T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: .../... - .../...

TALEP EDEN: ...

... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...tarih, .../... Esas, .../... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;

İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili dilekçesinde borçluların vadesinde ödemesi gerekli miktarı ödemediğini ve alacağının rehin ile temin edilmiş olmadığını belirterek borçluların borca yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece .... tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile Borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda 297.647,16 TL-TL tutarında ihtiyati haciz konulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı/İhtiyati Hacze İtiraz Eden borçlu ... .... vekili itiraz dilekçesi ile; müvekkilinin kefil olarak imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin 29/12/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile yapılandırılmış olduğunu, bu yapılandırmaya ilişkin yeni kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası ve onayının bulunmadığını, kredi yapılandırmalarının TBK m.133 anlamında yenileme niteliğinde olduğunu, dolayısıyla yapılandırma ile ilk kredi borcu sona ermekte ve yapılandırılan yeni kredi borcu bağımsız bir borç olarak doğmakta olduğunu, bu bakımdan eski kredi borcuna bağlı olarak verilmiş bulunan kefaletlerin de sona ermekte olduğunu, kefalet ilişkisinin devam edebilmesi için ilk sözleşme kefillerinin yapılandırma ile oluşan yeni kredi borcuna da kefil olarak imza koymaları gerektiğini, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz nedeniyle, itirazın İİK 265. Maddesi uyarınca duruşmada değerlendirilmesine karar verildiği, duruşmanın 26/12/2022 tarihli celsede yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkeme tarafından ihtiyati hacze itiraz üzerine açılan duruşma ve inceleme sonunda ; İhtiyati hacze konu alacakta, ihtiyati haciz talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin genel kredi sözleşmesine ilişkin olduğu, genel kredi sözleşmesinin, hesap kat ihtarnamelerinin bu aşamada alacağın varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak belgelerden olduğundan yaklaşık ispat koşulları çerçevesinde İİK'nın 257/1.maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesinin usul ve esasa aykırı olmadığı, Ayrıca İİK 265. maddesinde göre borçluların ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine, teminata itiraz edebileceği, İtiraz edenin itirazlarının İİK 265. maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında yer almadığı gerekçesi ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf talebinde;müvekkilinin kefil olarak imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin 29/12/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi ile yapılandırıldığını, bu yapılandırmaya ilişkin yeni Kredi Sözleşmesinde müvekkilininin imzası ve onayının bulunmadığını, kredi yapılandırmalarının TBK m.133 anlamında yenileme niteliğinde olduğunu, dolayısıyla yapılandırma ile ilk kredi borcunun sona erdiğini, eski kredi borcuna bağlı olarak verilmiş bulunan kefaletlerin de sona erdiğini, bu durumda müvekkilin borçtan sorumlu olduğundan söz edilemeyeceğini, bu nedenle borçtan da sorumlu olamayacağını ve ihtiyati haczin yerinde olmadığını itirazlarının İİK 265. madde hükmünde düzenlenen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ilişkin olduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin itirazın reddi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dava; ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde ve ihtiyati hacze yönelik verilen kararda açıklanan gerekçenin hukuka ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın sunduğu kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı ve sunulan belgeler ile davalı tarafın müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmenin devam ettiği, davalının kefilliğinin sona erdiğinin ispatlanamadığı, itirazların İİK'nın 265.maddesinde düzenlenen itiraz sebepleri arasında yer almadığı, İİK'nun 294/3 maddesi hükmü ile davacı tarafın iddiaları ve yaklaşık ispatın gerçekleştiği nazara alınarak verilen mahkeme kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli istinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-Kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. 29/03/2023