ANTALYA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinden davacı ...'ün kullandığı motorsikletin 28.02.2015 tarihinde ... plakalı şehir içi ... Belediyesi Özel Halk Otobüsünün sürücü .. in kullandığı otobüs ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada ağır şekilde yaralandığını, müvekkili davacının kullandığı motorsiklette dava dışı .. ın da bulunduğunu ve her ikisinin de ağır şekilde yaralandıklarını, kaza sonrasında müvekkili ile dava dışı .. ın hastaneye kaldırıldıklarını, kaza mahalline gelen emniyet görevlilerinin müvekkilinin yokluğunda otobüs sürücüsünün beyanına göre kaza tespit tutanağı düzenlediklerini ve müvekkilinin sürücüsü olduğu motorsikletin hakimiyetini kaybederek otobüsün altına girdiği yönündeki hatalı kabul ile gerçeğe aykırı kanaat beyan ederek davacı müvekkilini asli kusurlu olarak gösterdiklerini, kaza nedeniyle soruşturma başlatıldığını, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı soruşturmanın halen devam ettiğini, müvekkili davacı ...'ün ... Üniversitesi ... Fakültesi ... Sınıf öğrencisi olduğunu, mezun olduğunda asgari ücretin oldukça üzerinde bir gelir elde edeceğini, davacının bu kaza nedeniyle ağır ve giderilemez biçimde özürlü bir hale geldiğini, diğer müvekkilleri ...'ün babası ... ile annesi .. ün büyük üzüntü yaşadıklarını, elem ve keder içinde olduklarını, kaza sonrasında uçakla .. dan .. ya gelerek uçak bileti, yeme içme, vs masraf yaptıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili davacı ... için 10.000,00 TL beden ihlalinden doğan tazminat, 2.000,00 TL motorsiklet bedeli, 200,00 TL kask bedeli, 50,00 TL giysi bedeli, 50,00 TL ayakkabı bedeli, 50,00 TL saat onarım bedeli ve 250.000,00 TL manevi tazminat, davacı müvekkili ... için 600,00 TL ulaşım gideri, 300,00 TL yeme/içme bedeli, 480,00 TL yardımcı araçlar bedeli ve 50.000,00 TL manevi tazminat bedeli, davacı müvekkili .... için, 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 363.730,00 TL tazminatın, davacı müvekkili ... yönünden talep edilen tazminat istemleri toplamı olan 12.350,00 TLnin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı müvekkili ... için istenmiş olan maddi tazminat toplam tutarı olan 1.380,00 TL nin sigorta şirketi dışındaki davalılardan, tüm davacılar için istenmiş olan 350.000,00 TL manevi tazminat toplam tutarının sigorta eden dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini verilmesini istemiştir.
Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare aleyhine açılan bu davayı usul ve esas yönünden kabul etmediklerini, kazaya karıştığı belirtilen ... plaka sayılı toplu taşıma aracının ... Otobüs İşletmeciliği Taşımacılık San A.Ş. Adına kayıtlı olduğunu, müvekkili idarenin aracın maliki ve işleteni olmadığı gibi, aracı uzun süreli kiralayan sıfatına da haiz olmadığını, müvekkili idarenin, söz konusu araca Toplu Taşıma Ruhsatı veren kurum olduğunu, meydana gelen kazada işleten sıfatıyla ... Otobüs İşletmeciliği Taşımacılık San A.Şnin sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davacının asli kusurlu olup kazanın meydana gelmesinde tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığını, müvekkili idareye atfedilecek bir kusurun bulunmadığını, ayrıca davacının iddia ettiğinin aksine, kaza tespit tutanağının uydurma olduğu iddiasının doğru olmadığını, resmi belge niteliğini taşımasından dolayı ayrı bir niza konusu olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Yargıtay kararında kazaya karışan aracın .... Belediyesine ait halk otobüsü iken, dava konusu aracın halk otobüsü olmayan diğer davalılar ... ve ...a ait özel olarak işletilen araç olup belediyenin söz konusu davada taraf sıfatı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar .... ile .... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet itirazı olduklarını, dava konusu kazaya karışan .... plakalı halk otobüsünün müvekkilleri tarafından alındığı günden bu güne kadar ...Otobüs İşletmeciliği Taş.San ve Tic. A.Ş ile aralarındaki sözleşme gereği söz konusu şirket tarafından işletildiğini, davaya konu aracın sürücüsü de söz konusu şirketin çalışanı olduğunu, bu nedenle işleten sıfatına vekil edenlerin değil, ..Otobüs İşletmeciliği Taş.San ve Tic. A.Ş nin sahip olduğunu, müvekkillerinin işleten sıfatı kalmadığından haklarında açılan işbu davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, esas yönünden ise, kaza tespit tutanağında davacının asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının motorsiklet kullanırken kask takıp takmadığı, motorsiklet kullanıcıları için giyilmesi gereken kıyafetleri giyip giymediği ve gerekli tedbirleri alıp almadığının önemli olduğunu, davacının tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacı ... için istenilen tedaviye yönelik masraf kalemlerinin SGK tarafından karşılanması, diğer yolluk, iaşe giderleri içinde fatura ibraz edilmesi gerektiğini, bu nedenle istenilen tazminat taleplerinin bedelinin kabul edilmemesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin ise henüz öğrenci olan davacı için zenginleşme yaratacak kadar büyük bir meblağ olduğunu, müvekkillerinin bir otobüse ancak 2 ortak olarak malik olan ve aylık gelirleri otobüs sayesinde 2.500-3.000,00 TL olan müvekkili davalıların mahvolmasına neden olacak ölçüde fahiş olduğunu, manevi tazminat bedelinin taraflardan birinin fakirleşmesine, diğerinin zenginleşmesine sebep olmaması gerektiğin savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İDM KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; "Davacı .. ün kask, elbise, saat, ayakkabı bedeli olarak açtığı toplam 350,00 TL bedelli maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının motorsiklet bedeli için açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile; 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı ....Otobüs İşletmeleri A.Ş'den kaza tarihi olan 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyen, davalı ... şirketinden dava tarihi olan 27/07/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, davacının beden tamlığı ihlalinden doğan maddi tazminat davasının (davacının motosiklete koruyucu ekipman kullanmaksızın binmesi nedeniyle taktiren %20 oranında müterafik kusurlu bulunduğu kabul edilerek) kısmen kabulü ile; 12.997,13 TL geçici iş göremezlik ve 1.240.357,41 TL sürekli iş göremezlik kaybından kaynaklı toplam 1.253.354,54 TL tazminatın davalı ... Otobüs İşletmeleri A.Ş'den kaza tarihi olan 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyen, davalı ... şirketinden dava tarihi olan 27/07/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile (sigorta şirketinin sorumluluğu bakiye poliçe limiti olan 265.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, dava dilekçesi ile talep ve dava konusu edilmeyen bakıcı gideri talebinin açıklama dilekçesi ve dava değerinin artırılması amacıyla verilen dilekçe ile sonradan dava konusu edilemeyeceği anlaşılmakla bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı ... Otobüs İşletmeleri A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı ...'ün yeme içme bedeli ve yardımcı araç bedeli olarak açtığı toplam 780,00 TL maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının ulaşım bedeli için açtığı davanın kabulü ile; 662,97 TL maddi tazminatın 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı davalı ... Otobüs İşletmeleri A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı ... Otobüs İşletmeleri A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, davacı ..ün açmış olduğu manevi tazminat davasının kabulü ile; 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı ... Otobüs İşletmeleri A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi tazminat isteminin hesabında esas alınmış olan davacıya yüklenen kusura ilişkin tespiti kabul etmediklerini, yine davacıda kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı maluliyet oranına ilişkin alınan rapordaki tespitleri ve yine davacının kazanç kaybına dair hesap bilirkişiden alınan rapor içeriğini kabul etmediklerini, hesaplamaların hatalı yapıldığını, ayrıca müvekkili lehine hesaplanan tazminat miktarlarından %20 oranında indirim yapılmasının da doğru olmadığını, sonuç itibari ile mahkemece eksik incelemeye ve hatalı raporlara dayanarak hüküm kurulmasının yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan maddi tazminat davasında yapılan yargılama sonucu davacılar vekili ile sulh sözleşmesi düzenlendiğini, davacının tazminat talepleri yönünden karar ile hüküm altına alınan asıl alacak ve ferileri hakkında ödeme yapılmak suretiyle sulh olunduğunu ve ibraname düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılması nedeniyle davacı vekilinin davadan feragat edeceğini beyan ettiğini ve davacı vekili tarafından verilen davadan feragat dilekçesi nedeniyle müvekkili şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davacılar vekili 05.01.2022 tarihli dilekçesi ile; karar verildikten sonra davacı ...yönünden davalı ... şirketinin teminat altına aldığı tutar ile sınırlı olacak şekilde davalı ... şirketi hakkında açtıkları davadan feragat ettikleri yönünde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... şirketi vekili 31.08.2022 tarihli dilekçesi ile; davacı ile sulhen anlaşmaya varılarak ödeme yapıldığından davacının maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak feragat nedeniyle davacının talebinin reddine veya davalı şirket hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması ve bu yönde işlem yapılmasını istemiştir.
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili, 05.01.2022 ve 31.08.2022 tarihlerinde sunmuş oldukları dilekçeleri ile; istinaf aşamasında tarafların karşılıklı olarak sulh olduklarını belirterek, ekte sunmuş oldukları sulh protokolü kapsamında sulh olduklarını, sulh doğrultusunda tarafların dava konusuyla ilgili birbirlerinden asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti dahil hiçbir hak ve alacaklarının kalmadığını, davacılar vekilinin açmış oldukları davadan feragat edeceği hususunda da sulh olduklarını ve mahkemece sulh protokolü ile ibraname kapsamında karar verilmesini talep etmişlerdir.
Taraf vekilleri tarafından sunulan 21.07.2022 tarihli makbuz ve ibraname başlıklı sulh protokolünün tetkikinde; sulh icabının davalı yandan gelmiş olduğu, kabulün de davacı yan tarafından yerine getirildiği, tarafların dava konusu edilen uyuşmazlık konusunda "asıl alacak, işlemiş faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri" yönünden kesin olarak anlaşmış ve sulh olmuş olduklarını, tarafların dava konusuyla ilgili olarak birbirlerinden hak ve alacakları kalmadığı, davacı ...e mahkemece belirlenen tazminat miktarının ödenmiş olması nedeniyle davacının açmış olduğu davadan feragat edeceği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 313. maddesinde, mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve sulh, görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır. Madde gerekçesinde, taraflardan birinin, mahkeme dışı sulh sözleşmesi yapıldığı ve bu sözleşmeye uygun mahkemece bir karar verilmesi gerektiği yolundaki iddia ve talebinin, diğer tarafın kabulüne bağlı olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 154/3-ç maddesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutanağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanunun öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır. Taraflar, mahkeme dışında yaptıkları sulh sözleşmesini mahkemeye vererek, buna göre davada sulh olduklarını bildirirlerse mahkemece sulh sözleşmesinin mahkemeye verildiğinin tutanağa yazıp, sözleşme okunduktan sonra tutanağın taraflara veya vekillerine imza ettirilmesi gerekir. Bu şekilde mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür.
Somut olayda, mahkeme tarafından karar verildikten sonra taraf vekilleri tarafından sunulan 05.01.2022 ve 31.08.2022 tarihli dilekçeler ve eklerinde sunulan sulh protokolü ile oluşturulan mahkeme dışı sulh, kanunda belirtilen ve yukarıda açıklanan şekil şartlarına uygun olarak mahkeme içi sulhe dönüştürülmemiştir. Mahkemece taraf vekillerinin dilekçeleri ile sulh protokolü ile oluştuğu anlaşılan mahkeme dışı sulhun mahkeme içi sulhe dönüştürülüp dönüştürülmeyeceği değerlendirilmek sureti ile işin esası ile ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 15. HD'nin 09.03.2020 t.li, 2020/432 E. ve 2020/943 K. sayılı kararı)
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı ... ile davalı ...Ş.nin istinaf itirazlarının esasa ilişkin itirazları incelenmeksizin kabulüne, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, karar verilmesi gerekmiştir.
1-Davacı ... ile davalı ...Ş.nin istinaf başvurusunun esasa ilişkin istinaf itirazları incelenmeksizin KABULÜNE,
2-Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2021 tarih, ... Esas - ....sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran davacı ... ile davalı ...Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine,
5-İstinaf yoluna başvuran davacı ... ile davalı ...Ş. tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 08/05/2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...