T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ....
.. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, ... tarihli duruşmasında verilen 4. numaralı ara kararın istinaf incelemesi neticesinde;
Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle: Müvekkilinin ... de % 48 oranın da pay sahibi olduğunu, aile şirketi olarak kurulduğunu, %52 payın ağabeyi Ali Serdar Alanlı ya ait olduğunu, diğer hissedarın müvekkilinin paylarından doğan haklarını kullanmasına engel olduğunu, şirket zararına işlemler yaparak sadece kendi menfaatini sağlayacak işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğini, şirketin hileli yollarla faaliyet raporlarında kasıtlı olarak zarar gösterildiğini ve kar payının dağıtılmasına engel olunduğunu, şirketin tüm imkanlarının diğer ortak tarafından şahsi ve kişisel menfaatleri için kullanıldığını, şirketin bütün iş ve işlemlerinin diğer yönetim kurulu üyesi ve başkanı tarafından yapıldığını, şirketin özen yükümlülüğüne aykırı şekilde yönetildiğini, yapılan ikazların sonuçsuz kaldığını belirterek haklı sebeple.... nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 531. Maddesi uyarınca feshine karar verilmesi, bu talebin kabul görmemesi halinde müvekkilinin davalı şirketten çıkarılmasına karar verilmesine, acilen ve tedbiren davalı şirkete yönetim kayyımı tayin edilmesi, bu talep kabul görmezse denetim kayyımı tayin edilmesini, şirket taşınmazları, araçları ve bankalar ve üçüncü kişiler nezdinde hak ve alacakları dahil kayıtlı tüm malvarlığının üçüncü kişilere devrinin tedbiren yasaklanmasına karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının şirketin kuruluşundan itibaren, aktif ticarette hiçbir zaman yer almadığını, davacı tarafın şirketin kasıtlı olarak zarar uğratıldığı ve ortaklık ilişkisinin yürütülmesinin çekilmez hale geldiği yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, hiçbir zaman davacının bilgi edinme ve inceleme hakkını kullanmak için müvekkili şirkete başvurmadığını, davacı taleplerinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, TTK 531 madde gereği aranan haklı sebeplerin oluşmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin, ayrıca davacı tarafın şirkete kayyum atanması talepleri yönündeki ile şirketin mal varlığının devrini engelleyecek yöndeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece .... tarihli tensip 5 No lu Ara Karar gereğince; şirkete yönetim ve temsil kayyumu atanmasına dair taleplerin reddine karar verildiği, Denetim kayyumu atanması hususundaki talebin deliller toplandıktan sonra karara bağlanmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ... tarihli duruşmada 4 nolu Ara Karar ile " davacı vekilinin dava dilekçesi 4 nolu bendinde yazılı olan ihtiyati tedbir talepleri yönünden daha önce karar verilmediği anlaşılmakla açılan davanın TTK'nun 531.maddesi anlamında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi davası olması bakımından mahkemece alınacak tedbirler kapsamında davalı şirkete ait menkul ve gayrimenkul malların 3.kişilere önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı gayrimenkul malların takbis sisteminden araştırılarak ve yine araç kayıt bilgilerinin sistem üzerinden araştırılarak ve davacı vekilince bilgi verildiğinde kayıtlar üzerine 3.kişilere devir ve temlik edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir uygulanmasına" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; Mahkemenin ... tarihli duruşmasında verilen 4 nolu Ara Karara ilişkin İhtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının açtığı fesih ve tasfiye davasında kanunda aranılan şartların mevcut olmadığını, HMK 383 kapsamında ihtiyati tedbir şartlarının da bulunmadığını, iyi niyet kurallarına aykırı olarak verilen tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, davacı tarafına haklılığını gösterir herhangi bir delil sunmaksızın soyut ve gerçeklikten uzak iddialar ile ihtiyati tedbir talep edildiğini, mahkemenin ihtilafi çözer mahiyetinde tedbir kararı verilemeyeciğinden ve bu aşamada hiç bir delilin bulunmamasından dolayı verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu müvekkili şirkete ait birçok taşınır ve taşınmazın ve makine parkının bulunduğunu şirketin günlük iş ve işlemleri ile ticari faaliyetlerini ihtiyati tedbirden olumsuz etkileneceğini, makina parkı başta olmak üzere yenilenmesi gerektirecek birçok ekipman ve sair taşınırların hurda haline gelmesine sebebiyet verilebileceğini, bununla birlikte tedbirin teminatsız olarak verilmesini de adil yargılanma hakkına açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirkete uğrayabileceği zarar karşılığında davacı tarafın teminat yatırmasının zorunlu olduğunu belirterek mahkemenin 4 nolu ara kararın itirazı kabulü ile istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanatte olması halinde müvekkili şirketin tedbir sebebiyle uğrayabileceği zararların temini için yüksek miktar nakit teminat edilmesini talep etmiştir.
Dava, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda, mahkemece davalı şirket adına kayıtlı gayrimenkul malların ve yine araç üzerine 3.kişilere devir ve temlik edilmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmiş davalı tarafça, bu karar yönelik istinaf talebinde bulunulmuştur.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın şirketin feshini ve bu talebin kabul görmemesi halinde şirketten çıkarılma talebine ilişkin olduğu, davanın mahiyeti itibariyle şirket malvarlığını korunması için önlemin tedbiren alınmasında ve bu suretle mahkemece şirkete ait araç ve taşınmaz kayıtları üzerinden ihtiyati tedbir kararı uygulanmasında, usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, mevcut dosya kapsamı itibariyle, davacının iddialarına yönelik olarak yaklaşık ispat çerçevesinde delil sunulmuş olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK. 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 179,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 99,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf incelemesi aşamasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 29/03/2023