Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ...Karar sayılı Yetkisizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesinde boru donatım ve müteahhitlik işi yaptığını, davalı ile müvekkili arasında 18/03/2016 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin geçmiş yıllarda davalının iş sahasında aynı faaliyetleri yürüttüğünü ve taşeronluk yaptığını, davalı tarafın müvekkilinin iş sözleşmesini haksız sebeple ve sözleşmeye aykırı biçimde ... 38. Noterliği2nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshettiğini ve bu feshi gerekçe göstererek ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı alacak davası açtığını, devam eden davada müvekkilinin hakediş bedelinin %100'üne hak kazandığına ilişkin bilirkişi raporu düzenlendiğini, müvekkillinin davalı şirketin taşeronluğunu yaptığı dönemde yaptığı tüm işlerin sözleşme şartlarına uygun olduğunu, sözleşmenin feshedilirken sözleşme şartlarına davalı tarafça uyulmadığını, feshin geçerli bir nedene dayanmadığını ve müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, müvekkilinin davalının bünyesinde ve iş sahasında taşeronluk sözleşmesine istinaden çalışmış olduğu dönem içerisinde yapmış olduğu hak edişlerin büyük bir kısmının teminat olarak davalıda kaldığını, davalının sözleşmenin feshedildiği dönemde müvekkilinin teminatını irad olarak kaydettiğini ve müvekkiline ödeme yapmadığını, sözleşmeye aykırı fesih nedeni ile müvekkiline ödenmesi gereken bedelin halen ödenmediğini, ayrıca müvekkilinin davalının bünyesinde ve iş sahasında çalıştığı döneme ilişkin olarak haksız feshin yapıldığı tarih olan 10/04/2017 tarihinden önceki 2 aylık çalışmalarına karşılık olan hakediş bedellerini de davalıdan alamadığını, müvekkilinin 11/04/2017 tarihinde iş sahasına girişine izin verilmediğinden terk etmek zorunda kaldığını, 28/02/2017 tarihi ile 11/04/2017 tarihi arasındaki geçen sürede müvekkilinin 50 personeli ile davalının iş sahasında taşeronluk yaptığını, bu dönemin hakedişlerinin müvekkiline ödenmediğini ve müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilinin davalıya ait iş sahasına girişine izin verilmediğinden yapmış olduğu çalışmalara, hak edişlere ve çalışma tutanaklarına ilişkin tüm evrakların davalı şirkette kaldığını ve müvekkiline hiçbir surette bu evrakların verilmediğini, anlatılan hususlara ilişkin olarak davalı tarafla yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını beyanla; müvekkili şirketin davalı şirket bünyesinde ve iş sahasında 28/02/2017 tarihinden önce müvekkili şirket tarafından yapılan işlere ilişkin hakedişlerden teminat olarak davalı şirket uhdesinde kalan tutarlardan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, müvekkili şirket tarafından 28/02/2017 tarihi ile 11/04/2017 tarihleri arasında yapılan tanker ve römorkörlerin boru imalat ve montajına ilişkin olarak yapılan işe ilişkin ödenmeyen hakediş bedelinin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan alınarak ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dosyanın davaya bakmakla yetkili olan İstanbul (Çağlana)Asliye Ticaret Mahkemelerine tevdi edilmesini talep ettiği, müvekkilinin davacı aleyhine tespit ve alacak talepli olarak ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını ve davanın derdest olduğunu, davanın ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağının mevcut olmadığını, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının da dava konusu işlere ilişkin olduğunu ve ileri sürülen teminat, hak ediş ve alacaklar yönünden davacı ile aralarında ihtilaf olduğunu, tacir niteliğinde olan davacı ile müvekkil şirket arasında imzalı sözleşmeler gereği '' KESİN KABUL ''yapılmadığından iddia olunan teminat tutarlarının kabulü mümkün olmadığı gibi ve ödenmesini talep etmenin hukuken dayanaksız olduğunu, davacı tarafın sözleşmeleri edimlerini sözleşmelere uygun yerine getirmemesinden kaynaklı feshedilmiş olup,alacak iddiası ve yapılan işlere ilişkin ''Geçici veya Kesin Kabul'' mevcut olmadığını, kesin kabul yapılmadığı ve teminatın iadesi gerekmediği gibi teminat iadesine ilişkin sözleşmeyle belirlenen diğer maddeler gereği alacak muaccel ve mevcut olmadığını, davacının vergi, SGK primleri, işçi ücretleri ve diğer işçi alacaklarını eda ettiğine ilişkin belgeleri ibraz etmesi gerekmekte olduğunu, muacceliyet gerçekleşmediğinden dava konusu alacağın hukuken talebinin mevcut olmadığını, davacı tarafça dayanak yapılan 27.03.2019 tarihli bilirkişi raporu öncesi ve sonrası alınan raporlar mevcut olduğunu ve bahse konu rapor ile hüküm kurulmadığını, bu nedenle itiraza kabil ve hükme dayanak yapılmamış hatalı bilirkişi raporu ile dava açılması davacının kötüniyetinin ve taleplerinin haksızlığını gösterdiğini, davacının sözleşmesinin haksız feshedildiğine dair iddialarının yerinde olmadığını, sözleşmenin haklı feshine ilişkin tüm vakıaların yargılamasının devam ettiğini ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile ispat edildiğini beyanla; taraflar arasındaki yetki sözleşmesi gereği yetki itirazlarının kabulüne dosyanın görevli ve yetkili istanbul ticaret mahkemesi hakimliğine tevdiine, dava konusu işlere ilişkin devam eden ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasının derdest olması nedeniyle derdestlik itirazları gereğince davanın reddine, mahkemece aksi kanaatte ise usul ekonomisi ilkeleri ve hukuki yarar gereği davanın ... 7.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 7. ATM'nin ...Esas, hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Gemi Mühendisi, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 08/12/2022 tarihli raporda; davacı yanın 2016 yılı Ticari defterlerinin envanter defterinin dökümünün yapılmamış olduğu için 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, 2017 yılı kebir ve envanter defterleri incelemeye sunulmamış olduğu için 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne göre tutulup tutulmadığını tespit edilememiş olduğu, davalı yanın 2016 yılı ve 2017 yılları Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, 31.12.2017 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yana 220.032,45 TL borçlu oldukları, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, 2017 sonu itibariyle, davalı yanın davacı yandan 275.419,39 TL alacaklı oldukları, davacı yan'ın ticari defterlerine göre, cari hesap borcu olan 220.032,45 TL'ya tarafların cari hesap farkı olan 55.387,25 TL ödeme eklenmiş olduğunda, davacının davalı yana (220.032,45 TL455.387,25 TL) 275.419,70 TL borçlu olacağı, Beyoğlu ... Noterliği'nin 10.4.2017 tarih ve ... sayılı ihtarnamesinin TBK 223 ve TBK 227. Madde unsurlarını taşıyıp taşımadığının takdirinin mahkemenin olduğu, davaya konu işin boyutu ile ilgili tahmini bir boyut belirlenemediği için toplam işin bedelinin yaklaşık değer olarak verilmesi işin tamamlanma oranı gibi hesaplanamayacağı ve işin boyutu belirlendiğinde bu hesaplamanın daha sağlıklı olarak proje yerinde incelendiğinde gerçekleştirilebilmekte olduğu, dolayısıyla mevcut durumda ancak birim maliyetler olarak günümüz maliyeti hesaplanabilmekte olduğu, ... kontörlü için personel başına günlük olarak 200,00 usd maliyet oluşmakta olduğu, kaynak başına yaklaşık olarak 5,5 usd film çekim ve sonucun raporlanması için maliyet oluşmakta olduğu, ...olarak sarf malzemelerini de içeren personel maliyetinin 6,75 usd/saat olacağı, (Mesai durumunda artış olacaktır). Gerçekleştirilen tamir sonrası NDT kontrollerinin yeniden yapılması gerekeceğinden bu ilave bir maliyet oluşturacağı belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 16/06/2023 tarihli ek raporda; Mali yönden Kök rapora belirtilen tespitlerde bir değişiklik olmadığı, teknik yönden, davaya konu iş ile ilgili kök raporda da belirtilen maliyetler ile ilgili görüşlerini tekrarlıyor ve işin boyutu ile ilgili tahmini bir iş belirlenemediği için toplam işin bedelinin yaklaşık değer olarak verilmesi işin tamamlanma oranı gibi hesaplanamayacağı ve işin boyutu belirlendiğinde bu hesaplamanın daha sağlıklı olarak proje yerinde incelendiğinde gerçekleştirilebilmekte olduğu, dolayısıyla mevcut durumda ancak birim maliyetler olarak günümüz maliyeti hesaplanabilmekte olduğu, NDT kontörlü için personel başına günlük olarak 200,00 usd maliyet oluşmakta olduğu, kaynak başına yaklaşık olarak 5,5 usd film çekim ve sonucun raporlanması için maliyet oluşmakta olduğu, AdamXsaat olarak sarf malzemelerini de içeren personel maliyeti 6,75 usd/saat olacağını, (Mesai durumunda artış olacaktır). gerçekleştirilen tamir sonrası ... kontrollerinin yeniden yapılması gerekeceğinden bu durumun ilave bir maliyet oluşturacağını, kök rapor görüşlerini değiştirecek yeni veri sunulmadı, kesinleşmeyen Mahkeme kararları hakkında takdirin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime açık olmaması ve mahallinde inceleme yapılamamış olması nedeniyle dosyanın Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Gemi İnşası Sektör Mühendisi, Hakediş Uzmanı Makine Mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi ile, düzenlenen 14/09/2025 tarihli raporda; rapordaki teknik veriler ve bilirkişi raporları ışığında; sözleşme kapsamındaki borulama ve kaynak işlemlerinin büyük çoğunluğunun(yaklaşık %90) kalite standartlarına uygun olmadığı, teknik belgelerin eksik olduğu, yerinde keşfin mümkün olmaması ve klas onaylarının geçersizliğine ilişkin iddialar nedeniyle işin teknik olarak bitirildiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle yüklenicinin sözleşme bedelinin tamamına veya herhangi bir kısmına hak kazandığını gösterir teknik delil bulunmadığı, teknik değerlendirme sonucunda; davaya konu iş ile ilgili işbu dava dosyasında alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında belirtilen işin boyutu ile ilgili tahmini bir iş belirlenemediği için toplam işin bedelinin yaklaşık değer olarak verilmesi, işin tamamlanma oranı gibi hesaplanamayacağı ve işin boyutu belirlendiğinde bu hesaplamanın daha sağlıklı olarak proje yerinde incelendiğinde gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla herhangi bir maliyet hesabı yapılamayacağı kanaatine varıldığı, mali yönden taraflar arasındaki ticari ilişki dönemeine ilişkin 2016-2017 yılı ticari defter kayıt ve belgelerde 31.12.2017 yıl sonu itibariyle davacının davalıya 275.419.70 TL borçlu olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme bedeli işin 483.959.19 TL olduğu, işin tamamlanma oranın % 10 olduğu, sözleşmenin eser sözleşmesi hukuki niteliğini haiz olduğu, Mahkememce davacı tarafın usulsüz işlem yaptığı kanaatine varıldığı takdirde, yüklenin özen ve sadakat borcuna aykırı davranışı nedeniyle işsahibinin vadeden önce sözleşmeyi sona erdirebileceği, iş sahibi eserin şimdiye kadar tamamlanan kısma ilişkin bedeli yükleniciye ödemekle yükümlü olacağı, ödenen bu bedel tazminat değil; işsahibinin hakimiyet alanında gerçekleşen eser bakımından sebepsiz zenginleşmenin önüne geçmek amaçlandığından; işsahibin bedel ödeme borcu zenginleşme miktarı ile sınırlı olacağı, Mahkemece eserin veya sözleşmeye aykırı olacağının önceden anlaşıldığı kanaatine varıldığı takdirde, mevcut dosya kapsamında işsahibinin hem ayıbın veya sözleşmeye aykırılığın giderilmesini hem de işin devamının yapılmasını masraflar yükleniciye ait olmak üzere üçüncü bir kişiye bırakabileceği, tarafların diğer talepleri de Mahkemenin takdirlerinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya taraf itirazlarının irdelenmesi için yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 20/01/2026 tarihli ek raporda; kök raporda belirtilen tespitlerde bir değişiklik olmadığı, bu tespitlerin tamamıyla geçerli ve bağlayıcı nitelikte olduğu, sözleşme kapsamındaki borulama ve kaynak işlemlerinin büyük çoğunluğunun (yaklaşık %89 - seksan dokuz) kalite standartlarına uygun olmadığı, bu durumun dosya kapsamındaki bağımsız bilirkişi raporları ile de teyit edildiği, teknik belgelerin önemli ölçüde eksik olduğu, bu eksikliğin sağlıklı bir değerlendirmeyi zorlaştırdığı, yerinde keşfin mümkün olmamış olması, Klas onaylarının geçerlilik niteliğine ilişkin ciddi şüpheler ve denetim sürecine ilişkin düzenleme iddialarının mevcudiyeti nedeniyle işin teknik olarak tam manasıyla bitirildiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle yüklenicinin sözleşme bedelinin tamamına veya herhangi bir kısmına hak kazandığını gösteren teknik delil bulunmadığı, mali açıdan yapılan incelemeler kapsamında davacı tarafından iddia edilen kayıtların banka belgelerine dayanılarak doğrulanmamış olduğu, söz konusu kayıtların tek taraflı niteliğinin korunduğu, davacı tarafından itiraz konusu ... ve ...'deki SGK ödemelerine ilişkin tutarların davalının defterlerinde yer almadığı ve bu nedenle net cari hesap bakiyesini etkilemediği, sözleşme feshi sonrasında iddia edilen ödemelere ilişkin olarak, davalı tarafın sözleşmesel düzenlemeler ve yasal hakları kullanılarak söz konusu kayıtları yaptığının kabul edilebilecek nitelikte olduğu ortaya konulmakta olduğu, bütün bu tespitler ve değerlendirmeler ışığında, kök raporumuzda belirtilen sonuçların geçerliliğinin devam ettiği, yapılan ek inceleme sonucunda temel kanaatlerinin değişmediği belirtilmiştir.

taşeron sözleşmesi kapsamında davalı işveren uhdesinde tutulan teminatların iadesiyle eksik ödenen hakedişlerden doğan alacağın tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında yapılan 18.03.2016 tarihli müteahhit ve 24.08.2016 tarihli taşeron sözleşmeleri kapsamında, davacı ...-..., ... proje numaralı 8.400 ... kapasiteli kimyasal tankerde, kargo tankları serpantin boruları ve kargo devresi borularının kaynak işlemlerini, bu işlemlere ilişkin tahribatsız muayene (...) ve raporlama hizmetlerini üstlendiği, imalatların ... Kalite Seviyesi B, ... Kabul Seviyesi 1, ...kuralları ve ... standartları çerçevesinde gerçekleştirilmelidir şeklinde olduğu, 18.03.2016 tarihli müteahhit sözleşmesinde, davacı bir tankerin çeşitli işlemlerinin yapılmasını üstlenmiş, işlerin %33,25’i bitirildikten sonra 24.08.2016 tarihli taşeron sözleşmesi imzalanmış olup, aynı şartların devam edeceğinin belirtildiği, davacının davalı tersanesinde inşa edilen kimyasal tankerlerin tüm boru donatım işlerinin yapılmasını üstlenmiş olup yapılacak işin detaylı tanımı 24.08.2016 tarihli sözleşme ve eklerinde belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... A.Ş.nin talebi üzerine delil tespiti amacıyla ...1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D İş sayılı dosyası kapsamında Bilirkişi ...'a yaptırılan bilirkişi incelemesine ilişkin 04.05.2017 tarihli Bilirkişi Raporu'nda sonuç olarak; Değişik bölmelerde kontrol edilen 205 boru kaynağından 183 adedinin ... Kalite Seviyesi B ve ... Standardı Kabul Seviyesi 1 şartlarını sağlamadığı, dolayısıyla tamir edilmesi gerektiğinin, davalı... Ltd. Şti. tarafından yapılan çekimlerde ise aynı kaynakların farklı kodlanarak çekildiği filmler olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, davalı ... - ...Hizmetlerinin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak ... A.Ş.nin alacağının ve miktarlarının tespiti amacıyla ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası kapsamında görevlendirilen Bilirkişi ...'ın 11.07.2018 tarihli Bilirkişi Raporu'nda sonuç olarak; dava dosyasında mevcut olup incelenen defter ve mali kayıtlara göre, Davacı ... A.Ş.nin Davalı ... - ... firmasından toplam 220.032,67.-TL alacaklı olduğunun, tespit edildiği belirtilmektedir.
Taraflar arasında görülen ... 7. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinde ise;
17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Kaynak dikişleri ... kontrolü yapılan gemi, 8.400 ...'luk bir kimyasal tanker olduğu, bu tankerin kargo tankları serpantin boruları ve kargo devresi borularının kaynak dikişleri radyografi (...) yöntemiyle teste tabi tutulduğu, bu tip film çekimlerinde, çekimi yapılacak borunun çapına bağlı olarak 12'lik, 24'lük veya 48'lik tabir edilen, yani boyu 12 cm, 24 cm veya 48 cm olan filmler kullanılmakta olduğu, geminin tonajı (büyüklüğü) göz önüne alındığında, imalatı ve kaynağı yapılan boruların çapları için uygun olacak film ölçüsünün “24'lük film” olması gerekeceği, bir adet 24'lük filmin çekim ve raporlanması bedeli 4 USD mertebesinde ve bu durumda, toplam 205 adet film çekimi ve raporlanması bedeli; 205 adet x 4 USD /adet = 820 USD olduğu, toplam 205 adet film çekimi için 2 iş günü çalışmaya ihtiyaç duyulacağı, ... Firmaları, beher gün hizmet için, film ücretlerine ilave olarak ayrıca 70 USD/gün ulaşım-hizmet bedeli alındığı, bu durumda 2 iş günü için; 70 USD x 2 - 140 USD ulaşım-hizmet bedeli eklenmesi gerekeceği, kusurlu kaynakların tespiti için yapılacak ... muayene masrafının 820 USD + 140 USD = 960 USD olacağı, 183 adet boru kaynağı için, bir kaynakçının günde 10 adet kaynak yapacağı ve 5 kaynakçı çalıştırılacağı hesabı ile toplam 4 işgününe ihtiyaç bulunduğu anlaşıldığı, kaynakçı yevmiyeleri ortalama 250 TL mertebesinde olduğu, Bu durumda uygunsuz 183 adet kaynağın yeniden ikmal edilmesi bedeli; 5 kaynakçı x 4 gün x 250 TL/gün = 5.0009 TL yevmiye bedeli hesaplandığı, toplam 183 adet kaynak işlemi için elektrot, elektrik, taş vs. sarf malzemeleri içinde yaklaşık 5.000,00 TL harcama gerekeceği, yapılacak 183 adet kaynağın yeniden muayene edilmesi için gereken 2 gün çalışma için yapılacak harcamanın (183 adet x 4 USD/adet) + (70 USD x 2) = 872 USD olacağı, öte yandan, davacı taraf dava dilekçesinde, yapılan kaynakların tümünün yeniden kontrol edilerek, hatalı/kusurlu olanların onarılmasının ardından tankların yeniden boyandığını, eski boyanın yanması nedeniyle yeniden boyama ihtiyacı duyulacağı, söz konusu boruların kargo tanklarının serpantin boruları ile kargo devresi boruları olduğu göz önüne alındığında, yapılacak kısmi boya onarımı için 5 işgünü çalışma yapılması ve malzeme ve işçilik olarak 2.500 USD ilave harcama gerekeceği tahmin edilmiştir. film çekimi ve raporlama için 4 iş günü, kusurlu kaynakların yenilenmesi için 4 iş günü ve kısmi boya tamiri için 5 iş günü olmak üzere toplam 13 günlük ilave bir çalışma süresine ihtiyaç duyulacağı, söz konusu gemi bir yeni inşa projesi olduğu, bu tür projelerin özelliği gereği dava konusu edilen boru kaynaklarının yapılmasının, geminin devam eden diğer işlerine paralel olarak yürütülebilecek bir faaliyet olmasının beklenildiğini, bu nedenle yapılacak 13 gün ilave çalışma için tersanenin herhangi bir iş Kaybının söz konusu olmaması gerektiği, ancak, bunun aksinin söz konusu olması ve bu hususun ortaya konması halinde, yani bu ilave sürenin tersanenin kazancında önceki yılların aynı dönemine göre bir azalma meydana getirdiğinin kanıtlanması durumunda, davacı taraf iş kaybı talebinde haklı bulunabileceği görüşü bildirilmiştir.
11/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirketin 2016 yılı net karının 1.851.885,06 TL olduğu, davacı şirketin 2016 yılı net karının 1.851.885,06 TL /365 gün= 5.073,66 TL olduğu, 13 günlük netkar 13 x 5.073,66 TL = 65.957,58 TL, 25 günlük net kar 25 x 5.073,66 TL = 126.841,50 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.
Mahkemece 08/03/2021 tarihli celsede dosyanın 2. kez ek rapor için bilirkişiye tevdine karar verilmiş, bilirkişilerden; Kusurlu kaynakların tespiti için muayene masraflarının ayrı kalem olarak, tespit edilen 183 adet uygun olmayan kaynağın tamir masrafının ayrı kalem olarak, boyama masrafının ayrı kalem olarak TL cinsinden hesabının yapılması ve TL / USD kur tarihinin her iki davalı için ayrı ayrı olmak üzere davalı ... ve Müteahhitlik Hizmetleri ... firması için 10.04.2017 tarihindeki kur esas alınarak, davalı .... Şti. için 05.04.2017 tarihindeki kur esas alınarak hesaplamaların yapılarak rapor aldırılmasına karar verilmiş,
03/02/2021 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda; dava tarihi olan 26/10/2017 tarihi dikkate alındığında davacının zararının 21.344,20 TL olduğu, davalılardan ... - ... Hizmetleri ile Davacı arasında düzenlenen ilk Sözleşme tarihi olan 18.03.2016 tarihi dikkat alındığında davacının zararının 17.931,69 TL olduğu, davalılardan ... -...ile Davacı arasında düzenlenen ikinci Sözleşme tarihi olan 24.08.2016 tarihi dikkate alındığında davacının zararının 7.817,09 TL olduğu, davalılardan ... Şti. ile Davacı tarafından düzenlenen Sözleşme tarihi olan 02.01.2017 tarihi dikkate alındığında davacının zararının 20.336,15 TL olduğu, davacının, Davalılardan ... Ltd. Şti, ile sözleşmeyi feshettiği tarih olan 05.04.2017 tarihi dikkate alındığında davacının zararının 20.956,49 TL olduğu, davacının, Davalılardan ... - ... ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiği tarih olan 10.04.2017 tarihi dikkate alındığında davacının zararının 21.171,36 TL olduğu görüşü bildirilmiştir.
...Tic.A.Ş. Ve davalılar ... İle ...Ltd.Şti arasında görülen dava sonucunda ... 7. ATM'nin...Esas 22.02.2022 tarih ... K sayılı kararın gerekçesinde ise; "...Davacı(...) tarafça her ne kadar iş kaybı nedeniyle tazminat talep edilmiş ise de; söz konusu gemi bir yeni inşa projesi olduğu, bu tür projelerin özelliği gereği dava konusu edilen boru kaynaklarının yapılmasının, geminin devam eden diğer işlerine paralel olarak yürütülebilecek bir faaliyet olması ve aksine kaynak yapımı nedeniyle işleyişin durduğuna ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla bu alacak kalemi yönünden 11/01/2021 tarihli bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı yanca ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasından örnekseme yoluyla tespit yapıldığı, ayıplı kaynakların tespit edilenden daha fazla olduğu hususunda itiraz da bulunmuş ise de; uyuşmazlığa konu geminin faaliyete başlamış olması ve bu nedenle keşif icrasının mümkün bulunmaması nedeniyle dosyadaki bilgi ve belgeler ile değişik iş dosyasındaki tespitlere göre inceleme yapılmıştır.
Davalı taraflarca davacı taraftan hakeedişlerini alamadıklarına ilişkin beyanda bulunmuş iseler de; bu hususta takas/mahsup ayrımının irdelenmesi gerekecektir. Mahsup bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak, alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesidir. Mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedeldir. Bu nedenle, mahsupta hukuken karşılıklı alacaklılık ilişkisinden öte, alacağın gerçek miktarının tespiti için yapılan bir işlemin varlığı kabul edilmelidir. Mahsupta, doğmuş bir alacaktan söz edilemeyeceği için, mahsubun borcu sona erdiren bir neden olduğu da düşünülemez. Ayrıca, mahsup talebi hukuki niteliği itibariyle def'i olmayıp; itiraz niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi kabul edilmez. Bu yönüyle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.05.2012 Tarih, ... Esas ve Karar sayılı ilamında gösterildiği üzere, mahsubun yargılama devam ettiği sürece karşı tarafın muvafakatı olmaksızın ileri sürülmesi mümkündür. Yargıtay yerleşik uygulamalarında, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle taraflardan birinin katlandığı bazı yükümlülüklerin ya da elde ettiği bir kısım semerelerin diğer tarafın alacağından indirilmesi talebi, hukuki niteliği itibariyle, takas değil, "mahsuplaşma" olarak nitelendirilmektedir. (Emsal nitelikte karar olarak Dairemizin 26.11.2014 Tarih,... Esas ve Karar sayılı ilamı ile yine Dairemizin 28.02.2012 tarih, ... Esas ve Karar sayılı ilamı) Takas ise, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, takas, borcu sona erdiren nedenlerden biridir. Başka bir deyişle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesi uyarınca, iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkan veren hakka def’i denir. Def’iler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Def’iler, davada ileri sürülmedikçe hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas bir def’idir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz. Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, def'i olarak da ileri sürülebilir. Takasın def'i olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup def'i sebebi ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir. İş bu uyuşmazlık kapsamında davalı taraflarca cevap dilekçelerinde takas def'ine ayrıca ve açıkça dayanılmamıştır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında da ileri sürülen hakedişlere ilişkin derdest dosya bekletici mesele yapılmamış olup 28/07/2021 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmamıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında davacı taraf talep sonucuyla bağlı kalınarak davanın kabulü ile; 10.000,00 TL tazminatın davalı ... için 10/04/2017 tarihinden, davalı ...Ltd. Şti 05/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesi aşamasında bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda mali yönden yapılan incelemede; davalı yanın 2016 yılı ve 2017 yılları Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, 31.12.2017 tarihi itibariyle, davacı yanın davalı yana 220.032,45 TL borçlu oldukları, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, 2017 sonu itibariyle, davalı yanın davacı yandan 275.419,39'-TL alacaklı oldukları, davacı yanın ticari defterlerine göre, cari hesap borcu olan 220.032,45 TL'ya tarafların cari hesap farkı olan 55.387,25 TL ödeme eklenmiş olduğunda, davacının davalı yana (220.032,45 TL455.387,25 TL) 275.419,70 TL borçlu olacağı tespit edilmiş olup, teknik yönden yapılan incelemede ise; ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ... Değişik İş sayılı dosyasındaki tespitlere istinaden “... tarafından aynı kaynakların farklı kodlanarak çekildiği filmlerin tespit edilmesine dair” usulsüz işlemler nedeniyle ... tarafından verilen herhangi bir onay geçerli kabul edilemeyecektir. Ayrıca, dosyanın içeriği incelendiğinde davacı tarafından yapılan işlere dair Klas kuruluşları onay belgeleri tespit edilememiştir. Dolayısıyla işbu davada davalı ... tarafından mahkemeye başvuru ile tespit yaptırıldığı, davacıya bildirimde bulunulduğu, bütün durum ve koşullar dikkate alındığında hal ve vaziyetten süre vermenin tesirsiz kalacağı da dikkate alınarak işbu davada davalı ...tarafından yasal hakkını kullandığı kabul edilebilecek olduğu, bu kapsamda geminin tamamında yer alan kaynak dikişlerinin %89 oranında uygun olmadığına dair yapılan tespitlere göre, herhangi bir bitirme oranının da tespiti mümkün olmadığı, keza ayıp oranına göre teknik olarak iş bitimi söz konusu olmadığından, bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılamamakta olduğu, İmalatların Değerlendirilmesinde ise, dosya muhteviyatında belirtildiği şekliyle gerçekleştirilen “Radyografik Muayene Raporları”ndan da görülebileceği üzere, test yapılan alanlarda yüksek oranda kabul edilemeyecek şekilde raporlanmış olduğu, tarafların sözleşmedeki üzerine düşen edimleri tam olarak yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi için dosya içeriğinde geminin bağlı bulunduğu ve belirlenen işlerin onayının bulunduğu ve ayrıca davalı tarafın da yenilediği kaynaklar ile ilgili yenilemeye ilişkin herhangi bir denetim, onarım, yeniden denetleme sonrası onay gibi bilgi ve belgelerinin bulunmaması nedeniyle net olarak eksikliklerin/kusurlu imalatların belirlenmesi mümkün olmamakta olduğu, yapılan işler ne kadar tamamlanmış olarak raporlanmış olsa da, dosya içeriğinde sunulmuş olan bağımsız denetim kuruluşları tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda oluşturulan raporlar ve teknik bilirkişi raporları, işbu dava dosyasında alınan bilirkişi raporları referans alındığında yaklaşık %10 oranında gerçekleştirildiği ve %90 oranında eksik yapıldığı kanaatine varılmış olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 18.03.2016 tarihli müteahhit ve 24.08.2016 tarihli taşeron sözleşmeleri kapsamında, davacı ..., ... proje numaralı 8.400 ... kapasiteli kimyasal tankerde, kargo tankları serpantin boruları ve kargo devresi borularının kaynak işlemlerini, bu işlemlere ilişkin tahribatsız muayene (...) ve raporlama hizmetlerini üstlenmiştir.
İşbu sözleşme eser sözleşmesi hukuki niteliğini haizdir. TBK’nın eser sözleşmesinin tanımını içeren 470. maddesine göre; “eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Böylece, eser sözleşmesi, “iş sahibinin ödeyeceği bir bedel karşılığında, yüklenicinin bağımsız bir eseri meydana getirmeyi ve bunu teslim etmeyi borçlandığı sözleşme” olarak tanımlanabilir.
Bilindiği üzere, Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, ...E. ...K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıp, iş sahibinin eseri kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı derecede ağır bir ayıp ise, iş sahibi eseri kabulden kaçınma hakkına sahip olup, sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıbın ağırlığının bu derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi, bu tür ayıplardan dolayı, eserdeki ayıbın büyüklüğüne göre, ücretten indirim veya büyük masrafı gerektirmemek kaydıyla eserin onarımını talep edebilecektir.
Yüklenicinin sözleşmeden doğan borcunun ifasında sadakat borcu ve özen yükümlülüğüne uygun davranması gerekmektedir. Sadakat ve özen yükümlülüğüne aykırılık halinde iş sahibi, tazminat talep edebileceği gibi sözleşmeden dönebilir ve ikame yükleniciye başvurabilir.
Taraflar arasında İmzalanan 18.03.2016 tarihli Sözleşmenin taraflar arasında imzalanan 24.08.2016 tarihli sözleşme ile yürürlükten kaldırıldığı, akabinde taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davalıya ait ... Tankere ilişkin Kaynak işleri ve diğer tamir bakım işleri için tarafların 483.959.19 TL bedel üzerinden yapılacağının davacı tarafından üstlenildiği, davalı işsahibi tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin vade tarihinden önce 10.04.2017 tarihinde feshedildiği anlaşılmıştır. Davalı bunun gerekçesi olarak özen borcuna aykırılığı göstermiştir. Özen borcuna aykırılık eserin teslimini veya icrasını geciktirecekse, TBK mad. 473/f.1 uyarınca iş sahibi sözleşmeden dönme imkanına sahiptir.
Dosya kapsamında, davalı ...tarafından ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ...Değişik İş dosyası ile tespit yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporunda: “... tarafından görüntülenen tüm kaynakların gerekli standartları sağlandığından bahsedilmektedir. Ancak buradaki sorun aynı kaynakların birden fazla görüntüsünün çekilmiş olması (usulsüz işlem) iddiasıdır. Eğer böyle bir durum mevcut ise ...’nin kusurundan bahsedilebilir.” şeklinde görüş bildirildiği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında ve heyetteki teknik bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde ise, sözleşme bedeli için % 10 ‘luk kısmının tamamlandığı, % 90’lık kısmının ise tamamlanmadığı yönünde görüş ve kanaate varıldığı, sözleşmenin tamamlanan % 10’luk kısmına ise sözleşme bedeli üzerinden 48.398,92 TL’lık kısmının davacı tarafından tamamlandığının kabulü gerektiği belirtilmiş olup, teknik bilirkişilerce yapılan incelemede davalı ... tarafından mahkemeye başvuru ile tespit yaptırıldığı, davacıya bildirim yapılmış olduğu, bütün durum ve koşullar dikkate alındığında hal ve vaziyetten davacı yükleniciye süre vermenin tesirsiz kalacağı kanaatine varılmıştır. Bu durumda işsahibi süre vermeksizin TBK m.473/f.2 hükmüne başvurabilecektir.
Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları ve .... 7.ATM dosyası kapsamı itibari ile yapılan incelemede; tarafların 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defter kayıt ve dayanak belgeleri üzerinde yapılan Mali İnceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, 31.12.2017 yıl sonu itibari ile davacının davalı yana 275.419.70 TL borçlu olduğu yönünde tespit edildiği, teknik yönden yapılan incelemede ise; sözleşme kapsamındaki borulama ve kaynak işlemlerinin büyük çoğunluğunun(yaklaşık %90) kalite standartlarına uygun olmadığı, teknik belgelerin eksik olduğu, yerinde keşfin mümkün olmaması ve klas onaylarının geçersizliğine ilişkin iddialar nedeniyle işin teknik olarak bitirildiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle yüklenicinin sözleşme bedelinin tamamına veya herhangi bir kısmına hak kazandığını gösterir teknik delil bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme bedeli işin 483.959.19 TL olduğu, işin tamamlanma oranın % 10 olduğu, sözleşmenin eser sözleşmesi hukuki niteliğini haiz olduğu, bilirkişilerce yapılan teknik inceleme sonucu yüklenicinin özen ve sadakat borcuna aykırı davranışı nedeniyle işsahibinin vadeden önce sözleşmeyi sona erdirebileceği kanaatine varılarak Mahkememizce de sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan daha önce alınan 185,39 TL 'nin mahsubu ile bakiye kalan 546,61 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,

7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 08/06/2026