ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ (ESASIİNCELEMEDEN
KARARI NKALDIRILMASI)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
İtirazın İptali
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle: Davacı kooperatifin 107 ortaklı olduğunu, yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilgili açılan davaların devam ettiğini, bir kısım ortaklara konutlarının teslim edildiğini, eski yönetim tarafından usulsüz ve yolsuz olarak yapıldığı tespit edilen işlemler nedeniyle bir kısım borçların ödenmek zorunda kalındığı, davalının kooperatif ortağı olduğunu, genel kurullarda alınan aidatlara ilişkin ödemelerini yapmaması nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiğini öne sürerek; Ankara 31. İcra Dairesinin 2020/7664 sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Talep yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının kooperatife 2005 yılında üye olduğunu, kendisine bağımsız bölümün tahsis edildiğini, 15/05/2014 tarihinde ise davacı kooperatife gönderilen ihtarname ile istifa ettiğini, takibe konu aidatların belirlendiği dönemlerde kooperatif üyesi olmadığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "... davalının kooperatif üyesi iken 15/05/2014 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile istifa ettiği, üyelikten istifa eden ortağın istifa iradesinin kooperatife ulaştığı tarihe kadar olan aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olduğu, üyelikten istifa eden ortağın istifa tarihinden sonra toplanan genel kurullar tarafından belirlenen aidatlardan ise üye olmaması nedeniyle sorumlu olmadığı, kendisine tahsis edilen konutu kullanmaya devam etmesi nedeniyle kooperatif tarafından verilen genel hizmetlere karşılık olarak ve tasfiye halinde olan kooperatif yönünden ise tasfiye giderlerine yönelik olarak kooperatife ödeme borcunun bulunduğu, davacı vekilinin talep açıklama dilekçesinde ayrıntıları yazılı olduğu ve bilirkişi raporunda da ayrıntısı ile tespit edildiği üzere davaya konu icra takibinde talep edilen bedellerin davalının kooperatif üyeliğinden ayrılmasından sonraki dönemde toplanan genel kurullarda belirlenen aidat alacaklarına ilişkin olduğu, talep edilen aidatların istifa tarihinden sonra doğduğu, istifa tarihinden önceki döneme ait davalının sorumluluğunun bulunduğu ve yararlandığı genel hizmetlere ilişkin yada tasfiye halinde olan kooperatif yönünden tasfiye giderlerine ilişkin olduğuna yönelik herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, takibe konu edilen alacakların davalının kooperatif üyeliğinden istifa ettiği tarihten sonra toplanan genel kurullar tarafından belirlenen aidat ve ek ödeme alacaklarından olduğu, davalı tarafından yararlanılan kooperatif hizmetlerine yönelik olduğuna ilişkin herhangi bir iddianın olmadığı, bu hali ile takibe konu aidat ve ek ödemelerin doğum tarihi, talep açıklama dilekçesinde belirtilen nitelikleri dikkate alındığında davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili kooperatif bakımından ferdileştirme işlemlerinin yapıldığı ve konutun davalıya tahsis edildiği ancak kooperatifin henüz tüm ortaklarına yönelik olarak tescil işlemlerini tamamlayamadığından kooperatifin borçlarının tamamının ödenmediği, kooperatif hakkında devam eden davalar olduğu, kooperatifin hem rutin faaliyetleri hem de bu iş ve işlemleri yürütebilmesi için ortaklardan ödenti yapmalarını istediği, bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalı tarafından hiçbir yükümlülük yerine getirilmeksizin tahsis edilmiş konut da iade edilmeyerek müvekkili kooperatiften ayrılması halinde tasfiyeden ve mevcut giderlerden doğacak yükün kalan ortaklar tarafından ödenmesi zorunluluğunu ortaya çıkaracağı ve bu hususun da açıkça davalı hakkında sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı, dolayısıyla müvekkilinin tasfiyesi tamamlanana kadar ayrılan ortağın aidat olarak adlandırılan akçalı yükümlülükleri ödeme yükümlülüğünün devam ettiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif aidat ve ek ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2 maddesi uyarınca tasfiye haline girmiş kooperatiflerde çıkma veya çıkarılma halinde ortağın konutu geri alınamaz ancak bu kişilerin tasfiye masraflarına katlanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, kooperatif konusunda uzman bilirkişi heyeti seçilerek, davacı kooperatifin tüm defter kayıt, belge, genel kurul kararları üzerinde gerekli inceleme ve araştırma yapılarak, Genel Kurulca tahsil edilmesine verilen bedelin tasfiye giderine ilişkin olup olmadığının davacı yanca talep edilecek kalemlerden olup olmadığının tespit edilerek oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/588E., 2021/775K. sayılı 23/11/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/04/2026