T.C. ... .. .... HUKUK DAİRESİ
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
... HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.../... Esas, ... tarihli ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;
Davacı vekili 16/11/2022 tarihli ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkilini zor durumda bırakarak sürekli fahiş ödemeler talep ettiğini, açılan işbu tazminat davasında aydan aya yapılan zamların davalı şirketin kendi web sitesindeki görüntüler olduğunu, taraflarına kesilen faturalardan da anlaşılacağı üzere yapılan zamların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sunucularının kapatılmasının davacının tüm ticari hayatının durması anlamına geleceğini, talep edilen ödemelere itiraz durumunda veyahut hukuki haklarından olan dava açma hakkını kullandıklarında davalı tarafın, kötü niyetle sunucuları tehdit edercesine kapattığını, davacı şirketin sunucularının 16.11.2022 tarihinde tekrardan davalı tarafça kapatıldığını, müvekkilinin aylardır baskı altında ticari hayatını sürdürdüğünü, ihtiyari tedbir talebinin hukuki mahiyetinin ortaya geri dönülemez bir zararın çıkmasına engel olduğunu, müvekkil şirketin sunucuları kapalı olunca ticari hayatı durduğundan maddi manevi zarara girdiğini, bunun önlenmesi açısından mahkemeden ivedi bir şekilde davalı tarafın müvekkilinin sunuculara erişimini kesmemesi yönünde ihtiyadi tedbir kararı verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu, ivedi bir şekilde sunucuların açılması vemahkemece takdir edilecek belirli bir süre kapatılmaması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 18/11/2022 tarihli ara kararı ile ;Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, buna göre takdiren 10.000,00 TL teminat mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde,davalı tarafa ait,davacının kullandığı sunucuların (Mahkememizce aksi bir karar alınıncaya dek) tedbiren kapatılmamasına ve davacı tarafın kullanımına açılmasına, karar verilmiştir.
Davalı vekili 05/12/2022 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına itiraz dilekçesinde özetle;davacı tarafın dava şartı arabuluculuk yoluna başvurusunda ve son tutanakta sunucular üzerinde erişimin engellenmemesi veya açılmasına gibi bir talebi olmadığından bu konudaki talebin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin gerektiğin, davacı tarafın sunucular üzerinde erişimin engellenmemesi veya açılması talebinin dava konusu ile ilgisi olmadığını, dava konusu olmayan talepler hakkında tedbir kararı verilemeyeceğini, bu talebin reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacı şirkete öde kullan yöntemi ile hizmet sunduğunu, ancak davacının ödemelerini gecikmeli yaptığını ve sözleşme hükümlerini kötüye kullandığının tespit edildiğini, davacının tüm ödemeleri yaptığı iddiasının doğru olmadığını,Ekim ve Kasım 2022 aylarına ilişkin ödeme dekontu da sunulmadığını, ödeme yükümlüğünü yerine getirmeyen şirketin sunucular üzerinde erişimin engellenmemesini talep etmesinin bedelsiz hizmet kullanma amacına dönük olduğunu, davacının ödeme yapmadan tedbir kararı yolu ile kullanıma devam etmeye çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, teminat olarak yatırılan tutarın da çok düşük olup bir aylık hizmet tutarına dahi denk gelmediğini, mahkemenin verdiği 18.11.2022 tarihli davacının kullandığı sunucuların tedbiren kapatılmamasına ve davacı tarafın kullanımına açılmasına şeklindeki tedbir kararının kaldırmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflarca akdedilen 01/02/2015 tarihli ... ... Hizmet Sözleşmesi'ne istinaden davalı tarafça kesilen fatura bedellerinin fahiş olduğu iddiasına dayalı olarak maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça sunulan 16/11/2022 tarihli ihtiyati tedbir talepli beyan dilekçesi ekinde yer alan evraklar incelendiğinde davalı tarafa ait sunucuların davacı tarafça kullanılamadığı kanaatine Mahkemece varıldığı, davacı tarafça sunucuların kullanım bedeline ilişkin dava dilekçesi ekinde yer alan faturalar ve mail yazışmaları da bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafça ödeme yapılmasına devam edildiği takdirde ve davalı tarafça sunucular kapatıldığı takdirde işbu hususun Mahkemece hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilebileceği, kaldı ki sunucuların davalı tarafça kapatıldığı takdirde davacı taraf açısından telafisi güç ve imkansız zararlar doğma ihtimaline binaen,HMK'nın 389. vd. maddelerinin geçici hukuki koruma yolları olduğundan,mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulları oluştuğundan, mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararının hukuka uygun olduğu kanaatine varıldığından, dava değeri de 10.000,00 TL olarak gösterildiğinden, dava değeri miktarı olan 10.000,00 TL bedelli teminat mahkemece yeterli görülerek davalı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına /teminat miktarına itirazının reddine şeklinde karar verilmiştir.
Bu Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, davacı tarafın dava şartı arabuluculuk yoluna başvurusunda ve son tutanakta sunucular üzerinde erişimin engellenmemesi veya açılmasına gibi bir talebi olmadığını, dava konusu olmayan talepler hakkında tedbir kararı verildiğini, Davacı tarafın sunucular üzerinde erişimin engellenmemesi veya açılması talebinin dava konusu ile ilgisi olmadığını, Dava konusu olmayan talepler hakkında tedbir kararı verilemeyeceğini, Mahkemenin 09.11.2022 tarihli ilk kararının da bu doğrultuda olduğunu, Davacı tarafın bu karara karşı istinaf yoluna da başvurmadığını, ödeme yapmayan davacı tarafın tedbir kararı yolu ile hizmet almasının yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilinin davacı şirkete öde kullan yöntemi ile hizmet sunduğunu, davacı şirketinin fatura nedeniyle ödeme yapmaması, ödeme faturasını iade etmesi ve halihazırda şirketten hizmet almaya devam etmesinin bu süreci bedelsiz olarak kullanma niyetini gösterdiğini,davacı tarafa fatura bedelini en geç 15 kasım 2022 tarihine kadar ödemesi, aksi halde sözleşmede geçen fesih hükümleri gereği sözleşmeyi tek taraflı ve ihbarsız feshedeceklerini ve hizmet vermeyi sonlandıracaklarını ve gerekli planlamanın buna göre yapılmasının ihtar edildiğini, davacının Ekim 2022 ayı kullanımına ait KDV dahil 27.558.90 TL’lik faturaya dair hiçbir ödeme yapmadığını, ayrıca Kasım 2022 ayına ilişkin 01.11.2022 tarihli faturaya da iade faturası düzenlediğini ve ödemediğini, davacı şirketinin tüm ödemeleri yaptığı iddiasının doğru olmadığını, ayrıca Davacı şirketi nin aralık 2022 ve ocak 2023 kullanımına ilişkin faturalara dair de hiçbir ödeme yapmadığını, Ödeme yükümlüğünü yerine getirmeyen şirketin sunucular üzerinde erişimin engellenmemesini talep etmesinin bedelsiz hizmet kullanma amacına dönük olduğunu, bu konunun dava konusu bile olmadığını, Dava konusunun sözleşmeye uyulmaması iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkin olduğunu, teminat olarak yatırılan tutarın da çok düşük olup bir aylık hizmet tutarına dahi denk gelmediğini, ihtiyati tedbir ara kararının davacı tarafça kötüye kullanıldığını, Davacı tarafın başka firmalardan da aynı hizmeti alabileceğini, müvekkili şirketçe ücretlerde fahiş artış yapılmadığını, belirterek mahkemenin 15.01.2023 tarihli İhtiyati Tedbir Ara Kararına itirazın reddine ilişkin Kararının kaldırılmasını, tedbir kararının kaldırmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
Dava, taraflarca akdedilen 01/02/2015 tarihli Sunucu Hizmet Sözleşmesi'ne istinaden davalı tarafça kesilen fatura bedellerinin fahiş olduğu iddiasına dayalı olarak açılan maddi tazminat davasında mahkemece verilen 18/11/2022 tarihli; davacının kullandığı sunucuların tedbiren kapatılmamasına ve davacı tarafın kullanımına açılmasına yönelik, ihtiyati tedbir ara kararına itirazın reddi kararına yöneliktir
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı; Taraflar arasında 01/02/2015 tarihli Sunucu Hizmet Sözleşmesi akdedildiği, ancak davalının fahiş ödeme talep ettiği ve talep edilen ödemelere itiraz durumunda veyahut hukuki haklarından olan dava açma hakkını kullandıklarında davalı tarafın, sunucuları tehdit edercesine kapattığını, davacı şirketin sunucularının 16.11.2022 tarihinde tekrardan davalı tarafça kapatıldığını, ileri sürerek sunucuların açılması ve mahkemece takdir edilecek belirli bir süre kapatılmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece ihtiyati tedbir kararı 10.000 TL teminat mukabilinde verilmiş, davalı tarafça bu karara itiraz edilmiş, mahkemece itirazın reddine dair ara karar kurulmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Görüldüğü üzere HMK'da ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartı aranmamakta, yaklaşık olarak ispat yeterli görülmektedir.
Yukarıda izah olunan yasal düzenlemeler gereği; ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, yaklaşık kanaatin neticesinde yaklaşık ispatın yeterli olduğu, ayrıca talep eden için talep edebilme açısından hukuki yararın varlığının şart olduğu, Dava konusu edilen hizmet bedelinin davacı şirketi tarafından fahiş kabul edilmesi nedeniyle, ödememe yapmaması halinde davalı şirketten tedbir yoluyla hizmet almaya devam etmesinin nihai hükmün sonuçlarını doğuracak mahiyette olduğu, davanın konusunun alacak olduğu, ilgili sunuculara erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlık konusu olmadığı,dosya kapsamına göre; sunulu bilgi - belge ve deliller kapsamına göre nihai hükmün sonuçlarını doğuracak biçimde ihtiyati tedbire karar verilemeyeceği, ekonomik mahva ilişkin dosya kapsamından yaklaşık ispata henüz kanaat getirilecek delillerin sunulmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkemenin 15/01/2023 tarihli itirazının reddi kararının kaldırılmasına, davalının ihtiyati tedbire itirazının kabülü ile mahkemenin 18/11/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;
2- ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas, .... tarihli ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddi ara kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
3-Davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının KABULÜ ile 18/11/2022 tarihli tedbir kararının KALDIRILMASINA,
4-Karar gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;
1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi aşamasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-6100 sayılı HMK. 359/4. maddesine göre karar tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 29/03/2023