ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
(İSTİNAF BAŞVURUSU NUN
ESASTANREDDİ)
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN KARARIN:
İtirazın İptali
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, genel kurullarda alınan kararlarla yaklaşık 75.000 TL aidat ödediğini, kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, müvekkilinin herhangi bir arsa ya da bağımsız bölüm almadığını, bu nedenle yapılan aidat ödemelerinin iadesinin gerektiğini, 30.06.2019 tarihinde genel kurul yapıldığını ve bilançonun onaylandığını, aidat iade borcunun muaccel hale geldiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, alacağın muaccel hale gelmesinden sonra Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11366 sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının kesinleşmiş ve muaccel hale gelmiş bir borç olmadığı gerekçesiyle takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11366 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Kooperatiften ayrılan üyelerin aidat iade taleplerinin sıraya konulduğunu, bu sıra ile ödenmesine dair genel kurul gündemine alındığını, genel kurul toplantısının 9. maddesinde üyelikten ayrılan ortakların durumunun görüşüldüğünü ve kooperatif açısından mali sıkıntı doğuracağı gerekçesiyle bir sonraki toplantıda gündeme alınmasına karar verildiğini, davacının aidat ödemelerinin toplamının 75.000 TL olmadığını, kooperatife yapılan ödemelerin ortaklık payı değeri olduğunu, davacının talebinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, ana sözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa da üç yıllık süre içerisinde ödenebileceğini, ayrılan üyenin alacağının genel kurulca ödenmesine karar verilmediğini ve erteleme kararı alındığını, bu nedenle alacağın likit hale gelmediğini ve faiz talep edilmeyeceğini, davacının üyeliği yerine henüz üye alınmadığını, bu nedenle alacağının muaccel hale gelmemiş olduğunu savunarak, davanın reddi ile Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11366 sayılı dosyasındaki takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı kooperatife ortak olduğu, davacının kooperatife verdiği dilekçe ile kooperatiften ayrılmak istediğini bildirdiği ve genel kurul kararları gereği ödemiş olduğu ortaklık payının iadesini istediği, davalı kooperatif yönetim kurulunun 24/01/2018 tarih ve 245 sayılı toplantısında davacının istifasının kabul edildiği, davacının ortaklığı sırasında 77.100,00 TL, olduğu, mahsubu gereken genel yönetim gideri payı olan 1.282,60 TL. mahsup edildikten sonra; 75.817,40 TL. çıkma alacağının bulunduğu, davacının istifasının gerçekleştiği 2018 yılı işlem ve hesapları ile bilançosunun görüşüldüğü genel kurul toplantısının 30/06/2019 tarihinde yapıldığı, anılan genel kurul toplantısında davacı dahil ortaklığı sona erenlere yapılacak iadelerin 3 yıla kadar ertelenmesi yönünde Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesinde öngörülen şekilde usulü dahilinde karar alınmadığı, belirlenen davacı alacağının davacı alacağının 30/06/2019 tarihli genel kurul toplantısını takip eden bir ay içerisinde ve her halde 31/07/2019 tarihine kadar ödenmesi gerektiği, kanaatiyle davaya konu edilen 72.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmiş ayrıca alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Takibin iptali talebinin icra müdürlüğünde talep edilen miktar üzerinden olacağı, bunun azaltılarak dava konusu yapılmasınun usul ve yasaya aykırı olduğu, nitekim 75.499,32 TL olan talebin 72.000 TL olması durumunda itiraz ve arabuluculuk aşamasında red hususlarının değişebileceği, Kooperatifler Kanunu 17. madde ve kooperatif ana sözleşmesinin 15. maddesine göre bir sonraki genel kurulda görüşülme kararının bir erteleme kararı olduğu, çünkü yasada hiçbir şekilde bir usul öngörülmediği, bilirkişi raporunda 1.282,60 TL gider payının tespit edildiği, kaldı ki davacının 2 adet payı olduğundan bu rakamın 2.565,20 TL olduğu açık olup davada talep edilen 72.000 TL'den bu miktarın mahsubu ile hüküm tesis edilmesi gerekirken 77.100 TL'den düşürülerek hüküm tesis edilmesinin ve mahsubun talep edilmeyen 77.100 TL üzerinden yapılmasının ve bu yolla hüküm tesis edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatiften çıkma payının tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 4.918,32 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.310,28 TL harcın düşümü ile kalan 3.608,04 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 11.06.2026