Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)

Mahkememizde görülen Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ------Şubesi ile -----. arasında --- imzalanmış ve adı geçen firmaya kredi kullandırıldığını, Bu kredilere ---- ve ------ müşterek müteselsil kefil olduğunu, Bankadan kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ----Noterliği’nin 23.06.2020 tarih, ------ yevmiye no’lu ihtarnamesi gönderilmiş olup, borcun ödenmemesi üzerine --- Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile ilamsız takibe geçildiğini, davalılar gönderilen ödeme emrine karşı borca, işlemiş faize ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının tüm itirazları haksız, hukuka aykırı ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olup, kötü niyetli oldukları yapılacak yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, borçlu davalıların haksız ve kötü niyetli olarak --- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasından yapmış olduğu tüm itirazların iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine icra müdürlüğünde başlatılan icra takibine, İİK 67. maddesi uyarınca davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir.Mahkememizce uyuşmazlığın davanın İİK 67 md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davalıların kefil sıfatı ile dava dışı ancak takip borçlularından olan şirkete verilen krediye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı hususlarının ihtilafsız olduğu, taraflar arasında ihtilafın icra takibi anında davacının muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Dosya bilirkişiye tevdii edilerek rapor ve ek raporlar aldırılmıştır.
Davacı vekili 12/09/2025 tarihli dilekçe ile feragat dilekçelerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili de 12/09/2025 tarihli dilekçe ile feragati kabul ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olmadığı anlaşılmış, davacı vekiline feragat yetkisi içeren vekaletnamesini sunması için süre verilmiştir.Davacı vekili 22/04/2026 tarihli duruşmada beyanında "Davacı vekilinden soruldu: her ne kadar feragat sunulmuş ise de hatalı şekilde sunulmuştur, davadan vazgeçme şeklinde sunulacaktı, dava konusu borç ödenmiştir, dava konusuz kalmıştır, bu nedenle feragat yetkisi içeren vekalet sunulmamıştır, " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacının ve davalının beyanı itibarı ile davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Peşin alınan 907,89 TL harçtan alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 175,89 TL fazla harcın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3-Tarafların talebi bulunmadığı anlaşıldığından taraflar leh veya aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

4-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 1.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,

5-Tarafların yatırmış olduğu gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.