İNCELENEN KARARIN:

Alacak

Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Taraflar arasında "ADRLİ Akaryakıt Tankeri Kiralama Hizmeti Alımına Ait Sözleşme" kapsamında müvekkili şirkete ait 06 DN 6270 plakalı araca motorin boşaltımı sırasında benzin tankı olduğunun anlaşıldığını, yanlış boşaltım sebebi ile işlemin durduğunu metreküp hacmi hususunda bilgi verilmediğini, 10.000 lt kapasiteli alana 10.670 lt dolum yapılıp taşmasına sebebiyet verildiğini, müvekkili şirket aleyhine haksız tutanak hazırlanarak 47.706,26 TL tutarında ceza bedeli diye belirtilerek fatura düzenlendiğini ve bu miktarın hakedişten kesildiğini, bu kesintinin haksız olduğunu öne sürerek ceza bedelinin işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Dava dışı tanker şoförü dava dışı ...'in talimatlara aykırı olarak hasara sebebiyet verdiğini, bu nedenle davacının "adam çalıştıranın sorumluluğu"na gidilmesi gerektiğini, bayinin yetkili personel ve görevlilerince hatalı durumun fark edilmesi üzerine tutanak tutulduğunu, davacının talebinde haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "....Bu oluşa göre davacı yan çalışanı tanker sürücüsü ...'in akaryakıt istasyonuna motorini boşaltmak için geldiği ve yanlışlıkla benzin tankına boşattığı, ürün daha fazla olduğundan tankın taştığı taşan miktarla ilgili bedelin uygun olduğu dosya kapsamından anlaşıldığı, oluşan zararın hangi yanın sorumluluğunda olduğu hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, bilirkişi mütalaasına göre akaryakıt istasyonları tehlikeli iş yerleri olup iş yerindeki bütün iş işlemlerin yönetimi, sevk ve idaresi akaryakıt istasyon yetkilisinde olduğu asli sorumlu olduğu belirtildiği, sürücü ...'inde tankerden akaryakıtı taşıdığı ve tankta hangi ürünün olduğundan emin olmadan benzin tankına boşalttığı, benzinin taştığı sürücü ...'in imzası olan tutanağın tutulduğu dolayısıyla her iki tarafından olayda kusurlu olduğu, asli sorumlu olan akaryakıt istasyonu çalışanlarının sürücüye doğru tankı göstermediğinden asli kusurlu da olması gerektiği, bu nedenle / davalı yan %70 oranında, davacı çalışanı sürücünün boşalttığı tanktan emin olması gerektiği tali sorumluluğunun tali kusur olarak nitelenmesi gerekmiş bu nedenle / davacı yanın %30 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmesi ve kanaati ile davacı hakedişlerinden kesilen %70'e tekabül eden 33.394,38 TL'nin kesinti yapıldığı fatura tarihi olan 15/11/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile istirdadına, davacı çalışanının %30 oranında kusurlu olduğu kanaati ile fazlaya ilişkin talebin reddine...." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin sözleşme sorumluluğu gereğince petrol taşımacılığı yaptığı, depolama-aktarma yükümlülüğü bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleştiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yüklenicinin sorumlu olduğu, bilirkişi raporunun hatalı olduğu, yönetmelik gereği boşaltımı yapan tanker şoförünün sorumlu olduğu ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, akaryakıt-taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hakediş kesintisinin tahsili taleplidir.
Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; mahkemece davacı taraf çalışanı tanker sürücüsü ...'in akaryakıt istasyonuna motorin boşaltmak için geldiği, yanlışlıkla benzin tankına boşalttığı, ürünün fazla olduğundan tankın taştığı, taşan miktar ile ilgili bedelin uygun olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, oluşan zararın ise hangi yanın sorumluluğunda olduğu hususunda bilirkişi mütalaasından yola çıkarak davacı tarafın %30 oranında kusurlu olduğu düşünülerek tarafların kusur oranları tespit edilip tazminat bedeli buna göre hesaplanmış ise de; dosya arasına kazandırılan bilirkişi heyeti raporundan akaryakıt istasyonu yetkilisinin istasyondaki herşeyden sorumlu olduğu, çok tehlikeli bir işyeri olup bu işyerindeki tüm iş ve işlemlerin yönetimi, sevk ve idaresinin akaryakıt istasyon yetkilisinde bulunduğu, bu nedenle asli sorumlu olduğu açıklanmıştır. Mahkemece asli sorumluluk ile asli kusurun tali sorumluluk ile tali kusurun hatalı değerlendirilmesi sonucunda tarafların oransal olarak sorumluluğuna hükmedilmiş ise de dosya içerisine kazandırılan bilirkişi heyeti raporundan istasyon yetkilisinin yakıt istasyonunda meydana gelen her türlü yanlış iş ve işlemlerden sorumlu olabileceği hükme esas alınabilecek, denetime elverişli ve yönetmeliğe uygun rapor ile tespit edildiğine göre mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuş, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2020 tarih, 2018/522 E., 2020/567 K. sayılı kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmesine,
"1-Davanın KABULÜ ile 47.706,26 TL'nin hak ediş kesintisinin fatura tarihi olan 15/11/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline,

2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Alınması gereken 3.258,81 TL harçtan peşin alınan 814,71 TL 'nin düşümü ile kalan 2.444,10 TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına.
-Davacı tarafından yatırılan 814,71 TL peşin ve 35,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca kabul edilen miktar üzerinden Hesaplanan ve takdir olanan 45.000 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davacı tarafından yapılan toplam 1.378,38 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 44 TL istinaf yargılama gideri toplamı 1.584,48 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
"

3- a) Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.281,17 TL harçtan peşin alınan 570,30 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.710,87 TL'nın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
b) Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
4-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
5-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 07/05/2026