KARAR NO: 2023/52
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: ... - ...
DAVALILAR:
1- ... - ...
2- ... - ...

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/02/2022 tarihinde davalı ... 'ın müvekkilinin üzerine arabayı sürmesi sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın davalı ...'a ait olduğunu, müvekkilinin yaşadığı kaza sonucunda yaşadığı sağlık sorunlarını gidermek amacıyla maddi ve manevi zarara uğradığını, ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Adli Yardım Taleplerinin kabulüne, 1.000 TL geçici, 1.000 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan toplam 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tüm davalılardan, 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... mahkememize sunmuş olduğu 14/02/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, aracın sürücüsünün babası ... olduğunu, aracın her türlü muayene ve diğer tüm evraklarının tam olduğunu, meydana gelen olayla bir ilgisinin olmadığını belirterek belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... mahkememize sunmuş olduğu 14/02/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; olay günü davacının elinde yaklaşık 1 metre uzunluğunda kılıç ve bir adet de bıçak ile aracının önüne geçerek aracına vurup saldırmaya başladığını, can güvenliğinin tehdit altında olması nedeniyle ve bu saldırıdan kaçıp kurtulmaya çalışırken davacının araç ile duvar arasında sıkıştığını, aracını hiç kıpırdatmadığını, polisi bizzat kendisinin aradığını, kasıtlı olarak davacıya zarar vermek istemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 2022/... E. Sayılı dosyasında davalılar yönünden maddi/manevi tazminat talepleri açısından dosyanın tefrik edilmesine karar verilerek, davalılar yönünden dosyanın iş bu (2023/... E. Sayılı) esasa kaydedilmişti. Mahkememizin 2022/... E. Sayılı dosyasında sigorta şirketi açısından maddi tazminat talepleri yönünden yargılamaya devam edilerek karar verilmiştir.
Kazaya karışan araçların tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır.
Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda; 25/06/2021 tarih ve 2021/... karar sayılı karar ile; sanık ...'ın eylemine uyan suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, eylemin süresi, birden fazla nitelikli hali ihlal ederek kastının yoğunluğu göz önüne alınarak TCK'nın 86/1.maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi olarak görevlendirilen Prof. Dr. ... ve ... 15/12/2022 tarihli raporunda; dosya kapsamında mevcut tutanak, ceza dosyası, tanık beyanları ve tüm belgeler dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, dava konusu olayın bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazası niteliğinde olmadığını belirtmişlerdir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.)
TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Trafik kazaları dayanağını, 2918 sayılı KTK'den alan haksız fiillerdir. 6098 sayılı TBK.nin 49 ve devamı maddelerinde haksız fiillere ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Davacı gerçek kişi olup davasını davalı işleten ve sürücü ile birlikte sigorta şirketine karşı ikame etmiş iken mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden sigorta şirketi yönünden davanın reddine dair karar verildiği, davalılar ... ile ... yönünden manevi/maddi tazminat açısından dosyanın tefrik edilerek iş bu dosya esasına kaydedildiği, bu dosyada sigorta şirketinin davada taraf ehliyetinin kalmadığı, davacı ile davalı ... kardeş olduğu, dosya kapsamında alınan tanık beyanı ile tespit tutanağı, ceza dosyası ve taraf beyanları dikkate alındığında davacı ile araç sürücüsü ... arasında husumet bulunduğunun sabit olduğu, bahse konu kazanın gerçekleştiği gün yolda karşılaştıkları, davacının elinde kılıç ve bıçak bulunduğu, araç içerisinde bulunan ...ın kendisini davacıda bulunan bıçak ve kılıçtan korumak amacıyla davacıyı araç ile duvara sıkıştırdığını beyan ettiği, dosya içerisinde bulunan tutanağın bu durumu doğruladığı, mahkememizce dosyanın dava konusu olayın trafik kazası niteliğinde bulunup bulunmadığı, trafik kazası kavramı içerisinde kabul edilmesi halinde kusur oranlarının tespiti için bir makina mühendisi ile bir sigorta alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, düzenlenen 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "dosya kapsamında mevcut tutanak, ceza dosyası, tanık beyanları ve tüm belgeler dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, dava konusu olayın bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazası niteliğinde olmadığının" tespit edildiği, bir eylemin kaza olarak nitelendirilebilmesi için ani ve dışarıdan etki doğuran bir olay yüzünden, kendi iradesinin sonucu olmaksızın meydana gelmesinin gerektiği, ancak somut olayda kasti bir eylemin varlığının bulunduğu, işleten ve sürücü yönünden talep edilen manevi tazminatın TBK'nin 58 maddesi maddi tazminat taleplerinin ise TBK 49. Maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği bu bakımdan davacının maddi/manevi tazminat taleplerinin mahkememizin görev alanı kapsamında bulunmadığı, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, açılan davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya bakmak görevinin HMK'nin 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılarak, Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30,115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.

1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2023