların kararlaştırdıkları satım bedeli gözetilmeksizin satım tarihi itibarıyla gerçek ayıpsız sürüm değeri ile ayıplı hâldeki sürüm değerini ayrı ayrı saptamak, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oranı, bu defa taraflarca kararlaştırılan satım bedeline uygulamak sureti ile hesaplama yapılması, bir önceki celse ara kararı da karşılar nitelikte eksiksiz ve denetime uygun rapor hazırlanmasının istenilmesine, b)Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi bakımından; Araç mahrumiyet bedelinin, Yargıtay .....Hukuk Dairesi’nin .....gün ve .....sayılı kararında belirtildiği üzere; aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan .....tarihli ikinci ek raporda sonuç olarak; ".....tarihli ek raporda ayıp bedeli ve araç mahrumiyet zararı yönünden varılan kanaatlerin değişmediği, dava konusu aracın onarım süresinin, makul onarım süresinin aşan kısmının takdirinin Mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu .....tarihli ıslah artırım dilekçesi ile; dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında davaya konu aracın gizli ayıplı olduğunun ortaya konulduğunu, .....tarihli bilirkişi raporunda motor onarım bedelinin 165.000,00.-TL, aracın serviste kaldığı süre içerisinde araçtan yararlanama sebebiyle meydana gelen zararın 64.550,00.-TL olarak hesaplandığını, .....tarihli bilirkişi raporunda ise ayıp nedeniyle satış bedelinden tenzil edilmesi gereken bedelin 90.000,00.-TL olduğunun belirlendiğini, bu suretle toplam 319.550,00.-TL'nin dava ve talep arttırım dilekçesinde yer alan alacaklarının dava dilekçesinde belirtilen faiziyle birlikte tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığının irdelenmesi gerekir.
TBK'nın 219. maddesine göre, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.
TBK'nın 223/1. maddesine göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür,
TBK'nın 227. maddesine göre, satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır. Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinden indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise, alıcı, ancak sözleşmeden dönme ve satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir.
TTK.'nun 23/1-c maddesine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK.'nın 223/2.maddesine göre, alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. düzenlemeleri mevcuttur.
TBK'nın 231.maddesine göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle uygulanan kısıtlamalardan kaynaklanan yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan ve 26.03.2020 tarihli ve Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ve salgının devam etmesi üzerine 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince tüm adli süreler, .....tarihinden itibaren .....tarihine kadar durdurulmuştur.
7226 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi ile;
"a)Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler .....(bu tarih dâhil) tarihinden itibaren .....(bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” şeklinde düzenleme yapılmış, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile belirtilen sürelerin durdurulmasının 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatıldığı belirtilmiş, bu duruma göre durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren sürelerin tekrar işlemeye başlayacağı ve durma süresinin başladığı tarih itibariyle bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün daha uzamış sayılacağı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı ile davalı arasında gerçekleşen araç satış sözleşmesi yapılmış, davalı şirket tarafından .....tarihinde .....numaralı fatura düzenlenmiştir. Satış sözleşmesinin konusu .....marka kamyon olup, satış bedeli KDV dahil 590.000,00.-TL'dir.
Davacı motor arızası nedeniyle ilk olarak .....tarihinde servise başvurmuştur. Daha sonra .....tarihli ihtarname ile seçimlik haklarını kullanmış, öncelikle aracın misli ile değiştirilmesini, olmadığı takdirde satış bedelinden tenzilat yapılmasını, ayrıca meydana gelen zararın ödenmesini talep etmiştir.
Davacıya satılan araç daha sonra servise götürülmüş, .....tarihinde motor değişimi ile birlikte başka bakım ve tamirat işlemleri yapılmış, toplam 172.796,11.-TL tutarlı fatura düzenlenmiştir. Bu fatura karşılığı davacı tarafça .....tarihinde banka kanalı ile davalı şirkete ödenmiştir.
Satış sözleşmesi .....yapılmış olup, TBK'nın 231/1 maddesine göre, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi .....tarihinde dolmaktadır. Pandemide .....tarihinden itibaren .....tarihine kadar duran 93 gün zamanaşımı süresine eklendiğinde, zamanaşımı süresi .....tarihinde dolmuştur.
Davacı, arabuluculuk başvurusunu zamanaşımı süresi dolduktan sonra .....tarihinde yapmıştır. Arabuluculuk süreci .....tarihinde tamamlanmış, dava .....tarihinde açılmıştır.
TBK'nın 231/2 maddesine göre, satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Dosya kapsamında toplanan deliller değerlendirildiğinde; davacının davaya konu satılanı yaklaşık 22 ay boyunca sorunsuz olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Bu kadar uzun süre sorunsuz olarak kullanılan satılandaki ayıp sonradan ortaya çıkmış ve gizli bir ayıp olmasına rağmen, satıcının ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda somut davada, TBK'nın 231/1 maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.

Sonuç olarak; pandemide durdurulan zamanaşımı süreleri de eklendiğinde, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından ve davalı tarafından süresi içerisinde zamanaşımı def'i ileri sürüldüğünden, davacının asıl talebi ve terditli talepleri bakımından açılan davaların zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
6325 sayılı Kanun 18/A-14. bendinin 2. yarı cümlesi ve ilgili yönetmeliğin 26/2. maddesi hükmü uyarınca; arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre hak sahibi çıkan taraftan tahsilinin gerekmesi, ileride arabuluculuk ücretinin hak sahibi tarafından tahsil edileceğinin kesin olması ve bu hususun kamu düzenine ilişkin bulunması nedeniyle; 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Davacının açtığı dava, HMK'nın 111. Maddesinde düzenlenen terditli davadır. Asli talep dava konusu satılanın misli ile değiştirilmesi, fer'i talepler ise satış bedelinden tenzilat, motor değişim bedeli ve kazanç kaybı zararlarının ödenmesi talebidir. Davacının fer'i talepleri nitelik olarak tazminat davasıdır. Bu nedenle, avukatlık ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 maddesi gereğince, tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre belirlenmiştir.
Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

1-Davacının, davaya konu aracın misli ile değiştirilmesi talebinin ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

2-Davacının satış bedelinden tenzilat talepli davasının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

3-Davacının motor onarım bedeli talepli davasının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

4-Davacının araçtan yararlanamama talepli davasının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın, peşin alınan 9.985,72.-TL harçtan mahsubu ile artan 9.253,72.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

6-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,

7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.