Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile davalı/borçlu ----arasında akdedilen Kredi Sözleşmelerine istinaden borçlu şirkete nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırılmış olup, kullandırılan işbu krediler nedeniyle Müvekkil Banka'ya karşı borçlu ve sorumlu olduğunu, borçlu müflis firmaya ---- şubesince; ----Ticari şubeleri tarafından----- firmasına kullandırılan krediden dolayı kefaleten, Kredi kullandırıldığını, Müflis---- müvekkili Bankanın ---- Şubesi'nden asaleten kullandığı krediler nedeniyle ve Bankanın ---- Ticari Şubesi borçlusu----- ünvanlı kredi borçlusuna müşterek borçlu müteselsil kefil olması ve kefaleti nedeniyle Müflis firmanın asaleten ve kefaleten borçtan mevcut olduğunu, Müflis -----. asıl borçlu sıfatıyla imzaladığı; 19/08/2014 tarihli 6.000.000 TL bedelli, Bila tarihli; 3.500.000 TL bedelli, kredi çerçeve sözleşmeleri nedeniyle Asaleten, ----kefili sıfatıyla imzaladığı; 12/02/2007 tarihli 1.500.000 TL bedelli, Bila tarihli; 565.000 TL bedelli, 21/11/2008 tarihli 1.000.000 TL bedelli, 28/12/2009 tarihli 1.250.000 TL bedelli, 25/05/2012 tarihli 2.000.000 TL, bedelli, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle KEFALETEN, borçtan sorumlu olduğunu, Müflis -----kullandırılan kredinin geri ödeme koşullarına uyulmaması, ödemelerde temerrüde düşülmesi nedeniyle ---.Noterliğinin 25/08/2015 tarih ----yevmiye nolu krediden kaynaklanan alacağının bulunduğunu, Müflis----- kefili sıfatıyla) kullandırılan kredinin geri ödeme koşullarına uyulmaması, ödemelerde temerrüde düşülmesi nedeniyle ----Noterliğinin 07/11/2012 tarih ------ yevmiye nolu ihtara konu krediden kaynaklanan alacağının bulunduğunu, Müflis firmadan, müvekkili bankanın ---- Şubesi tarafından gönderilen ve ekte örneklerine yer verilen evrak ve belgelerden de görüleceği üzere, ------kredi borcundan kaynaklanan toplamda; müvekkil bankanın 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle 26.659.676,09 TL nakit ve 61.830 TL gayrinakit olmak üzere toplam 26.721.506,09 TL alacağı bulunduğunu, müvekkili bankanın fazlaya dair her türlü hakları ile diğer sebep ve ilişkilerden dolayı doğmuş ve doğacak bilcümle hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile Müvekkili Banka alacağının tahsilini teminen Davalı/Borçlu ile dava dışı diğer borçlular aleyhine ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, muaccel ve kesinleşmiş banka alacağı iflas masasına gerekçesiz bir şekilde kaydedildiğini beyan ederek Müflis Borçlu ----- iflas dairesi tarafından reddedilen; iflas tarihi itibari ile icra harç ve masrafları hariç 26.659.676,09 TL nakit ve 61.830,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 26.721.506,09 TL muaccel nakit bankamız alacağının iflas tarihinden itibaren İ.İ.K. md. 196 gereği %72 oranında işleyecek faizi ile birlikte iflas masasına 4. sıraya kayıt ve kabulüne, Tensiben reddolunan alacağı için İ.İ.K.'nun 235/1. Maddesi uyarınca 2. alacaklılar toplantısına katılmamıza, fazlaya dair hakları saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafın dosyaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

Dava; davacı alacağının müflis iflas masasına kayıt ve kabul davası olup, uyuşmazlığın, davacının müflisin iflas masasından iflas tarihi itibariyle alacağı olup olmadığı, varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır.Davanın 15 günlük yasa sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporları alınmış, taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.
İflas idaresinin 12/04/2022 tarih ve ----- İflas sayılı yazısında: "Müflis masasında İİK 219. Maddesi uyarınca tasfiyenin adi tasfiye olarak yürütülmesine karar verilmiş ise de yapılan birinci alacaklılar toplantısına iflas idare memuru olarak aday gösterilmediğinden iflas idaresi oluşmamıştır. İflas kararı kesinleşmiştir. Tasfiye işlemleri müdürlüğümüzce resen yürütülmektedir. İkinci alacaklılar toplantısı tanzim edilmemiştir. Mahkemeniz dosyası davacı tarafı müflis masasına 1 Kayıt numarası ile 27.027.234.08 TL alacak kayıt talebinde bulunmuş olup iflas dairesince tanzim olunan sıra cetvelinde talep edilen alacak bedelinin tamamı reddedilmiştir. Mahkemeniz dosyası davacı tarafı müdürlüğümüz dosyasına tebliğ gideri depo etmiş olup tanzim olunan sıra cetveli ilanı ve alacak hakkındaki karar Av. ---- 14/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Müflis masasında tanzim edilen sıra cetveli --- Gazetesinde ve 16/01/2022 tarihli ----- gazetesinde ayrı ayrı yayınlanmıştır. İlgi sayılı yazınız ile istenilen masa red kararı, tebliğ zarfı, alacak kaydı dilekçesi ve ekleri müzekkeremiz ekinde mahkemenize gönderilmiştir." şeklinde yazımıza cevap verdiği görülmüştür.Bilirkişi tarafından sunulan 06/09/2022 tarihli raporda; "Davacı ile davalı arasında hem kredi sözleşmesi hem de kefalet sözleşmesinin bulunduğu;. Buna göre; Davalı ile davacı banka arasında 19/08/2014 tarihinde “Kredi Çerçeve Sözleşmesi” başlıklı, ----- numaralı, 6.000.000 TL bedelli ve bila tarihli, “Kredi Çerçeve Sözleşmesi” başlıklı, 3.500.000 TL bedelli kredi sözleşmelerinin kurulduğu, davalının “asıl borçlu” olduğu; Davalı ile dava dışı ---- arasındaki kredi sözleşmesinden doğan borçtan ötürü ise 12/02/2007 tarihli, 1.500.000 TL bedelli; 11/07/2006,680.000 TL bedelli, 21/11/2008 tarihli, 1.000.000 TL bedelli, 28/12/2009 tarihli, 1.250.000 TL bedelli, 25/05/2012 tarihli, 2.000.000 TL bedelli, kredi sözleşmeleri nedeniyle davalının kefil olduğu; davacı banka tarafından davalı aleyhine ---. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı; Sunulan kefalet sözleşmeleri bakımından değerlendirme yapıldığında: Davalı ile dava dışı -----arasındaki 12/02/2007 tarihli, 565 sayılı, “Genel Kredi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin ekinde (EK3), 1.500.000 TL bedelli kredi borcu için davalı şirketin kaşesinin ve kaşenin üstünde kime ait olduğu anlaşılamayan imzanın bulunduğu görülmekte olup davalının kefalet beyanına ilişkin sunulan belge incelendiğinde kefalet sözleşmesinin akdedildiği tarih dikkate alındığında sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü esnasında akdedildiği anlaşılmakla birlikte kefalet sözleşmesinin geçerliliği hususunda uygulanacak hükmün, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, cl hükmünce 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi olduğu; bu hüküm uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmasına ve sözleşmede kefilin sorumlu tutulacağı miktarın belirtilmiş olmasına bağlı kılındığı; ancak 818 sayılı Borçlar Kanunu m. 484 hükmünde aranan “kefalet miktarının belirtilmiş olması” koşulunun belgede bulunmadığı (belgede buna ilişkin kısmın boş bırakıldığı), bu miktarın belirtilmemiş olduğu; hal böyle olmakla her ne kadar belgede müteselsil kefaletten bahsediliyor olsa da emredici hüküm niteliğindeki 818 sayılı BK m. 484 hükmünde düzenlenen geçerlilik şartının bulunmadığı kanaatine varılabileceği; takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu, Davalı ile dava dışı ---- arasındaki 11/07/2006 tarihli, 474 sayılı, “Genel Kredi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 31. sayfasında 680.000 TL bedelli kredi borcu için davalı şirketin kaşesinin ve kaşenin üstünde kime ait olduğu anlaşılamayan imzanın bulunduğu görülmekte olup davalının kefalet beyanına ilişkin sunulan belge incelendiğinde kefalet sözleşmesinin akdedildiği tarih dikkate alındığında sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü esnasında akdedildiği anlaşılmakla birlikte kefalet sözleşmesinin geçerliliği hususunda uygulanacak hükmün, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m.1, cl hükmünce 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi olduğu; bu hüküm uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmasına ve sözleşmede kefilin sorumlu tutulacağı miktarın belirtilmiş olmasına bağlı kılındığı; belgenin üst kısmında müteselsil kefalete konu miktarın belirtildiği, ancak bunun kimin el yazısı olduğunun ve aynı zamanda sonradan doldurulup doldurulmadığının anlaşılamadığı kanaatine varılabileceği; hal böyle olmakla emredici hüküm niteliğindeki 818 sayılı BK m. 484 hükmünde düzenlenen geçerlilik şartının anılan belgede bulunup bulunmadığını takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu, Davalı ile dava dışı----- arasındaki 21/11/2008 tarihli, 1.000.000 TL. kredi miktarlı, “Genel Kredi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 31. Sayfasında kefillerin bilgilerine rastlanmakla birlikte kefalet sözleşmesinin akdedildiği tarih dikkate alındığında sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü esnasında akdedildiği; kefalet sözleşmesinin geçerli hususunda uygulanacak hükmün, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, c.1 hükmünce 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi olduğu; bu hüküm uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmasına ve sözleşmede kefilin sorumlu tutulacağı miktarın belirtilmiş olmasına bağlı kılındığı, ancak kefalet miktarının belgede yazılı olmadığı; kaldı ki davalı şirketin bu borca kefil olduğunu gösteren beyana da rastlanmamış olmakla takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu, Davalı ile dava dışı ------. arasındaki 28/12/2009 tarihli, 1.250.000 TL. kredi miktarlı, “Genel Kredi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 31. Sayfasında kefillerin bilgilerine rastlanmakla birlikte kefalet sözleşmesinin akdedildiği tarih dikkate alındığında sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü esnasında akdedildiği; kefalet sözleşmesinin geçerliliği hususunda uygulanacak hükmün, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, c.1 hükmünce 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi olduğu; bu hüküm uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmasına ve sözleşmede kefilin sorumlu tutulacağı miktarın belirtilmiş olmasına bağlı kılındığı, ancak kefalet miktarının belgede yazılı olmadığı; kaldı ki davalı şirketin bu borca kefil olduğunu gösteren beyana da rastlanmamış olmakla takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu, Davalı ile dava dışı -----. arasındaki 25/02/2012 tarihli, 2.000.000 TL. kredi miktarlı, “Genel Kredi Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 31. Sayfasında kefillerin bilgilerine rastlanmakla birlikte kefalet sözleşmesinin akdedildiği tarih dikkate alındığında sözleşmenin, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce (TBK'nın yürürlük tarihi, TBK m. 648 hükmünce 1 Temmuz 2012'dir), 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü esnasında akdedildiği anlaşılmakla birlikte kefalet sözleşmesinin geçerliliği hususunda uygulanacak hükmün, Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 1, c.1 hükmünce 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi olduğu; bu hüküm uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin, yazılı şekilde yapılmasına ve sözleşmede kefilin sorumlu tutulacağı miktarın belirtilmiş olmasına bağlı kılındığı, ancak kefalet miktarının belgede yazılı olmadığı; kaldı ki davalı şirketin bu borca kefil olduğunu gösteren beyana da rastlanmamış olmakla takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu, bu kapsamda yapılan mali değerlendirme neticesinde: davalı Müflis ----- Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle kullanmış olduğu bankacılık ürünleri kaynaklı Asaleten borcu 8.409.942,96 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakdi alacak olarak hesaplandığı, davalı Müflis -----Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle kullanmış olduğu bankacılık ürünleri kaynaklı Kefaleten borcu 111.037,89 TL Nakit, 0,00 TL Gayrinakdi alacak olarak hesaplandığı, davalı Müflis ----- Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle Asaleten ve Kefaleten toplam borcu 8.520.980,85 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakit genel toplam 8.544.905,85 TL olarak, hesaplanmış olup, bankanın dava dilekçesi ile talep ettiği 26.721.506,09 TL alacak ile ilgili somut belge sunması gerektiği, hesaplanan anapara tutarı banka tarafından sunulan hesap ekstreleri ve ödeme planlarına uyumlu olduğu, hesaplamaların Finans matematiği ile, Faiz = Anapara x Gün x Faiz Oranı / 36.000 formülü ile yapıldığı, tarafların masraf, vekâlet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkemenin takdirleri içinde kaldığı" kanaatinin bildirildiği,
Bilirkişi tarafından sunulan 21/05/2023 tarihli ek raporda; "Davacı banka tarafından, davacı bankanın borçlulara ----Noterliğin'nden 25/08/2015 tarihinde ---- yevmiye numaralı ihtarname ve ---- Noterliği'nden 07/11/2012 tarihinde ----- yevmiye sayılı ihtarname gönderilerek hesap kat ihtarnamelerinin keşide edildiğini; ancak temerrüt hesabının icra takibi ile başladığı istisnai durumun şartının, hesap kat ihtarının gönderilmemiş olmasıyken davacı banka tarafından ihtarname gönderilmesine rağmen temerrüdün başlangıcı olarak hesap kat tarihinin değil, icra takip tarihinin esas alınmış olmasının hatalı olduğu beyan edilmiş olup Kök raporda bankacılık yönünden yapılan değerlendirme neticesinde davacı tarafından davalıya ---. Noterliği'nden 25/08/2015 tarihinde gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnameye ait tebliğ şerhi uyarınca ihtarnamenin 27/08/2015 (perşembe) tarihinde davalıya tebliğ edildiği, İhtarnamede verilen 1 günlük ödeme süresinin sonunda davalının (TBK m. 92/1, b.1, c. 1¹ hükmü gereğince) 29/08/2015 Cumartesi tarihinde temerrüde düştüğü, ancak TBK m. 93/1 “İfa zamanı veya sürenin son günü, kanunlarda tatil olarak kabul edilen bir güne rastlarsa, kendiliğinden bu günü izleyen ve tatil olmayan ilk güne geçer.” hükmünce davalının pazartesi gününe denk gelen 31/08/2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü; ancak bununla birlikte davacı tarafından davalının tüm nakdi borçlarının 05/08/2016 tarihli ödeme planı ile 48 ay vade ile yapılandırıldığı, hesapların takip hesaplarına aktarılmadığı görüldüğünden temerrüdün takip ile oluştuğu kanaatine varıldığı; Bankacılık yönünden değerlendirme yapıldığında taraflarca 05/08/2016 tarihinde tüm nakdi kredilerin, ------ Nolu hesaba, yıllık %14,00 faiz oranı ile 48 ay vadeli, değişken taksitli ödeme planı ile 4.728.500,27 TL. anapara olarak yapılandırıldığı, böylece taraflarca Mevcut bir borcun yeni borçla sona erdirildiği ve yeni bir düzenlemeye yer verildiği; bu tespite göre borçlar mevzuatı yönünden değerlendirme yapıldığında ise 05/08/2016 tarihinde yapılan ödeme planı ile mevcut borcun yapılandırılması nedeniyle taraflar arasında TBK m. 133 hükmü gereğince “yenileme (tecdit)” kurumunun mevcut olduğu, taraflarca yeni bir borcun ödenmesi üzerine vadelerin tayin edildiği, Davacı banka tarafından, kök bilirkişi raporunda bankacılık yönünden yapılan değerlendirme neticesinde "bankaların müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir" şeklindeki değerlendirmenin yerinde olmadığı ve hesabın kat edildiği tarih olan 31/08/2015 tarih ile borçlu firmaya karşı icra takibine başlanılan 07/12/2016 tarihlerinde davacı banka tarafından uygulanan en yüksek akdi faiz oranının %36 olduğu, temerrüt faizinin ise bu oran üzerinden hesap edilerek %72 olarak tespit edilmesi; sözleşmede bu oranın kabul edildiğinin açık olduğu, bilirkişinin bu oran üzerinden hesaplama yapamamasının hatalı olduğu beyan edilmiş olup bankacılık yönünden değerlendirme yapıldığında; Bankanın dilekçe ekinde sunduğu örnek ekran görüntülerinde yer alan hesapların tarihleri ile yapılandırılan kredi ve takibe geçilen 07/12/2016 tarihinde %36 faiz oranı ile kullandırılan kredi kullandırım formu sunulmadığı, yani bankanın talep ettiği faiz oranı ile ilgili somut olarak sunulan belgenin olmadığı, taraflarca bu hususun kararlaştırılmamış olduğu; Ancak davacı banka tarafınca istenen bu hesaplama yapıldığında (hesabın kat edildiği tarih olan 31/08/2015 tarihten bir gün sonrası olan 01/09/2015 tarihi ile borçluya karşı icra takibine başlanılan 07/12/2016 tarihi arasında %72 oranında faiz hesaplandığında) faizin 4.507.723,14 TL, 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle ise 12.754.033,097L olarak hesaplanabileceği, Kök raporda yapılan faiz hesaplaması ile davacı vekilinin itirazı üzerine farklı faiz oranı ile yapılan bu yeni hesaplama arasındaki takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu," kanaatinin bildirildiği,

Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 23/05/2024 tarihli ek raporda; " Davacı banka tarafından Davalı Müflis ---- Kök Raporumuzda 05.08.2016 tarihinde tüm nakdi kredilerin, ----- Nolu hesaba, yıllık %14,00 faiz oranı ile 48 ay vadeli, değişken taksitli ödeme planı ile 4.728.500,27 TL anapara olarak yapılandırıldığı, hesapların takip hesaplarına aktarılmadığı görüldüğünden temerrüdün takip ile oluştuğu kanaati ile hesaplama yapıldığı, Ek Raporda ise, Davacı itirazı ve mahkeme ara kararı dikkate alınarak, ---gönderilen ---- Noterliği 25/08/2015 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnameye ait tebliğ şerhi uyarınca ihtarnamenin 27/08/2015 (perşembe) tarihinde davalıya tebliğ edildiği, İhtarnamede verilen 1 günlük ödeme süresinin sonunda davalının 31/08/2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü şekilde %72 Temerrüt faizi ile (Yapılandırma dikkate alınmadan) yapılan hesaplama ile Bankanın ----. İcra İflas Müdürlüğü ---- İflas Dosyası Kayıt Talebi ile Davalı Müflis -----Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle kullanmış olduğu bankacılık ürünleri kaynaklı Asaleten borcu 16.492.299,95 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakdi alacak olarak hesaplandığı, Banka Genel Müdürlüğüne yapılan ziyaret ile yapılan incelememizde; Davacı banka tarafından Dava dışı asıl borçlu firma----. ve davalı Müflis kefil firmaya --- Noterliği 'nden 07/11/2012 tarihinde gönderilen ---- yevmiye numaralı ihtarnameye ait tebliğ şerhi uyarınca ihtarnamenin 09/11/2012 (Cuma) tarihinde tebliğ edildiği, İhtarnamede verilen 1 günlük ödeme süresinin sonunda davalının 13/11/2012 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü şekilde hesaplama ve değerlendirme yapılmış olup, yapılan tahsilatlar TBK 100'e banka alacağından düşülerek yapılan hesaplama ile Bankanın ---. İcra İflas Müdürlüğü ---- İflas Dosyası Kayıt Talebi; Davalı Müflis ----- Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle Kefaleten borcu 10.014.936,92 TL Nakit, 0,00 TL Gayrinakdi alacak olarak hesaplandığı, Davalı Müflis ------ Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle Temerrüt tarihi ve faiz oranı farklı olarak yapılan hesaplamaları aşağıda 2 farklı maddede yer almaktadır; - Davacı banka tarafından Davalı Müflis ----- Kök Raporumuzda 05.08.2016 tarihinde tüm nakdi kredilerin, ----- Nolu hesaba, yıllık %14,00 faiz oranı ile 48 ay vadeli, değişken taksitli ödeme planı ile 4.728.500,27 TL anapara olarak yapılandırıldığı, hesapların takip hesaplarına aktarılmadığı görüldüğünden temerrüdün takip ile oluştuğu, Temerrüt faizinin %28 olduğu kanaati ile yapılan hesaplamaya göre Müflis firmanın Davacı Bankaya 03/04/2019 iflas tarihi itibariyle kullanmış olduğu bankacılık ürünleri kaynaklı Asaleten borcu 8.409.942,96 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakdi; Dava dışı asıl borçlu firma -----bankadan kullandığı ve Davacı banka tarafından Asıl borçlu firma ve davalı Müflis kefile gönderilen ihtarname ile davalının 13/11/2012 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü şekilde hesaplamada Kefaleten borcu 10.014.936,92 TL Nakit, 0,00 TL Gayrinakdi olmak üzere Asaleten ve Kefaleten toplam borcu (8.409.942,96 + 10.014.936,92 =) Toplam 18.424.879,88 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakit olarak hesaplandığı, Davacı banka tarafından Davalı Müflis ---- gönderilen --- Noterliği 25/08/2015 tarih ----- yevmiye numaralı ihtarnameye ait tebliğ şerhi uyarınca ihtarnamenin 27/08/2015 (perşembe) tarihinde davalıya tebliğ edildiği, İhtarnamede verilen 1 günlük ödeme süresinin sonunda davalının 31/08/2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü şekilde 9672 Temerrüt faizi ile (Yapılandırma dikkate alınmadan) yapılan hesaplamaya göre Müflis firmanın Davacı Bankaya 03.04.2019 iflas tarihi itibariyle kullanmış olduğu bankacılık ürünleri kaynaklı Asaleten borcu 16.492.299,95 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakdi; Dava dışı asıl borçlu firma ---- bankadan kullandığı ve Davacı banka tarafından Asıl borçlu firma ve davalı Müflis kefile gönderilen ihtarname ile davalının 13/11/2012 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü şekilde hesaplamada; Kefaleten borcu 10.014.936,92 TL Nakit, 0,00 TL Gayrinakdi olmak üzere Asaleten ve Kefaleten toplam borcu (16.492.299,95 + 10.014.936,92 =) 26.507.236,87 TL Nakit, 23.925,00 TL Gayrinakit olarak hesaplandığı, Kök raporda yapılan faiz hesaplaması ile davacı vekilinin itirazı üzerine 4672 faiz oranı ile yapılan bu yeni hesaplama arasındaki takdirin, Mahkeme'ye ait olduğu, Borçlar mevzuatı yönünden değerlendirme yapıldığında ise 21.05.2023 tarihli ek raporda "05/08/2016 tarihinde yapılan ödeme planı ile mevcut borcun yapılandırılması nedeniyle taraflar arasında TBK m. 133 hükmü gereğince “yenileme (tecdit)” kurumunun mevcut olduğu, taraflarca yeni bir borcun ödenmesi üzerine vadelerin tayin edildiği” yönünde görüş beyan edilmişti. İtiraz uyarınca tekrar dosya kapsamı incelendiğinde yukarıdaki paragrafta bankacılık yönünden yer alan değerlendirmede taraflar arasında yeni bir borç için anlaşmaya varıldığı beyan edilmiş olup bu tespite göre değerlendirme yapıldığında: TBK m. 133 hükmünün ilk fıkrası “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur.” şeklinde olup yenileme (tecdit) için mevcut bir borcun bulunması; yeni bir borcun doğumunun olması; tarafların bu yöndeki açık iradesinin söz konusu olması gerektiği, Taraflar arasında yenileme iradesinin bulunup bulunmadığı açısından doktrinde, her ne kadar TBK m. 133 hükmünde “açık irade” lafzı geçiyor olsa da somut olayda örtülü (zımni) bir şekilde de tarafların yenileme iradesinden söz edilebileceğinin; başka bir ifadeyle yenileme iradesi tarafların açık irade beyanı ile ortaya çıkabileceği gibi somut olaydaki hal ve şartların değerlendirilmesi sonucunda da tarafların kanaat verici davranışları (factum concludens- iradeyi gösteren davranış) yardımıyla bunun tespit edilebileceğinin; Türk hukukunda TBK m. 133/1 hükmündeki düzenlemenin, herkesin iddia ettiği olguyu ispatlamasını öngören, genel ispat kuralının (TMK m. 6) özel bir görünümünden ibaret olduğunun; TBK m. 133/1 hükmündeki “açık irade” kavramını, kanun koyucunun yenilemenin gerçekleşmesi için TBK m. 1/ll hükmü anlamında “açık bir irade beyanı” aradığı şeklinde yorumlamamak gerektiğinin; kanun koyucunun TBK 133/1 hükmünde yenileme iradesinin açık olması gerektiğini düzenlerken, tarafların bu şekilde bir açık irade beyanını aramadığının, yenileme iradesinin şüpheye yer bırakmayacak ölçüde belirgin olmasını yeterli gördüğünün kabul edildiği; Hal böyle olmakla her ne kadar yukarıda bankacılık yönünden yapılan inceleme neticesinde tarafların önceki mevcut borçlarını sona erdirip, yeni bir borç üzerinde anlaştıkları kanaatine varılmış olsa da bu değerlendirmenin, TBK m. 133/1 hükmü gereğince yenileme (tecdit) sayılıp sayılmayacağını takdirin Mahkeme'ye ait olduğu, " kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi tarafından sunulan 18/10/2025 tarihli raporda;" Davacı ---- alacağının, müflis------ nezdinde mevcut ve belgelerle ispatlı olduğu, 05/08/2016 tarihli yapılandırmanın borcu sona erdirmediği, sadece vadeleri düzenlediği, Temerrüt tarihinin 31/08/2015, faiz oranının ise taraf iradesine göre %72 (aksi halde %28) olarak uygulanması gerektiği, Bu kapsamda iflas tarihi itibarıyla müflis şirketin bankaya borcunun; %28 faiz oranı ile yaklaşık 9.034.000 TL, - %72 faiz oranı ile yaklaşık 21.570.000 TL olduğu, Davacı bankanın iflas masasına kayıt talebinin reddinin hukuka uygun olmadığı, Davacı alacağının İİK m.235 kapsamında iflas masasına kayıt ve kabul edilmesi gerektiği," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Somut dosya kapsamında, 23/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda da tespit edildiği üzere davacı banka tarafından davalı müflis şirkete 05/08/2016 tarihinde tüm nakdi kredilerin, ------ Nolu hesaba, yıllık %14,00 faiz oranı ile 48 ay vadeli, değişken taksitli ödeme planı ile 4.728.500,27 TL anapara olarak yapılandırıldığı, hesapların takip hesaplarına aktarılmadığı görüldüğünden temerrüdün takip ile oluştuğu, temerrüt faizinin %28 olduğu müflis şirketin davacı bankaya iflas tarihi itibariyle kullanmış olduğu bankacılık ürünleri kaynaklı asli 8.409.942,96 TL ve kefaletten kaynaklı 10.014.936,92 TL olmak üzere toplam 18.424.879,88 TL nakdi borcunun olduğu anlaşıldığından nakdi alacak yönünden bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verimiştir. Gayrinakdi alacak yönünden ise her ne kadar bilirkişi raporunda 23.925,00 TL Gayrinakit olarak hesaplanmış ise de dava konusu çeklerin 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9.maddesine göre yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde ibraz edilmedikleri ve dolayısıyla bankanın karşılıksız çeklerle ilgili ödemekle yükümlü tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği anlaşılmakla bu kısım yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 18.424.879,88 TL nakdi davacı alacağının davalı iflas masasına 4. sıraya kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Gayrinakdi alacak yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına,

2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL peşin harç ve 732,00 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.464,00 harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan; 18.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 875,50 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.875,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 13.014,94 TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.