ANTALYA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ..., ..., ... ve ...'ın diğer davacı ...'un kullandığı ... plakalı araçla yolcu olarak seyir halinde iken, karşı yönden ters şeritten gelen davalı yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıların tamamının yaralandığını ve davacıların malul kaldığını, bu kazanın oluşumundaki kusurun tamamının şerit ihlali yapan davalı ...'de olduğunu, bu kaza ile ilgili soruşturmanın Korkuteli Cumhuriyet Savcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında devam ettiğini ileri sürerek her bir davacı için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ... için 40.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul olduğunu be nedenle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin sorumluluğunun Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilecek kusur ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigortalısı araca atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, davadan önce davacılar tarafından başvuru yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkili aracın hızını yol, hava ve trafiğin gerektirdiği şartlara uydurmuş olduğundan, buna karşın kaçınılmazlık nedeniyle kaza meydana geldiğini, müvekkilinin tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacıların içinde bulunduğu ... plaka sayılı araçta istihap haddinin aştığını, davacıların içinde bulunduğu ... plaka sayılı araçta istihap haddi aşılmış olduğundan karayolları trafik yönetmeliğinin 150. Maddesi hilafına kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığını, davacıların aracında karayolları trafik yönetmeliğinin 150. Maddesine aykırı olarak çocuk bağlama sistemi kullanmaksızın çocuk yolcu taşındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; " Maddi tazminat davasının,Davacı ... yönünde feragat nedeni ile REDDİNE, Davacılar ..., ..., yönünde arttırılan değer üzerinden ıslah edilmiş haliyle KABULÜ ile,... için 2.833,19 TL,... için 2.847,21 TL, Geçici iş göremezlik tazminatın davalı ...' den kaza tarihi olan 25/01/2015 tarihinden davalı ....' dan dava tarihi olan 20/03/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ... yönünden davanın KISMEN KABULÜ İLE,221,45 TL Geçici iş göremezlik tazminatın davalı ...' den kaza tarihi olan 25/01/2015 tarihinden davalı ....' dan dava tarihi olan 20/03/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ... Yönünde Reddine, Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen 403,15.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti, ATK fatura toplamından ibaret toplam 5.561,95 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.284,24.-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davalılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan 1.778,55.- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara ödenmesine, Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, ... için 25.000,00 TL,... için 4.000,00 TL, ... için 4.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL,... için 1.500,00 TL, manevi tazminatın davalı ...' den kaza tarihi olan 25/01/2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların meydana gelen kazadan dolayı çeşitli şekilde yaralandıklarını ve bu yaralanmaların kiminde ağır kiminde çehresinde sabit iz, kiminde kemik kırığı oluşacak şekilde olduğunu, hepsinin kaza sırasında korku ve endişe yaşadığını, mahkemece davacılar hakkında taktir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük kaldığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğini, davalı hakkında öngörülen kusur oranını kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminatın bu nedenle usul ve yasaya uygun olmadığını, davacıların bulunduğu araçta olması gerekenden daha fazla yolcu bulunduğunu, kaza sırasında emniyet kemerlerinin takılı olmadığını, davacılar için taktir edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Şekli taraf kavramına göre; davanın tarafları dava dilekçesi ile belirlenir ve davada taraf olmak için dava dilekçesinde davacı veya davalı olarak gösterilmiş olmak yeterlidir. Kanuni temsilciler davanın tarafı değillerdir. Davanın tarafı, kanuni temsilci tarafından temsil edilen kişilerdir. Dava dilekçesinde taraf olarak gösterilen kişiler ile dava yürütülür ve hükümde davanın tarafları hakkında kurulur. Yine dava esnasında 18 yaşından küçük olması sebebiyle kanuni temsilci tarafından temsil edilen taraf 18 yaşını doldurursa davaya kendisi tarafından devam edilir. Tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartlarından olup, bu husus kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. Taraflarda dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde davacı Küçük ...'a velayeten babası ... ve annesi ... tarafından kanuni temsilci sıfatıyla dava açılmıştır. Yargılama aşamasında küçük ... 18 yaşını ikmal etmiştir. Mahkemenin hüküm fıkrasında davacı ... lehine manevi tazminat verilmesi yönünde hüküm kurulmuştur.
Bu duruma göre; yargılama aşamasında 18 yaşını dolduran davacı ...'a velayeten anne ve babası tarafından verilen vekaletname uyarınca davayı takip eden davacı vekiline yargılama aşamasında reşit olan ...'un vekaletnamesini ibraz etmek üzere uygun bir süre verilmesi, vekaletnamenin ibraz edilmesi halinde yargılamaya devam edilmesi, vekaletname ibraz edilmemesi halinde davacı asil ...'a davayı takip edip etmeyeceği, takip etmediği takdirde kendisi yönünden dosyanın işlemden kaldırılacağına dair ihtaratlı davetiye çıkartılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Şu halde mahkemece usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devamla karar verilmiş olması yerinde değildir.
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacıların ve davalının istinaf itirazlarının kamu düzeni nedeniyle kabulüne, HMK’nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının resen kaldırılmasına davacılar ile davalı ...'in istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
1-Davacıların ve davalı ...'in istinaf başvurularının kamu düzeni nedeniyle KABULÜNE,
2-Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/09/2020 tarih, ... Esas - ... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince resen KALDIRILMASINA,
3-Davacıların ve davalı ...'in istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
5-İstinaf yoluna başvuran davacılar ile davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran tarflara iadesine,
6-İstinaf yoluna başvuran davacılar ile davalı ... tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
7-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 21/04/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...