İNCELENEN KARARIN:

Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Botanik Metro İstasyonu'ndaki turnike, banko ve validatör gibi cihazlarda yaşanan iletişim arızasının davacının kusurundan değil, telekomünikasyon altyapısını sağlayan Turkcell Superonline firmasının sim kart probleminden (3G MPLS erişim hatası) kaynaklandığını, sözleşmenin 16.16. maddesine göre "Telekom hatlarından kaynaklanan arızalar" ceza kapsamı dışında olduğunu, davalı kurumun kendi kayıtlarında da arıza bildirim saatinin 06: 00, müdahale saatinin 07: 00 olarak görünmekte ve gecikme süresi "0" (sıfır) olarak belirlendiğini, arızaya geç müdahale edildiği iddiasının asılsız olduğunu, iletişim hatasına ve sim kartlara müdahale etme veya bunları değiştirme yetkisinin davacıda olmadığını ileri sürerek dava konusu 05.02.2018 tarihli 250.946,37 TL cezai şart ve gelir kaybı tutarı bakımından borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

Davalı vekili özetle: 19.01.2018'de bankolar, turnikeler ve 1 validatör arızalandığını, başlangıçta çalışan diğer 2 validatör de 20.01.2018'de erişimi kaybederek tamamen pasif duruma düştüğünü, arıza nedeniyle 20.01.2018 - 22.01.2018 tarihleri arasında ücretsiz geçişler yüzünden gelir kaybı yaşandığını, 13.01.2018 tarihindeki emsal gelir (16.117,39 TL) ile arıza dönemindeki gelir (6.921,02 TL) kıyaslanarak 9.196,37 TL net gelir kaybı hesaplandığını, sözleşmenin 16. maddesine göre arızalara 60 dakika müdahale ve 60 dakika çözüm süresi tanındığını, bu süre aşıldığı için, gecikilen her saat adına tam bilet bedelinin 100 katı tutarında olmak üzere toplam 241.750,-TL ceza tahakkuk ettirildiğini, arızanın telekomünikasyon (internet) sağlayıcı firmadan kaynaklandığına dair hiçbir resmi belge bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ile alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile de belirlendiği üzere; davacı şirket ile davalı ... arasında 20/03/2013 tarihinde ''Elektronik Ücret Toplama, Araç İçi Yolcu Bilgilendirme, Kamera ve Akıllı Durak Sistemi İşi''ne ait sözleşmenin düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin özel hukuk kurallarına tabi ve ticari nitelikte olduğu, davalı kurum tarafından davacı şirkete karşı; 05/02/2018 tarihli yazı ile Botanik istasyonunda meydana gelen arıza nedeniyle; 19.01.2018 tarihinde saat 04: 20 civarlarında Botanik İstasyonunda meydana gelen arıza sebebiyle davalı kurum tarafından davacı şirkete cezai şart hükmü ve arıza nedeniyle devre dışı kalan kiosk ve validatörlerden kaynaklanan gelir kaybı tutarından oluşmak üzere toplamda 250.946,37 TL cezai şart ve gelir kaybı taahkkuk ettirildiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporu ve diğer tüm deliller birlikte incelendiğinde; davacı olan yüklenici firmanın 19/01/2018- 22/01/2018 tarihleri arasında meydana gelen ve yukarıda belirtilen söz konusu arızalara taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun şekilde zamanında müdahalede bulunulduğu, gerçekleen arızanan iletişim hatlarından dolayı kaynaklandığının anlaşılması üzerine davacının arıza çözümü süresince üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, telekom hatlarındaki yedekliğin ve sürekliliğin ... servis sağlayıcı tarafından sağlanmasının gerektiği, taraflar arasındaki dava konusu sözleşmede telekom hatlarındaki arazıların kapsam dışında tutulduğu, bu bakımdan sorumluluğun ve asli kusurun ... firmasında tali kusurun ise davalıda olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlendiği, bu nedenle davalı tarafça taahhkuk ettirilen cezai şart ve gelir kaybının hukuki dayanağınını bulunmadığı ve haksız olduğu, davacının söz konusu cezai şart ve gelir kaybından sorumlu tutulamayacağı, sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Elektronik ücret toplama sistemi ile ilgili her türlü problemin yüklenici sorumluluğunda olduğu gözetilmeden yerel mahkemece hüküm kurulduğu, sözleşme hükümlerine göre davacı yan cezai bedel ödemekle yükümlü olduğundan yerel mahkemece kurulan hükmün bozulması gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72.maddesine göre açılan menfi tespit taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 17.142,15 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.285,54 TL harcın düşümü ile kalan 12.856,61 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14/05/2026