İNCELENEN KARARIN:

Tazminat (Rücuen Tazminat)

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Müvekkili firmanın, endüstriyel yapı üreten bir firma olduğunu, müvekkili firmanın taahhüdü altındaki fabrika inşaatında, 10.05.2013 günü meydana gelen iş kazası sonucu ... yaralandığını, iş kazası sebebiyle, işçi ...'ın müvekkili firma aleyhine, Ankara Batı 2.İş Mahkemesi 2015/184E sayılı, maddi ve manevi tazminat davasını açtığını, davanın, 23.10.2018 günü kabul edildiğini, ...'ın, yerel mahkeme ilamını Ankara 6.İcra Müdürlüğü 2018/13480E sayılı dosyası üzerinden icra takibine koyduğunu, müvekkili firma tarafından, icra dosyası üzerinden alacaklıya, 24.02.2021 tarihinde sunulan teminat mektubunun nakte çevrilmesi suretiyle 325.328,96 TL, maddi ve manevi tazminat, masraf ve vekalet ücreti ödendiğini, müvekkili firma tarafından, risklerin, davalı sigorta şirketine; 27.10.2012-27.10.2013 dönemi için 8501200015552 Poliçe Nolu Ticari Paket Sigortası ile sigortalandığını, 250.000,-TL limitli, maddi ve manevi tazminat, yargılama giderlerini de kapsayan işveren sorumluluk sigortası olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin müvekkilinin hakları saklı kalmak, bilirkişi raporuna göre arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,-TL’sinin ödeme tarihi olan 24.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Dava konusu taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ...'ın, kaza tarihinde sigortalı bir çalışan olmadığını, sigortasız işçi çalıştırmanın yasaklandığını ve belli yaptırımlara tabi tutulduğu izahtan vareste olduğunu, hukuken yasaklanan bir fiilin, bir sigorta poliçesi ile teminat altına alınması ve korunması mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "... ... adına 10/05/2013 tarihinde davacı şirkette işe giriş ve yine 10/05/2013 tarihinde işten ayrılış bildiriminin bulunduğu görülmüştür. Kaza tarihinin de 10/05/2013 tarihi olduğu bilinmektedir. Dosya arasında bulunan SGK'nın 13/12/2021 tarihli yazı cevabı ekinde davacı şirketin çalışanları arasında dava dışı işçi ...'ın bulunduğu, bu işçi adına bildirimin diğer işçilerle birlikte 17/06/2013 tarihinde internet ortamından değil, 22/04/2015 tarihinde manuel olarak verildiği görülmüştür. Dava dışı işçinin İş Mahkemesi dosyasındaki raporlara yansıyan kollukta verdiği 10/05/2013 tarihli ifadesinde "Bir haftadan beri ... İnşaat Makina İmalat Taahhüt Hafriyat Nakliyat Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinde taşeron amcası ...'in yanında işçi olarak çalıştığını" beyan ettiği görülmüştür.

İddia ve savunma, toplanan deliller, yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ...'ın kaza tarihinde davacı yanında sigortalı olarak çalışmadığı, zira işçinin bildiriminin kazadan sonra 22/04/2015 tarihinde ve yalnızca kaza günününe ilişkin yapıldığı, işçinin taşeron amcası ...'in yanında işçi olarak çalıştığını beyan etmesi, işe giriş bildirgesi ile işten ayrılış bildirgesinin aynı güne ilişkin olması hususları gözetildiğinde davacı yanın bildiriminin gerçeği yansıtmadığı ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu, işbu davadaki taleplerin poliçe teminatı kapsamında olmadığı, bu nedenle yapılan ödemelerin davalıdan talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirket tarafından iş kazası nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 170,78 TL harcın düşümü ile kalan 561,22 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14/05/2026