BİRLEŞEN DAVA İST. ANADOLU 1 ATM'NİN 2015/141 E, 2015/1029 K SAYILI DOSYASI
BİRLEŞEN DAVA İST. ANADOLU 6 ATM'NİN 2015/147 E, 2015/562 K SAYILI DOSYASI

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 25/07/2014 tarihli ... nolu fatura'dan ve taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği hakediş fatura tutarlarından kesilen teminatlarından kaynaklanan alacaklarının tahsil edilmesi amacıyla takip başlatıldığını, başlatılan takibe, borçlu, süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, söz konusu anlaşma gereği olarak müvekkil tüm edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşme gereği olarak 27/02/2014-04/08/2014 tarihleri arasında gerekli izolasyon ile montaj işini yaptığını, bu üretimlere ilişkinde hakedişlerini yaptığını ve faturalarını kestiğini, ancak karşı taraf ödeme güçlüğüne düşünce sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve çeşitli bahanelerle müvekkili oyalama ve ödemeleri sürüncemede bırakma yoluna gittiğini belirterek, İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile müvekkili arasındaki iş ilişkisinin bütün iş ilişkisi olduğunu, davacının işi yarım bırakıp gittiğini, davacının sözleşme sonlandırmadan fatura kestiğini, davacı edimini yerine getirdikten sonra borcun ödeneceğini, davacı şirket, işin yapımı için kendisine verilen malzemeleri gereği gibi kullanmadığını, zayi ettiğini, böylelikli müvekkiline zarar verdiğini, bunun tutanaklarla sabit olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul Anadolu 1 ATM'nin 2015/141 E, 2015/1029 K Sayılı Dosyası
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı ile arasında 06/12/2013 tarihleri arasında imzalanan sözleşme gereği ... ...boru döşeme işinin izolasyonu ile montajı için tarafların anlaştığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, davalıdan 141.604,85 TL tutarın ödenmesini istediğini, ancak ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptaline, borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından işlerin yarım bırakıldığını, sözleşmenin tamamen sonlandırılmasına rağmen; itiraz edilen iki fatura ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/147 esas ve İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/138 esas sayılı iki ayrı dava açtıklarını, bu nedenle birleştirme talebinde bulunduğu, davacı tarafından her ne kadar bazı izolasyon ve imalat işleri yapılmışsa da eksik ve kusurlu olduğunu, daha sonrasında müvekkilince başka şirketlere yaptırılmak zorunda kalındığını, davacının işi geciktirdiğini, malzemeleri gereği gibi korumadığını, zayi olmalarına sebebiyet verdiğini, müvekkil şirketine zarar verdiğini, bu nedenle davacıya hak ettiğinden fazla ödeme yapıldığını, davacının müvekkilinden alacaklı değil, aksine borçlu durumda olduğunu, davanın reddine, haksız icra takibi nedeniyle %20 den aşağıya olmamak üzere tazminatın davacıdan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul Anadolu 6 ATM'nin 2015/147 E, 2015/562 K Sayılı davası
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 06/12/2013 tarihinde imzalanan sözleşme gereği; ... Rafinesi boru döşeme işinin izolasyonu ile montajı için tarafların anlaştığını; davacının yüklenimindeki işi yerine getirdiğini ancak; davacının kabul edilen hakediş tutarlarının ödenmediğinin bu nedenle, imalat bedeli olarak düzenlenen faturaya dayalı olarak icra takibi yapıldığını; davacının 29/08/2014 faiz başlangıç tarihli 63.274,34 TL tutarındaki ... nolu faturadan kaynaklanan alacağına ilişkin yapmış olduğu takibe davalı tarafın haksız itirazda bulunduğunu; bu haksız itirazın kaldırılması için mahkemeye başvurmak zorunda kaldıklarını beyan ederek, davalı/borçlunun icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin talep olarak öncelikle belirtilmek üzere taraflar arasında akdedilen 06/12/2013 tarihli sözleşmeye konu işin bir bütün olduğunu; davacı tarafın işlerin yarım bırakılıp gidilmek suretiyle fiilen sonlandırıldığını; davacının her nedense sözleşme tamamen sonlandırılmış olmasına rağmen düzenlemiş olduğu ve taraflarınca itiraz edilen 2 fatura ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü'nün ...ve ... sayılı olmak üzere iki ayrı takip yaptığını ve her iki takibe konu itiraz hakkında da ayrı ayrı itirazın iptali davası açtığını; oysa taraflar arasında tek iş ilişkisi ve tek sözleşme mevcut olduğunu; sözleşmenin de fiilen sona erdirilmiş olması karşısında tarafların borç ve alacaklarını parça parça değil sözleşmenin tasfiyesi anlamında ve bir bütün halinde kesin hesap mahiyetinde değerlendirilmesinin gerektiğini; bu nedenlerle, 29/08/2014 tarih ve 96153 sayılı faturaya konu olan davanın dayandığı sözleşme, konu ve delilleri aynı ve mahkemece verilecek bir kararın diğer mahkemece verilecek kararı etkileyebilecek nitelikte olması nedeni ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/138 esas sayılı dosyasında açılan 25/07/2014 tarih ve ... sayılı faturaya dayalı dava ile iş bu davanın HMK.166-(1) maddesi uyarınca birleştirilmesine karar verilmesini; talep etmiştir.

Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi mahiyetinde olduğu, davacı işverenin götürü bedelle boru izolasyon kaplama işini üstlendiği, davalı işverenin imalat bedeli olarak 457.258,52 USD bedel ödemeyi kabul ettiği ihtilaf dışıdır. Eser sözleşmesinde davacı yüklenicinin işi sözleşmede belirtildiği şekilde yaptığını ispatlaması, davalı işverenin de iş bedelini ödediğini ispatlaması gerektiği, eldeki olayda davacının düzenlediği ...,... ve ... nolu faturalara ilişkin kendi defterlerinde bir kayıt olmadığı gibi davalı ile aralarında yapılmış bir hakediş, mutabakat da olmadığı, davacının fatura kesip kesmemesi, bunu defterlerine kaydedip kaydetmemesi hak ediş alacağının talep edilmesinde belirleyici olmadığı, davacı yaptığı işin bedelini fatura kesmese de isteyebileceği, ne var ki davacının faturaya konu işi yaptığını net olarak ortaya koyması, bunu gösteren hakediş, imzalı mutabakat gibi belgelerle keyfiyeti ispatlaması şarttır. Asıl davaya konu icra takibinde iki kalem alacak talebi olduğu, bunlardan 63.395,60 TL tutarlı ... nolu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması gözetilerek davacının bu fatura bedelini talep edebileceğini kabul etmek gerekir. Davacının defterlerinde kapanış onayının olmaması önem arz etmediği, aynı şekilde davalının da takipten sonra defterlerine tek taraflı yaptığı kayıt ile borcunu 36.869,83 TL ye düşürmüş olmasının de esasa etkisi olmadığı, asıl davaya konu takipte istenen bir diğer kalem 57.384,80 TL lik teminatın iadesi istemi yönünden, teminata dair 9. maddesine göre işin yapıldığına dair kabul tutanağı ile SGK’dan alınmış ilişiksizlik belgesi sunulmuş olması şart olduğu, bu belgelerin eksik olması sebebiyle davacının teminat iadesi istemi yerinde görülmediği, birleşen 1 ATM ve 6 ATM dava dosyaları bakımından, davalara konu icra dosyalarına dayanak olan ... ve ... nolu fatura bedelleri bakımından davacı, üstlendiği işi yaptığını somut olarak ortaya koyamadığı, taraflar arasında iş bitim belgesi, ara hakkediş, mutabakat gibi davacı iddiasını destekler bir yazılı delil bulunmadığı, öte yandan davalının, davacının işi eksik ve yarım bıraktığı, ayıplı yaptığı iddiaları da davalı tarafça net olarak ispatlanamadığı, işin gecikmesinde davacının kusuru olup olmadığı, ne oranda kusurlu olduğu belli olmadığı, davalının ayıplı ve eksik işler için davacıya çektiği bir ihbar olmadığı, davalının işi dava dışı üçüncü firmalara gördürmek zorunda kaldığı iddiası bakımından da, davalı şirketin çektiği 12/08/2014 tarihli ihtarnameden hem davacının hem de dava dışı üçüncü firmanın aynı anda şantiyede iş yapmasını beklediği anlamı çıkmakta olduğu, davalının davacının eksik bıraktığı işleri miktar ve mahiyet olarak ispatlayamadığı, sonuç olarak davacı ... nolu fatura haricinde takibe konu ettiği fatura karşılığı işi yaptığını, davalı da defterlerine kaydettiği faturaya rağmen davacının eksik ve ayıplı işleri sebebiyle davacının kendisine borçlu olduğu iddiasını ispatlayamadığı, davacı rapora itiraz dilekçelerinde bilirkişilerin keşif ve yerinde incelemelerinin yeterli olmadığını, izolasyon uzmanlıklarının olmadığını ileri sürmüşse de, işin yapılıp bitmiş olması, kimin yaptığının tespitinin bu aşamadan sonra keşifle belirlenebilir olmaması, tarafların ispat yükü kendilerine düşen hususlarda yazılı kesin delillerle iddialarını ispatlamak zorunda oldukları görülerek, gelinin aşama itibariyle yerin altına döşenmiş borularla ilgi bu aşamadan sonra mahallinde tanık dinlenmesi esasa etki etmeyeceğinden davacı itirazlarına itibar edilmediği, davalı taraf da ... nolu faturanın kaydından sonra davacının malzeme zayiatlarından sorumlu olması gerektiği, eksik işlerin başka firmalara gördürülmesi sebebiyle davacının alacağı kalmayacağını ileri sürerek rapora itiraz etmişse de, malzeme zayiatı bakımından sözleşmede malzemelerin davalının göstereceği yerde saklanacağı hükmüne göre davalının davacının hangi eylemleri ile malzemelerin zayi olduğunu ispatlaması gerektiği, malzemelerin zayi olmasına dair hazırlanan tutanakta davacı tarafın imza ve kaşesi olmadığı, dava öncesinde bir delil tespiti de yaptırılmadığı, davalının dava dışı firmaların (... şirketlerinin) defterlerinin incelenmemiş olması itirazı da isabetli olmadığı, davalının esaslı itirazlarından biri, kendisinin davacı aleyhine yaptığı ve kesinleşmiş olan icra takibine göre kendisinin alacaklı olduğudur. Davalı 86.229,72 USD tutar için İstanbul Anadolu 21. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, bu dosya UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelendiği, buna göre davalının, 29/09/2014 tarihli takip talebi ile 86.229,72 USD’nin TL karşılığı olan 195.741,46 TL alacak üzerinden takip başlattığı, bu takibin kesinleşmiş olduğu, davacı tarafa beyanda bulunması için süre verilmiş davacı da takibin kesinleşmesini açıklayamadığı, ne var ki davalının bu takibe konu ettiği alacak, kendi defterlerine göre kendisinin yaptığı kesin hesap sonucu tespit ettiği alacak olduğu, bu takibin kesinleşmiş olması, eldeki davada kesin hüküm etkisi yaratmayacağından, infaz aşamasında nazara alınacak bir husus olup, davalının defterlerinin de incelendiği uzayan yargılamada, tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile, İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü’nün ... E sayılı takibine itirazın kısmen kabulü ile takibin 63.395,60 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine; kabul edilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya
verilmesine; diğer iki birleşen danın ayrı ayrı reddi ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Asıl ve birleşen Davacı vekili istinafında, asıl davada teminat iadesinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, işi yaparken davalının başka bir firma ile bir araya geldiğini,işin devamını engellediğini, ödemeleri yapmadığını, teminatların iadesi gerektiğini, yeniden keşif yapılarak yapılan işlerin belirlenmesi gerektiğini, bilirkişinin izolasyon konusunda uzman olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davalı vekili istinafında, sözleşmenin tasfiyesi anlamında davacı taraftan alacaklı olduklarını, bilirkişinin 27.000,00 USD gecikme cezası hesapladığını, bunun hesaplamadan düşülmemesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporundan farklı karar vermesinin hatalı olduğunu, asıl davada müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, malzeme zayiatından davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin davacıya karşı açtığı icra dosyasının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada bakiye iş bedeli ve nakdi teminat iadesi, birleşen davalarda ise ayrı ayrı bakiye iş bedelinin tahsili talep edilmiştir. Asıl ve iki birleşen davada davacı yüklenici, asıl ve iki birleşen davada davalı iş sahibidir. Asıl davada yüklenici işi yaptığını belirterek, bakiye alacağını ve hak edişten kesilen nakdi teminat alacağın tahsiline dair yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istiyor. Birleşen İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/141 esas sayılı dosyasında davacının, davalıdan 141.604,85 TL tutarın ödenmesini istediğini, ancak ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını belirterek, itirazın iptalini talep ediyor. Davacı diğer birleşen dosyada da bakiye iş bedeli talep etmiştir. Davalı iş sahibi ise asıl ve birleşen dosyalarda, davacının işi yarım bıraktığını, sözleşmenin fiilen sona erdirilmiş olduğunu, bazı işler yapmış ise de eksik ve ayıplı olduğunu, başkasına yaptırdığını, malzemelere davacının zarar verdiğini, icra takibi açtıklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkemece, keşif yapılmaksızın, bilirkişi kök ve ek rapora dayanarak, davalı defterinde kayıtlı olan iş bedeli faturası üzerinden davanın kısmen kabulüne, teminat iadesine ilişkin talebin ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Birleşen davalarda ise davalara konu faturaların taraf defterinde kayıtlı olmadığını belirterek, birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar vermiştir.
Taraflar arasında 06.12.2013 tarihli ... Rafinelisi Boru Döşeme İzalasyon işi ile ilgili sözleşme olduğu, işin tutarının 457.258,52 USD (KDV hariç) olduğu, işin süresinin 25.11.2013'te başlayıp, 20.06.2014 tarihi olduğu, belirtilen sürede bitirilemezse her geçen gün için 500,00 USD ödeneceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Davalı, davacının işi yarım bıraktığını ve sözleşmenin fiilen feshedildiğini iddia etmektedir. Davacı ise istinaf dilekçesinde, işi gereği gibi yerine getirdiği esnada davacının başka bir şirketle bir araya gelerek, işin devamını engellediğini ifade etmektedir. Davalı tarafça davacıların hak edişleri sonlandırmak için işe gelmediklerine dair tarihsiz tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı tarafça davalıya gönderilen 04.08.2014 tarihli ihtarla, 25.7.2014-26.07.2014-31.07.2014-01.08.2014-02.08.2014-04.08.2014 tarihlerinde iş başı yapılmadığı, yapılmayan kısımların 3. kişiye yaptırılacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 13.08.2014 tarihli tutanak ile davacının iş başı yapmadığı belirlenmiştir. Tarafların talepleri ve beyanları dikkate alındığında, davacı tarafça işin bırakılması suretiyle sözleşmenin ileriye etkili biçimde fiilen feshedildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece yapılması gereken iş fesih tarihine göre davacının yaptığı işin miktarını ve tutarını belirlemek suretiyle davacının asıl ve birleşen davalarda alacağının olup olmadığının tespit edilmesi olmalıdır.
Asıl davadaki teminatın iadesine ilgili olarak, sözleşmenin ileriye etkili tasfiyesi kapsamında değerlendirme yapılarak bir sonuca varılması gerekmektedir.

Davalının istinaf talepleri açısından ise, gecikme cezasının takas mahsup kapsamında değerlendirmesi ayrıca davalının diğer savunmalarının da ileriye dönük tasfiye kapsamında değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı karar verildiği anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/04/2021 tarih, 2015/138 Esas, 2021/604 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.