İNCELENEN KARARIN:

Kooperatif Üyeliğinin Tespiti

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

Davacı vekili özetle: Müvekkilinin babası ...’nun 03.04.2019 tarihinde vefat ettiğini, davalı ...’nun ise muris ...’nun, müvekkilinin annesinden boşandıktan sonra evlendiği kişi olduğunu, ...’nun vefatı sonrasında murisin sahibi olduğu taşınmazların büyük bir kısmını eşi ...’na bağışladığına dair bir vasiyetname düzenlediğinin ortaya çıktığını ve bu vasiyetnamenin Salihli Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılarak okunduğunu, bunun üzerine taraflarınca Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde vasiyetnamenin iptali davası açıldığını, bu davada, murisin davalı kooperatif ortaklığına ilişkin bilgi ve belgelerin de celbinin istendiğini, gerek Milas Tapu Müdürlüğü'nden ve gerekse davalı kooperatiften gelen yazılardan murisin davalı kooperatifteki ortaklık payına istinaden iktisap edeceği taşınmazın ferdileşme aşamasında davalı ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığını, ancak ayrıntılı bilgi taleplerinin kooperatifçe karşılanmadığını, davalı kooperatifin resmi ortağının ... olmasına rağmen ... adına tescil edilmesine ilişkin davalı kooperatif kararının kanuna, kooperatif anasözleşmesine, hukukun temel ilkelerine ve ortağın kişilik haklarına aykırı olduğunu ve bu sebeple kooperatif kararının mutlak butlanla batıl olduğunu, davalı ile ... arasında yapıldığı iddia edilen hibe sözleşmesinin S.S. ... Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi için yapıldığını, oysa ...’nun üyesi olduğu kooperatifin davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi olduğunu, bu nedenle davalı kooperatifteki hissenin diğer davalıya hibe edilmediğini, kaldı ki, 500.000 TL değerindeki taşınmazın 5.000 TL’ye hibe edilmesinin imkansız olduğunu ileri sürerek, tapuda ... parselde yer alan 7 no'lu bağımsız bölümün davalı ... KYK adına kayıtlı iken diğer davalı ... adına tescil edilmesine ilişkin davalı kooperatif kararının butlanla batıl olduğunun tespitine, bu talepleri esastan reddedilirse anılan kararın iptaline, tapuda ... parselde yer alan 7 no'lu bağımsız bölümün davalı ... adına yapılan tapu kaydının iptal edilerek, aynı taşınmaz üzerinde müvekkili ...’nun yasal miras payının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili özetle: Kanunda kooperatif üyeliğinin devri konusunda bir şekil öngörülmediğini, murisin müvekkili ile yaptığı Milas 1. Noterliği'nin 18.05.2010 günlü sözleşmesi ile, “SS ... Tatil Sitesi Yapı Kooperatifindeki üyelik hak ve hissesini ...’na devrettiğini” açıkladığını, taşınmazın ...’na tescili kararının butlanla malul olduğu iddiasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, noter devir sözleşmesine istinaden kooperatif başkanlığı tarafından müvekkilinin üye olarak kabul edildiğini, müvekkili adına tescili sağlayan kooperatif işleminde usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanını reddini istemiştir.
Davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi vekili özetle: Müvekkiline husumet yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kooperatifin eski üyesi muris ...’nun dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki tüm hissesini davalı ...’na kooperatif hibe sözleşmesi ile hibe ettiğini, tarafların kendi özgür iradesi ile yapmış oldukları devir işlemine aykırı bir işlemin kooperatif tarafından yapılamayacağını, konutların tamamlanmış ve hak sahiplerine tapu devirlerinin yapılmış olduğunu, bu nedenle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği şekilde hak sahipliğine dayalı bir talebi varsa bu talebin mirasçıların kendi arasındaki ilişkiden kaynaklı olması nedeniyle konunun kooperatifle bağlantısının bulunmadığını, kooperatif ortaklık payının bölünmemesi nedeniyle ortaklığın yarı yarıya olduğu hususunun kooperatife karşı ileri sürülemeyeceği yönünde yargı kararları olduğunu, tapu devirlerinin 2014 yılında yapıldığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında yapılan hisse hibe sözleşmesine dayalı olarak, davalı ... adına kooperatif üyeliği tesis işlemi yapıldığını, kooperatif yönetiminin hibe sözleşmesine aykırı işlem yapabilmesinin söz konusu olmadığını savunarak, kooperatif yönünden öncelikle husumet yokluğundan ve zamanaşımı itirazları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, davalı yanın usule ilişkin itirazları yönünden,
Davanın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığa bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmakla, göreve ilişkin itirazlar yerinde görülmediği gibi davalı kooperatifin merkezinin Ankara'da bulunması nedeniyle yetki itirazı da yerinde görülmemiş ve davanın esası incelenmiştir.
Davanın esası yönünden ise; muris ...'nun davalı kooperatifteki ortaklık hissesini Milas 1.Noterliği'nin 18/05/2010 tarih, 00005129 yevmiye numaralı "kooperatif hissesi hibe sözleşmesi" ile davalı eşi ...'na hibe etmek suretiyle devrettiği, bu suretle davalı ...'nun kooperatif nezdinde ortaklık sıfatını fiilen kazandığı, davalı kooperatif yönetim kurulunca fiilen ortaklığa kabul edilmek suretiyle ferdileşme işlemi ile konutun tapusunun davalı adına tescil edilmesinde Kooperatif Kanunu ve ana sözleşmeye aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı ...'nın ortaklığa kabulü için noterden yapılan hibe sözleşmesinin yeterli olmadığı, ayrıca bu devir sonrasında kendisinin yazılı olarak kooperatife başvurması, bu başvuru sonrasında da yönetim kurulunun kabul kararı alması gerektiği ve bu karar üzerine ilgilinin ortak sıfatıyla kooperatif pay defterine işlenmesi şartının da gerçekleşmesi gerektiği, davalı kooperatifin pay defterini bilirkişilere gösteremediği, zira defterlerin her nasılsa kaybedildiği, mahkemenin, kanunun ve sözleşmenin açık hükümlerine rağmen üyeliğe fiili kabul işlemi olduğu gerekçesine dayandığı, mahkemenin bu gerekçesinin en başta 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 1. maddenin ihlali anlamına geldiği, zira açık bir kanun ve sözleşme kuralı varken hakimin hukuk yaratma yetkisini kullanmasının ve giderek fiili üyeliğe fiili kabul şeklinde bir müessese oluşturarak davayı reddetmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemenin ortaklığa fiili kabul kararını bilirkişi raporuna dayandırdığı, bilirkişi raporunda ise tescilden sonraki yıllarda yapılan genel kurullardaki "Hazirun Cetvellerine" dayanarak, davalı ...'nın ortaklığa fiilen kabul edildiğinin iddia edildiği, oysa kooperatif ana sözleşmesinin 17. maddesinde ortaklığa kabul için yönetim kurulu kararı koşulu bulunduğu, davalı taraflarca dosyaya sunulan Milas Noterliği'nde tanzim edilen hibe sözleşmesinde, hibe edilen hissenin S.S. ... Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi'ne ait olduğu yazılmasına rağmen davalı kooperatifin tam isminin S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi olmasının mezkur noter sözleşmesini geçersiz saydığı, dava konusunun kooperatif üyeliğinin tespiti olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2026