ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(İSTİNAF BAŞVURUSU NUN
ESASTANREDDİ)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
Alacak
Davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacılar vekili özetle: Müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı olduklarını, kooperatif başkanının müvekkillerini arayarak, dairelerin tamamlanması için her üyeden 15.000 TL ek ödeme alınması yönünde kooperatifin karar aldığının bildirdiğini, bunun üzerine müvekkillerinin bu parayı kooperatif hesabına yatırdığını, 2018 Haziran ayında yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında, yönetim kurulunca açıklanan bilgilere göre toplanan bu paradan 820.000 TL'nin ... A.Ş. adlı bir firmaya ödendiğini, taraflarınca 26.07.2018 tarihinde noter aracılığı ile bu hukuksuzluk ve toplanan paraların iadesi talebinin davalı kooperatif ve yönetim kuruluna ihtar edildiğini, 03.08.2018 tarihinde yönetim kurulunun noter vasıtasıyla cevap gönderdiğini, bu cevapta toplanan paraların bilanço açığı için toplanmadığının ve kanuni nisabın sağlanmadığının ikrar edildiğini ileri sürerek, davacılardan 15.000 TL ek ödeme yüklemi olarak alınan toplam 30.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Talep edilen ödemenin Kooperatifler Kanunu 31. madde de öngörülen ek ödeme olmadığını, dolayısıyla aynı kanunun 52/1. maddesinde öngörülen toplantı ve karar nisabı ile alınması gereken bir karar olmadığını, 19.06.2016 günü yapılan genel kurul toplantısında, kooperatife ait arsanın %30'dan aşağı olmamak üzere kat karşılığı devri hususunda yönetim kuruluna oybirliği ile yetki verildiği, arsanın %30 verilmesi durumunda oluşacak konut açığının karşılanabilmesi için her hisseden 15.000 TL alınması ve bu konuda yönetim kurulunun yetkili kılınmasının kabul edildiğini, kooperatif ile ... A.Ş. arasında %30 ile anlaşma sağlandığını ve sözleşme imzalandığını, kooperatifin 77 hissesi olup, %30 üzerinden yapılan sözleşme ile kooperatife 66 bağımsız bölüm düşeceği, bu durumda 11 adet eksiklik bulunmakta olup, bu eksikliğin genel kurulda alınan her hisseden 15.000 TL alınmakla tamamlanacağını, yerleşik içtihatlara göre, her bir hisseden 15.000 TL alınmasına ilişkin kararın, bilanço açığını kapatmaya yönelik olmadığından anılan kararın, Kooperatifler Kanunu 52. madde de yazılı ağırlaştırılmış nisapla değil, toplam üye sayısının 1/4'ünün altına düşmemek kaydıyla toplantıya katılan ortakların yarıdan fazlasının olumlu oyu ile kabul edilmesinin yeterli olduğunu, kooperatif üyesi olan davacıların anılan genel kurulda muhalefet şerhi de bulunmadığından, alınan kararlara itiraz, ödenen paranın geri verilmesi ya da genel kurul kararlarına karşı dava açma hakları da bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Kooperatifler kanunu 45 maddesine göre yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'nin şahsen veya temsilen hazır olmasının gerektiği, yine kanunun 51 maddesine göre kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm olmadıkça genel kurul ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunacağının düzenlendiği, yine konut yapı kooperatifleri ana sözleşmesi 33 maddesinde genel kurulda alınan kararların ortakların en az 1/4'nin hazır olması şartı ile oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınacağının düzenlendiği, davaya konu ödemelerin belirlendiği 19/06/2016 tarihli genel kurul toplantısının kooperatife bağlı 73 ortağın 32'si asaleten 4'ü vekaleten olmak üzere toplam 36 ortak katılımı ile yapıldığı, toplantı nisabının kanunun aradığı nisabın çok üzerinde olduğu, yine konut açığının karşılanması için her hisseden 15.000,00 TL alınması ve bu konuda yönetim kurulunun yetkili kılınması kararının 4 ret oyuna karşılık 27 kabul oyu ile kabul edildiği, karar nisabının da fazlası ile sağlandığı, kooperatif ortaklarının kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktardaki arsa altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini genel kurulca belirlenen esaslar dahilinde ödemek zorunda oldukları, kooperatif genel kurulunun da ana sözleşmenin maddesine göre ortaklardan toplanacak miktarı ve ödeme esaslarını belirlediği, dava konusu ödemenin Kooperatifler kanunu 52/1 ve 31 maddelerinde ön görülen ek ödeme niteliğinde olmadığı, inşaat gider niteliğinde olduğu, genel kurulca özer karar nisabı ile alınmasının gerekmediğinden haksız olarak açılan davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda şirketin bilanço açığı olup olmadığı incelemeden, genel kurul tutanaklarına istinaden dava konusu ödemelerin ek ödeme değil "ara ödeme" olduğunun belirtildiği, oysa ki "ara ödeme" genel kurul kararında geçen ifade olup, karar verilen ek ödemelerin ara ödeme olarak nitelendirilmesinin işlemin hukuki mahiyetini değiştirmediği, kaldı ki hukuk ve kanun gereği bilirkişinin hukuki yorum yapmaması ve hakimin alanına müdahale etmemesi gerektiği, davalı ile yüklenici firma ... A.Ş. arasında bir sözleşme ile borç ilişkisi doğduğu, davalının 1.155.000 TL borç altına girdiği, bilirkişinin bilanço ve mali hususlar üzerinde inceleme yapması gerekirken yapmadığı, ödemelerin sebebini haksız olarak inşaat gideri olarak yorumladığı, bütün bu açıklamalar ışığında sözleşme edimlerinin ve sözleşme tarafı olan yüklenici firmanın karar tarihi itibariyle henüz kurulmadığının göz önüne alınmadığı, davalının karar tarihi itibariyle bilançolarının incelenmediği, bilirkişi raporunu esas alan mahkeme kararının açıkça hukuka ve usule aykırı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, davalı kooperatif tarafından haksız olarak davacı ortaklardan toplandığı iddia edilen paranın iadesi taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Her bir davacıdan alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacılardan ayrı ayrı alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2026