ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1315 - 2026/1219
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(İSTİNAF BAŞVURUSU NUN
ESASTANREDDİ)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN:
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle: Müvekkili firma ile davalı arasında 28/02/2020 tarihinde sözleşme imzalandığını ancak Covid 19 tedbirleri kapsamında 28/03/2020 tarihinde tren seferlerinin durması üzerine sözleşmenin askıya alındığını müvekkilinin teminat mektubunun davalı tarafından defaten talep edilmesine rağmen geri iade edilmediğini ileri sürerek kesin teminat mektubunun nakde çevrilmesinin ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmasına, 28.02.2020 tarihli, 258.000,-TL bedelli kesin teminat mektubunun davacıya iadesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili özetle: Müvekkili İdarece haklı gerekçelerle dava konusu teminat iade edilmediğini, teminatın iadesinin koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında akdedilen sözleşme, idari şartname ve sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamede teminatın iade edilebilmesi için belirli koşullar belirlenmiştir.
28.02.2020 tarihli sözleşmenin "kesin teminatın geri verilmesi" başlıklı 12.3. maddesinde; " ..işin sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı idarece tespit edildikten sonra, sosyal sigortalar kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat yükleniciye iade edilir.." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Trenlerde yolculara verilecek yemek adeti, kahvaltı adeti ve ikram adetlerinin temini ile yemekli vagonların kullanım esaslarına ait teknik şartnamenin 13.19. Maddesinde; " yüklenicinin personeli ile ilgili kanun ve mevzuattan doğan her hangi bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle veya yüklenicinin istihdam ettiği personelin iş kazası sonucu vefat etmesi veya sakat kalması gibi nedenlerden doğan; personelin, varislerinin veya üçüncü kişilerin her çeşit alacak, tazminat veya alacak talep edilmesi halinde ödeme yüklenici tarafından derhal yapılacaktır. Aksi halde ... A.Ş. Tarafından ödenmediği tespit edilen bu miktarlar yüklenicinin hakedişinden veya alacağından, bunun mümkün olmaması durumlarda ise kesin teminattan tahsil edilecektir." hükümlerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda taraflar arasında akdedilen sözleşme, idari şartname ve sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamede teminatın iade edilebilmesi için belirli koşulların bulunduğu, dosyamız arasına alınan iş mahkemesi dosyalarında tarafların davalı olarak hasım gösterildiği, dava dışı işçilerin taraflar arasında akdedilen sözleşme konusunda çalışan işçiler olduğu, davaların işçilik alacağına ilişkin tazminat talebine dair olduğu, yine vagon hasar tamir bedelinin davacının sorumluluğunda olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde kesin teminat mektubunun iadesini koşulları oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Gerekli incelemeler yapılmadan müvekkili şirketin davalı idareye borçlu olduğu yargısına varıldığı, dosyanın bilirkişiye tevdi taleplerinin reddedildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalıya verilen kesin teminat mektubunun iadesi taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 21/05/2026