Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF TALEP TARİHİ: 30/12/2021

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2021 tarih ve 2019/49 Esas- 2021/566 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından inşaatı davalı tarafça yürütülen ... projesinde akrilik mutfak banyo tezgahları ve mermer işini üstlendiğini, edimini ifa ettiği ve fatura düzenlendiğini, sözleşmenin toplam bedeli 235.000 TL olduğu, sözleşme dışında yapılan ek imalatların bu bedelin dışında olduğunu, sözleşme gereğince davalının ... Bankası ... Şubesi ... nolu 29/09/2018 tarihli 25.000 TL, ... nolu 29/10/2018 tarihli 25.000 TL bedelli, ... nolu 29/11/2018 tarihli 25.000 TL bedelli ve ... nolu 27/12/2018 tarihli 25.000 TL bedelli çekleri teslim ettiklerini, çeklerden 29/09/2018 tarihli olan 25.000 TL bedelli çekin ödendiği ancak takip eden 3 çekin karşılıksız çıktığı, çekler nedeniyle ....İcra Müdürlüğünün 2018/12481, 2018/13244 ve ....İcra Müdürlüğünün 2019/113 Esas sayılı dosyalarında takip başlatıldığı ancak davalının bugüne kadar ödeme yapmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 135.000 TL'nin işin teslim edildiği tarih olan 15/10/2018 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline, alacağın rehinle teminat altında alınmadığından ve davalı/borçlu şirkete yapılan takipler sonuçsuz kaldığından davalı adına kayıtlı gayrimenkullerin ihtiyaten haczini, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, davacı tarafın kullandığı marka ile sözleşmede kararlaştırılan ... markası arasında %200'ü aşan fiyat ve kalite farkı bulunduğunu, davacı tarafından ihtar ile gönderilen faturaların yine iade edildiğini, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin haksız olduğunu, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nin 06/10/2021 tarih ve 2019/49 Esas - 2021/566 Karar sayılı kararı ile; "...davacı şirket ile davalı taraf arasında sözleşme imzalandığı, davacı tarafça sözleşme konusu ... ili ... ilçesi 631 ada 4 parselde kayıtlı bulunan A Blok zemin + 21 katlı ve B Blok zemin + 11 katlı iki blokta akrilik mutfak banyo tezgahları ve mermer işinin yapımının üstlenildiği, mahkememizce taraflar arasındaki sözleşme şartlarına göre hazırlanmış 19/08/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı şirketin davalı şirketten montajı olmayan ve kusurlu imalatlar hariç 156.100,00 TL toplam alacağı olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde kullanılacak malzemelerin ... marka olacağı ve kullanılacak malzemelerin tüm özelliklerinin yazıldığı, yine sözleşmenin konusu başlıklı 2. Maddesinde taşeronun montaj işini de açıkça yüklendiği anlaşılmakla sözleşmeye uygun imalatların bedeli hesaplanırken montajı olmayan ve kusurlu imalatlar hariç tutularak hesaplama yapan 19/08/2021 tarihli rapor hükme esas alındığı, 100.000 TL çek bedeli düştükten sonra alacak bakiyesinin 56.100 TL olduğu anlaşılmakla ve alınan 2. ek bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla alınan bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edilmiş ve davalıların davacı bankaya takibe konu alacak nedeniyle borçlu olduğu..." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

Davacı vekili 30/12/2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; ... İnşaat şantiyesinde gerçekleştirilen imalatların bilirkişi raporuyla yüzde 98 oranında tespit edildiğini, montajı yapılmayan mutfak tezgahlarının özel ölçüleri nedeniyle başka bir projede kullanılamayacağını, bu nedenle dava değerinden tenzil edilmesinin kabul edilemeyeceğini, yapılan imalatların sözleşmeye uygun olduğunu, arsa sahiplerinin talebiyle ... ve ... markalarında değişiklik yapıldığını, davalının imalat aşamasında hiçbir itirazda bulunmadığını, teslim edilen ürünlere dair yasal süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını, sözleşme bedeli olan 235.000,00 TL'nin ödenmediğini, verilen peşinat çeklerinin karşılıksız çıktığını ve icra takibine konu edildiğini, bilirkişinin fiyat hesaplamasında ... marka akriliğin en pahalı versiyonunu esas alarak hatalı değerlendirme yaptığını, ... marka akriliğin ise piyasa değerinin altında hesaplandığını, 2018 yılında teslim edilen tezgahların 2021 yılındaki keşifte tespit edilen çatlaklarının kullanım hatasından kaynaklandığını, ... San. Tic. Ltd. Şti. 'nin ... süreci bulunmayan bu kusurlardan sorumlu tutulamayacağını, granit tezgah fiyatlarının 2018 yılı piyasa rayiçlerinin altında belirlendiğini, müteahhit firmanın çekleri karşılıksız çıktığı için kendilerini korumak amacıyla montajı yapılmayan tezgahların düşük fiyattan değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, işin eksik yapıldığına dair tespitlere ve rakamsal hesaplamalara yönelik itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, inşaatın diğer taşeronlarca talan edilmesi sonucu oluşan hasarların müvekkiline yüklenemeyeceğini, bilirkişi raporunun davalı beyanlarına dayalı olarak düzenlendiğini ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı firmanın ticareti terk ederek mağduriyet yarattığını belirterek, ödenmemiş çeklerin dava değerinden tenzili ile verilen kısmen kabul ve kısmen ret kararının hatalı olduğunu bu nedenlerle, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019 / 49 E. – 2021 / 566 K. Kararının kaldırılmasına/bozulmasına, icranın geri bırakılmasına, davamızın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf incelemesine esas; yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

Dava, hukuki niteliği itibariyle eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteğidir.
Davacı tarafından, inşaatı davalı tarafça yürütülen ... projesinde akrilik mutfak banyo tezgahları ve mermer işini üstlenildiği, edimin ifa edildiği ve fatura düzenlendiği, sözleşmenin toplam bedeli 235.000 TL olduğu, sözleşme dışında yapılan ek imalatların bu bedelin dışında olduğu, sözleşme gereğince davalının ... Bankası ... Şubesi ... nolu 29/09/2018 tarihli 25.000 TL, ... nolu 29/10/2018 tarihli 25.000 TL bedelli, ... nolu 29/11/2018 tarihli 25.000 TL bedelli ve ... nolu 27/12/2018 tarihli 25.000 TL bedelli çekleri teslim ettiği, çeklerden 29/09/2018 tarihli olan 25.000 TL bedelli çekin ödendiği ancak takip eden 3 çekin karşılıksız çıktığı, çekler nedeniyle ....İcra Müdürlüğünün 2018/12481, 2018/13244 ve ....İcra Müdürlüğünün 2019/113 Esas sayılı dosyalarında takip başlatıldığı ancak davalının bugüne kadar ödeme yapmadığı iddiasıyla sözleşme bedelinden çek bedelleri düşüldükten sonra bakiye 135.000 TL'nin işin teslim edildiği tarih olan 15/10/2018 tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline dair eldeki dava ikame edilmiştir.
Davalı tarafça ise, davacının yaptığı işlerin eksik ve ayıplı olması nedeniyle ödeme yapılmadığı savunulmuştur.
21.02.2018 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; yüklenicinin davacı, iş sahibinin davalı olduğu, sözleşmenin konusunun ... İlçesi 631 Ada 4 parselde bulunan 2 blok 46 daire ve 1 kapıcı dairesinden oluşan inşaatın, ortak kullanım alanları ve dairelerin mutfak tezgahları koryen, krom evyesi, Hilton lavabo tezgahları koryen, seramik evyesi, kızartma mutfak tezgahları beta granit, kapıcı dairesi ve sığınak mutfak tezgahları beta granit, krom evye işlerinin davacı tarafından yapım işi olduğu, Sözleşmenin 4.11. bendinde, sözleşmenin 2.2 maddesinde taşerona yüklenen yükümlülüklerinin niteliklerinin "Daire mutfak tezgahları koryen akrilik malzeme olacaktır. Daire Hilton tezgahları koryen akrilik malzeme olacaktır. Daire kızartma mutfak tezgahları, kapıcı dairesi ve sığınakların mutfak tezgahları beta granit olacaktır.” şeklinde belirtildiği, sözleşmenin 5. maddesinde sözleşme bedelinin KDV dahil 140.000,00.-TL olduğu, ekstra işlerin ayrıca fiyatlandırılacağı, 04.11.2017 tarihli sözleşme miktarı olan 95.000,00 TL'nin bu sözleşmenin ödeme planına dahil edildiği ve böylece toplam sözleşme bedelinin KDV dahil 235.000,00 TL olduğu, 100.000.00.-TL karşılığında 4 adet çek verildiği kalan kısmın 60.000,00.-TL'sinin ilk 3 ay içinde bakiye 75.000,00 TL'nin ise işin tamamlanıp teslim edildikten sonra çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür.
04.11.2017 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, yüklenicinin davacı, iş sahibinin davalı olduğu, sözleşmenin konusunun ... İlçesi 631 Ada 4 parselde bulunan 2 blok 46 daire ve 1 kapıcı dairesinden oluşan inşaatın, ortak kullanım alanları ve dairelerin mermer işlerinin (mutfak tezgahları hariç) yapımı işi olduğu, sözleşme bedelinin 95.000,00 TL olduğu, ekstra işlerin ayrıca fiyatlandırılacağı, Sözleşmenin 4.11 bendinde, sözleşmenin 2.2 maddesinde taşerona yüklenen yükümlülüklerin, nitelikleri, "merdiven sahanlıkları, basamaklar ve rıhtlar bej mermer olacaktır. Pencere denizlik, balkon küpeşte, Fransız balkon, sürme kapı altları ve iç kapı eşikleri Muğla beyazı olacaktır. Dış kapı eşikleri belirlenecektir.” şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
.... Noterliği'nin 08.11.2018 tarih ve 36935 yevmiye sayılı İhtarnamesinin incelenmesinde, davacı tarafından davalıya, ... Projesinde akrilik mutfak ve banyo tezgahları ve mermer işini ifa ettikleri ve buna ilişkin 20.10.2018 tarihli 11852 sıra nolu 89.509,04 TL bedelli fatura iler 21.10.2018 tarihli 11856 sıra nolu 105.079,00 TL bedelli faturaları düzenledikleri, toplam 194.588,04 TL tutarlı 2 adet fatura aslının ihtarname ekinde gönderildiği, fatura bedellerinin davacı şirket hesabina ödenmesini ihtar edildiği görülmüştür.
.... Noterliği'nin 14.11.2018 tarih ve 33863 yevmiye sayılı İhtarnamesinin incelenmesinde; davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevap olarak davalı tarafça düzenlendiği, davacı ihtarnamesinde gönderilen fatura bedellerinin ödenmesi yükümlülüğünün olmadığı, davacının üzerine düşen imalat işlerini yapmadığı bu nedenle faturaların iade edilerek fatura bedellerinin ödenmeyeceği ihtar edilmiştir.
17.07.2020 tarihinde keşif yapılmıştır.
21/09/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve 06/04/2021 tarihinde 1. ek raporda; 04/11/2017 tarihli sözleşmeye göre işin tamamlanma oranının % 98,21/02/2018 tarihli sözleşmeye göre işin tamamlanma oranının % 61 olduğunun, 95.000 TL bedelli 04/11/2017 tarihli sözleşme ve 140.000,00 TL bedelli 21/02/2018 tarihli sözleşmeye dayalı olarak, davacı tarafından yapılan toplam iş bedelinin ve dolayısıyla davalının davacıya ödemesi gereken toplam tutarın 178.500,00 TL olduğu, bahse konu alacak karşılığında davalı tarafça davacı tarafa teslim edilen 4 adet 25.000,00'er TL bedelli toplam 100.000,00 TL tutarındaki çeklerin toplam iş tutarı olan 178.500,00 TL'den mahsubundan sonra, davacının davalıdan bakiye 78.500,00 TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir.
19/08/2021 tarihli 2. Ek raporda; çatlamış olan mutfak tezgahlarının değiştirilmesi mümkün görülmediğinden B-blokta 19 adet dairede akrilik mutfak tezgahı imalatının uygun yapıldığı dikkate alınarak 3 adet dairenin çatlaklı mutfak tezgahı montajının toplam bedellerinden % 10 nefaset kesintisi yapılmasının uygun olduğu, mevcut imalatların (montajı olmayan ve kusurlu imalatlar hariç) % 45 oranında gerçekleştiği, mevcut imalatların (montajı olmayan ve kusurlu imalatlar dahil) % 60 oranında gerçekleştiği, sözleşme tarihli piyasa birim fiyatlarına göre yapılan hesaplamada davacı şirketin davalı şirketten montajı olmayan ve kusurlu imalatlar hariç 156.100,00 TL, montajı olmayan ve kusurlu imalatlar dahil 177.100,00 TL toplam alacağı oluştuğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.

Uyuşmazlık konusu, taraflar arasında imzalanan 04.11.2017 tarihli ve 21.02.2018 tarihli sözleşmelere konu işlerin davacı tarafça eksik ve ayıplı ifa edilip edilmediği, davacının sözleşmeler nedeniyle ücrete hak kazanıp kazanmadığı hususlarından ibarettir.
Taraflar arasında TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur.
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme aktidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 16/06/2014 tarih ve 2013/6078 Esas-2014/4131 K.sayılı kararı)
Eser sözleşmesine dayanan işlerde, yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun olarak imal edildiğinin ispat yükümlülüğü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü ise iş sahibine aittir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 24.06.2013 tarih ve 2012/4820 E.-2013/4133 K.sayılı kararı)
Taraflar arasındaki sözleşmede KDV dahil 235.000,00 TL bedelli olarak bedel belirlenmiş olup sözleşme 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedelli eser sözleşmesi niteliğindedir.
"...6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorundadır. Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakkettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir " (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas-2020/3033 Karar)
Buna göre, götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile belirlenmesi gerekir.
6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir.
Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp, gerekse de gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden, yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve ... süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün ve 2013/4976 E.-2014/4282 K. sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6077 Esas-2022/4952 Karar sayılı kararı ile benzer uygulama ve içtihatları).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. maddesine göre, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan değerlendirmede; davacı tarafça her ne kadar davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülen ayıp iddiasının yasal ayıp ihbar süresinde yapılmadığını ileri sürmüş ise de, taraflar arasındaki sözleşmelerin 6.3 maddelerinde ayıp ihbar süresinin herhalükarda 2 yıl olduğu kararlaştırılmış olup davalı tarafça da .... Noterliği'nin 14.11.2018 tarih ve 33863 yevmiye sayılı İhtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunulmuş olduğu ve yukarıda yer verilen Yargıtay kararlarına göre iş sahibinin iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabileceği kabulü gözetildiğinde davacının bu itirazları yerinde görülmemiştir.
Davaya konu sözleşmelerin götürü bedelli eser sözleşmeleri olduğu ve sözleşme bedellerinin tamamının ödenmediği ihtilafsızdır. Bu durumda yukarıda yer verilen Yargıtay uygulamasına göre yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakkettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekir.
Somut olayda; taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde kullanılacak malzemelerin ... marka olacağı ve kullanılacak malzemelerin tüm özelliklerinin yazıldığı, yine sözleşmenin konusu başlıklı 2. maddesinde taşeronun montaj işini de açıkça yüklendiği ve davacı tarafından hazırlanan ancak montajı yapılmayan ürünlerin davacı uhdesinde bulunduğu da gözetildiğinde montajı yapılmayan ve kusurlu imalatların tamamlanma yüzdesine dahil edilmemesi yönündeki kabulde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda %10 nefaset kesintisi yapılmasının uygun olduğu yönündeki görüşün de çatlamış olan mutfak tezgahlarının değiştirilmesi mümkün görülmediğinden B-blokta 19 adet dairede akrilik mutfak tezgahı imalatının uygun yapıldığı dikkate alındığında somut olaya uygun olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
"... Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, sözleşmede kararlaştırılan götürü bedele uygun hesap yapılmamış, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleri ile saptanıp, eksik ve ayıplı işler ile davacı aleyhine başlatılan icra takip dosyalarındaki ödemelerde gözetilerek davacı iş sahibinin fazla ödemesi bulunup bulunmadığı belirlenmemiştir.
Açıklanan kurala ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun düzenlenmeyen, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş; davacı aleyhine takibin başlatıldığı icra dosyası da gözetilerek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılıp, rapor alınarak 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesi gereğince davalı yüklenicinin yaptığı işlerin, eksik ve ayıplarla birlikte tüm işe göre fiziki oranı bulunup; saptanan bu fiziki oran, sözleşme bedeli 73.000,00 TL götürü bedele uygulanmalı ve yüklenicinin sözleşme kapsamında hak ettiği iş bedeli bulunmalı, ayrıca KDV ilave edilmeksizin eksik ve ayıplardan dolayı nefaset kesintisi de yapılarak bulunacak toplam imalât bedelinden, kanıtlanan ödemeler mahsup edilmeli, sonucuna göre davacı iş sahibinin fazla ödemesi saptanır ise, bu tutar üzerinden hüküm kurulmalıdır..." (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2018/60 Esas-2018/1859 Karar sayılı kararı)
Tüm bu açıklamalara göre, davaya konu götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı ödenmediğinden fiziki oran yöntemi ile belirlenen bedel üzerinden nefaset kesintisi yapılarak tespit edilen bedel üzerinden davacının hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi gerekirken piyasa rayiçlerine göre yapılan belirlemeye göre kabul yapılarak hüküm kurulması yerinde olmamış ise de istinaf edenin sıfatına göre bu eksiklik kaldırma nedeni yapılmamıştır.

Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine,

2-İstinaf talep eden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın Dairemiz arafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1,361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/06/2026