İNCELENEN KARARIN:

Tazminat (Rücuen Tazminat)

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Davacı müvekkili firma ile davalı ... ve ... İşletme Müdürlüğü arasındaki ihaleye çıkartılan endüstriyel temizlik faaliyetleri kapsamında genel temizlik, çevre temizliği, ziraat hizmetleri yapılmasına ilişkin işleri yüklendiğini, bu kapsamda taraflar arasında hizmet alımına ilişkin ihale sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ... için 11.272,97 TL dava dışı ... için 13.821,15 TL, dava dışı ... için 16.891,85 TL olmak üzere toplam 41.976,62 TL tutarında kıdem tazminatlarını resen müvekkilinin hak edişlerinden kesinti yapıldığının bildirildiğini ileri sürerek yapılan kıdem tazminatı kesintilerinin her bir personel için kesinti yapılan fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde davacı müvekkilinin sorumlu olduğu tutarın hesaplanarak haksız olarak yapılan kesintiden düşülmesi sonucu kalan tutarın her bir personel için kesinti yapılan fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Zamanaşımı defi, husumet, yetki, görev itirazları ile derdestlik itirazı ile kesin hüküm itirazında bulunduklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "... Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında alt işveren, asıl işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davalı asıl işverenin davacı alt işverene karşı, dava dışı işçilere karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, asıl işveren davalı, alt işveren davacı ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır.
Buna göre somut olayda, davalı asıl işveren ...ürlüğünün davalı şirket ... Sosyal Hizmetler...Ltd.Şti ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki teknik şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici davalı olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun asıl işveren yüklenici davalıya ait olmasına rağmen, davacı alt işverenin yaptığı iş karşılığında kazandığı hak edişinden, davalı asıl işveren tarafın dava dışı işçilerin çalıştıkları tüm döneme ait işçi alacakları nedeniyle yaptığı fazla kesinti bakımdan değerlendirildiğinde; davadışı işçilerin davacı alt işveren şirket de çalıştığı döneme isabet eden kısımdan davacı alt işveren bu kısım ile sınırlı olmak üzere kendi uhdesinde çalıştığı dönem ile sorumlu olup davacı alt işverinin sorumlu olmadığı geriye kalan kısım üzerinden ise davalı asıl işverenin, davacı alt işverenin yaptığı işin sonucu kazandığı hak edişin üzerinden, hukuka uygun olmayarak başka alt işverenlerin yanında çalıştığı döneme ilişkin işçi alacağından dolayı, davacı alt işverenin sorumlu olmadığı halde hakedişinden fazla yaptığı tahsilden dolayı, davalı asıl işverenin, davacı alt işverene iadesi gerektiği kanaatine varılarak, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı alt işverenin hizmet alım sözleşmesi olan kendi dönemiyle sınırlı olmak üzere sorumlu olup bu kapsamda sorumlu olmadığı döneme ilişkin yaptığı iş karşılığı kazandığı hak edişinden fazla şekilde kesinti yapılması nedeniyle, açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca hüküm altına alınan alacağa talep gibi kesinti yapılan tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediği, raporda faiz hesabının yapılmadığı, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan dava dışı işçileri ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 960,52 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 240,13 TL harcın düşümü ile kalan 720,39 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14/05/2026