ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1451 - 2026/1174
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(İSTİNAF BAŞVURUSU NUN
ESASTANREDDİ)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN:
Alacak
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalılar bünyesinde çalışan bir kısım işçilerin iş akdinin feshi üzerine açılan davalarda verilen kararlar sonucunda müvekkilince icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, bu ödemelerden davalıların sorumlu olduğunu öne sürerek toplam 217.214,19 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ......Ltd.Şti.vekili, .....A.Ş.vekili, ... ... Ltd. Şti. vekili, .......Ltd.Şti.vekili özetle: Davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince ".....Dava dışı işçilere davacı kurumca kıdem tazminatı ödendiği, işçilerin işçilik alacaklarında, yüklenicinin sorumlu olduğunun sözleşmede belirtildiği, davacı şirketçe yapılan işçilik alacağı ödemelerinin alt işveren konumundaki yüklenici davalı şirketlerden müşterek ve müteselsilen isteyemeyeceği, sözleşme dönemi ile sınırlı olarak isteyebileceği, ancak iş ortaklığına ilişkin iş ortakları arasında ki sorumluluk müteselsil olmakla herhangi birisinden isteyebileceği (... İş Ortaklığı, ... Temizlik ... (...) İş Ortaklığı ...Ltd.Şti), ayrıca sözleme ilişkisi içerisinde olduğu bilirkişi ...'ın 02/03/2021 tarihli ek raporunda; davalı alt yüklenicinin sözleşme kapsamında işçileri çalıştırdığı dönemle ilgili işçilik alacaklarını hesapladığı, buna göre %100 sorumluluk esasıyla davalı şirketlerinin sorumlu oldukları miktarlar yönünden davalıların sorumlu olduğu miktarla ilgili kabulüne karar vermek gerekmiş, (Bilirkişice sözleşme ilişkisi olan ... Temizlik ... Ltd. Şti. İle ilgili de hesaplama yapılmış ise de dava açılmadığı anlaşılmış,) ödeme tarihlerinin aynı işçinin birden fazla davalı şirket nezdinde çalışmaları olması ve icra dosyasındaki ödemelerin hangi şirketle ilgili olduğunun tespit edilememesi nedeniyle son ödeme tarihi esas alınarak alacağın muaccel olduğunun kabulü ile rücuen tahsiline......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalıların tam sorumlu bulunduğu, müvekkilinin tam rücu hakkı bulunduğu, kısmen kabule karar verilmesinin doğru olmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat taleplidir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında da davacının icra dosyasına yaptığı ödemelerde fazlalık olmadığı, ödediği tutarları rücu edebileceği ortaya çıkmış, işçilerden ...'a ödenen tutarın altında bir rücu bedeli hesaplanmış ise de; bunun adı geçen işçinin 1990 yılından itibaren çalışmasının olduğu, fakat ilk dönem alt işverenlerinin iş mahkemesince tespit edilemediği, dolayısıyla davalıların alt işverenliklerinin en erken 1992 yılından başladığı, geçen iki yıllık süreye isabet eden tutarların davalılara rücu edilemeyeceği, öte yandan ... Temizlik isimli şirkette de bir kısım çalışma dönemlerinin bulunduğu, ancak bu şirkete davanın yöneltilmemesi karşısında rücu edilemeyecek kısımların bu miktarlar olduğu, denetime elverişli bilirkişi raporu vasıtasıyla mahkemesince tespit edilmesi karşısında, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL'nın mahsubu ile bakiye 672,70 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14/05/2026