ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/875 - 2026/1190
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(DÜZELTEREKYENİDEN
ESASHAKKINDAKARAR)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN:
İtirazın İptali
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle: taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davalı yanın yaptığı ödemelerin mahsubu sonrası, müvekkili şirketin davalı şirketten 60.000,00 TL bakiye alacağı kaldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının cari hesap hareketlerine ve borca itiraz etmeden iade fatura olduğunu belirterek haksız itirazda bulunduğunu ve takibin durdurulduğunu öne sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacı tarafın sözleşmeden doğan edimlerini tam olarak yerine getirmemiş olmasından dolayı 60.000,00 TL’lik faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiğini, davacının yalnızca faturaya yönelik alacak talebinin yerinde olmadığını ve talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "......Dava, kökeni itibariyle taraflar arasındaki ilişki bir bütün olarak değerlendirildiğinde hizmet sözleşmesine dayanmakta olup hizmetin sözleşme kapsamında zamanında tam ve ayıpsız olarak yapıldığı hususu davacı tarafından bedelin ödendiği hususu ise davalı tarafından ispatlanması gerekir. Somut olayda, davacı tarafından davalıya verilen hizmetin niteliği itibariyle bir bütün olduğu, sistemin tam olarak çalışabilmesi için davacının üzerine düşen edimi yerine getirmesi gerektiğinden hareketle, davacı ilgili hizmeti zamanında tam ve ayıpsız olarak yapıldığını ispatlayamamıştır. Bu nedenle davacının subut bulmayan davasının reddine, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalı tarafın koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının takibe itirazında hesap hareketlerini gösterir muavin kayda ve alacağa itiraz etmediğini, davalının hizmet satışını kabul ettiğini, mahkemece bu kabul gözetilmeden karar verildiğini, davacının ticari defterlerinde alacağın sabit olduğunu, davacı edimlerinin yerine getirildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, mahkemece bilirkişi raporuna gerekçe gösterilmeksizin itibar edilmediğini, alacağın hem mal satışı hem hizmet ifasından doğduğunu, bu nedenle mahkemece yemin hususu açıklanmadığı için ve yemin ara kararı usule aykırı olduğundan yeminin ifa edilmediğini, müvekkilinin yeminden kaçınmadığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, taraflar arasında sadece hizmet ilişkisi bulunmadığını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca işin ne zaman bitirileceği hususunda tarih belirtilmediği, eksik işler nedeniyle davalı tarafça davacıya ihtarname keşide edilmediği, sözleşmenin 6.maddesi uyarınca sözleşme bedelinin tamamının sözleşme onayı ile birlikte tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı edimlerinin kısmen yerine getirildiğinin anlaşıldığı, buna ilişkin bilirkişi raporunun dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Davacının sözleşme ile belirlenen 170.000,00 Tl bedelli işi kısmen yaptığı, davalının kalan işleri 42.800,00 TL bedelle başkasına yaptırdığı ve davacıya 110.000,00 TL ödeme yaptığı, davacının sözleşmeden doğan alacağından yapılmayan eksik kalan iş bedelinin mahsup edilmesi gerektiği (170.000,00- 110.000,00=60.000,00 TL- 42.800,00 TL =17.200,00 TL) davacının 17.200,00 TL alacağının kaldığı anlaşılmıştır.
Buna göre ilk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile takibin 17.200,00 TL üzerinden devamına ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak davanın kısmen kabulü yönünden yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
HMK 353/1.b.2 madde gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2021 tarih, 2018/972 E., 2021/362 K. sayılı kararını kaldırarak yeniden esas hakkında karar verilmesine,
"1-Davanın kısmen kabulüne,
Ankara 10 İcra Müdürlüğü'nün 2018/12109 sayılı dosyasında itirazın iptali ile takibin 17.200,00 TL üzerinden devamına,
-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.174,93 TL harçtan peşin alınan 695,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 479,53 TL'nın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdiren 17.200 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdiren 42.800 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarfedilen 2.450 TL yargılama gideri, 35,90 TL başvuru harcı, 162,10 TL istinaf başvuru harcı toplamı 2.648 TL'dan davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 759,09 TL ile peşin alınan 695,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Artan gider avanslarının talep halinde yatırana iadesine"
3-) Davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 20/05/2026