İNCELENEN KARARIN:

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Müvekkilinin iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında teşvik danışmanlığı hizmeti verdiğini, davalı firmaya bu kapsamda vermiş olduğu hizmetlere sonucu fatura düzenlediğini, davalının bahse konu faturaları almış olmasına rağmen fatura borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2020/6454 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının gerçekleştirilen icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davaya konu icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının Avukatlık Kanunu gereği sadece avukatların yapmasına izin verilen bir husustan hizmet verdiğini iddia ederek yasaya aykırı davrandığını ikrar ettiğini, davacının alacağa dayanak yaptığı sözleşmenin kanunun amir hükümlerine aykırı ve geçersiz olduğunu, davacının kötü niyetle icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yan üstüne bırakılmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "Toplanan delillere, tanıkların beyanlarına, davaya konu alacağın tarafların ticari defterlerinde yer almaması ve bu hususta davalının yemin teklifinin kabul edilmesi ile davalının itirazlarının mahiyetine göre;
Taraflar arasında "İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ve İstihdam Teşvikleri Hizmet SAtın Alma Sözleşmesini"n mevcudiyeti sabit olmakla birlikte, davalının davacıdan herhangi bir hizmet almadığına yönelik teklif edilen yeminin davalı şirket yetkilisi tarafından usulünce mahkememiz nezdinde kabul edildiği sabit olmakla, davacının bu yöndeki iddiası yerinde görülmemiş ve davanın reddine ..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ticari defterler incelenmeden bilirkişi tarafından eksik rapor hazırlandığı, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının değerlendirilmediği, yalan yere yemin eden şirket yetkilisinin beyanına ağırlık verildiği nedenleri ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında teşvik ve danışmanlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.
Somut olayda, mahkemece taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi yönünde ara karar kurulmuş, davalı vekili ticari defterlerini sunmayacağını bildirmiş, davacı taraf ise defterlerini ibraz ettiğine dair dilekçe sunmasına rağmen bilirkişi tarafından davacının defterlerinin incelenmediği anlaşılmıştır.
Davanın açıldığı tarihte ve yargılama sırasında yürürlükte bulunan HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi;
“(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” .şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir;
“Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
Taraflar tacir olup, iddia edilen hizmet ilişkisinin ticari olduğu hususu ihtilafsızdır. Ticari davalarda mahkemece ticari defterlerin re’sen incelenmesine de karar verilebileceği gözetilerek davacının tutmakla yükümlü bulunduğu alacak dönemine ilişkin tüm ticari defterleri incelenerek özellikle tarafların BA/BS formları üzerinde de durularak tüm deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6. gereğince kabulü ile:
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/15E., 2021/824K. sayılı 06/12/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14/05/2026