T.C. ... BAM .... HUKUK DAİRESİ
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
.... HUKUK DAİRESİ
İSTİNAF KARARI
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: .../...Esas
DAVACI: ... (...)
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR:
1-) ....
VEKİLİ: ...
2-) ... (...)
...
3-) ... (...)
...
4-) ... (...)
...
Davalılar vekilleri tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatifin usulsüz yönetim kurulu kararı doğrultusunda .... tarihinde kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, müvekkiline satılmış olan ve davalı kooperatif içerisinde bulunan .... taşınmazın ....tarihinde ferdileştirme yoluyla davacının komşusu ve kooperatif üyesi olan bu anlamıyla 4721 sayılı Medeni Kanunun 2. ve 3. maddesine aykırı hareket eden ...'a devredildiğini, müvekkili tarafından üyelikten ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemiyle dava açıldığını ve ... .... ... Hukuk Mahkemesinin .../... E., .../... K. sayılı ilamı neticesinde ihraç kararının iptal edildiğini ve anılan kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinden yalnızca 3 ay sonra dava konusu taşınmazın ... tarafından ... tarihinde babası ...'a, bundan sadece 1,5 ay sonra da .... tarihinde ... tarafından, eşi ...'a, intifa hakkı saklı tutularak devredildiğini, tüm devir işlemlerinin "iyi niyetli üçüncü kişi" algısı yaratılmak maksadıyla muvazaalı olarak ve iyi niyet kurallarına aykırı yapıldığını, tüm bu süreçte davacının kooperatife ödediği taşınmaz bedelinin de iade edilmediğini, bununla aynı kooperatif içerisinde bulunan .... bölümün koopertif mülkiyetine alındığını, aradan geçen 18 yılda müvekkilinin alacağı ve zararları ödenmediği gibi .... bağımsız bölümden elde edilen kazançların da kooperatif tarafından kullanıldığını ileri sürerek öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu .... bağımsız bölüm ile müvekkilin zararlarının güvence altına alınabilmesi için davalı kooperatife ait .... bağımsız bölümün 3. kişilere devrinin önlenmesi için tedbir konulmasına, .... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalı kooperatifin tasfiye işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulmasına, yapılacak yargılama sonunda dava konusu ... nolu bağımsız bölüm yönünden davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı ... lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının kaldırılmasına, davacının, dava konusu taşınmazı ... yılından bu yana kullanmasının ve semerelerinden faydalanmasının engellenmiş olması nedeniyle uğradığı zarar ile mahrum kalınan karın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, tapu iptal ve davacı adına tescil talebine dair aksi kanaat oluşacak ise dava konusu taşınmazın güncel rayiç bedeli ile taşınmazdaki değer artışının tespit edilerek dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalılardan tahsiline, bu halde de, davacının, dava konusu taşınmazı ... yılından bu yana kullanmasının ve semerelerinden faydalanmasının engellenmiş olması nedeniyle uğradığı zarar ile mahrum kalınan karın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece .... tarihli ara karar ile davanın mahiyeti, tedbir talep olunan taşınmazların dava konusunu teşkil ettiği, devri halinde telafisi imkansız sonuçların doğabileceği, devrin önlenmesi hususunda tedbir kararı verilmesi için 6100 sayılı HMK'nun 389. ve 390/3. maddesi gereğince aranan şartların oluştuğu gerekçesiyle, dava konusu taşınmazların mahkemece değerinin tespitine müteakiben harç ve teminat tutarı yönünden yeniden değerlendirilmek üzere davalılar adına kayıtlı olması ve tedbir talep harcı ile dava değeri olan 60.000 TL'nin %20'si oranında (12.000 TL) teminat yatırılması halinde .... bölüm nolu ve .... bağımsız bölüm nolu taşınmazların 3.kişilere devrinin önlemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Davalı kooperatif vekili .... tarihli dilekçe ile tedbir kararının HMK m.389 hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, teminat miktarının düşük olduğunu belirterek tebdir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... vekili .... tarihli dilekçe ile davalı kooperatiften pazalık usulü ihale ile müvekkili ...'a yapılan hisse devri ve sonrasında yapılan satışların gerçek olduğunu savunarak tebdir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece davalılar vekillerinin tedbir kararına itirazı üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde ... tarihli ara karar ile tapu iptali ve tescili istemli açılan davada tedbire konu taşınmazların davanın konusu teşkil etmesi ve HMK.nın 389 madde koşullarının mevcut olması dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı verildiği, verilen tedbir kararının ve belirlenen teminat tutarlarının dosya kapsamına uygun olduğu, ihtiyati tedbir kararının verilme koşullarında herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle, davalı kooperatif vekili ile davalılar ... ... ve ... vekillerinin itirazının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İstinaf talebinde bulunan davalı kooperatif vekili, davanın, davalı ... adına kayıtlı bulunan .... bağımsız bölüme ilişkin tapunun iptali davası olup bu taşınmaz ile ilgili olarak tapuda ihtiyati tedbir konulduğunu, davacının doğacak zararlarının tazmini için müvekkili kooperatif adına kayıtlı bulunan .... bağımsız bölüme de ihtiyati tedbir konulmasının hukuka aykırı olduğunu, teminat miktarının da düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasındaki hisse devri ve satış işlemelerinin gerçek bir satış olup müvekkillerine husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, davacının ancak ve ancak kooperatif üyeliğinden haksız ihraç nedeniyle diğer davalı kooperatife karşı tazminat talebinde bulunabileceğini, tebdir kararının deliller toplanmadan davacının iddialarına istinaden verildiğini, tedbir koşullarının oluşmadığını, taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek eksik harcın ikmali gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Davacı, kooperatif üyeliğinden haksız olarak ihraç edildiğini ve kendisine ait olan bağımsız bölümün kooperatif tarafından hukuka aykırı olarak ...'a devredildiğini, ... tarafından da muvazaalı olarak ...'a ve daha sonra da ...'a devredildiğini, üyelikten ihraç kararının iptaline karar verildiğini ileri sürerek bağımsız bölüme ilişkin olarak tapu iptali ile tescili, bu talep kabul edilmez ise tazminata hükmedilmesini ve uğradığı zarar ile mahrum kalınan karın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davacının talebine istinaden davalı kooperatif adına kayıtlı ... bağımsız bölüm ile davalı ... adına kayıtlı .... bağımsız bölüm nolu taşınmazların 3.kişilere devrinin önlemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi, 389. madde başlığında "Geçici Hukuki Korumalar" olarak vasıflandırılış ve aynı maddenin birinci fıkrasında “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar ile takip edilmesi ve yapılması gerekli usul işlemleri açıklanmıştır.
6100 sayılı HMK m. 390/3 hükmünde tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu ifade edilmiştir. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390/3 hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
1-) Davalı kooperatif vekilinin istinaf nedenlerinin yapılan incelemesinde;
Somut olayda her ne kadar mahkemece davalı kooperatif adına kayıtlı .... bağımsız bölüm üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmiş ise de, tedbir konulan taşınmazın dava konusu olmadığı, tapu iptali ve tescili talep edilen taşınmazın .... bağımsız bölüme ilişkin olduğu nazara alındığında uyuşmazlık konusu olmayan taşınmaz hakkında tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece, davalı kooperatifin itirazının kabulü ile konulan tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenle, davalı kooperatif vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin .... tarihli ara kararının kaldırılarak davalı kooperatif vekilinin itirazının kabulüne dair yeninden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
2-) Davalılar ..., ..., ... vekilinin istinaf nedenlerinin yapılan incelemesinde;
... .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından .../...Esas, .../... Karar sayılı dosyada davacı tarafın davalı kooperatiften .... yönetim kurulu kararı ile ihracına dair verilen kararının iptaline karar verildiği ve kararın temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde onanmasına karar verildiği, davacının ihraç kararı öncesi dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürüldüğü nazara alındığında aynı ihtilaflı olan taşınmaz hakkında verilen ihtiyati tedbir kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediği anlaşılmakla, davalılar ..., ..., ... vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince davalılar ..., ..., ...'ın ihtiyati tedbire itirazlarının reddine dair .... tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup davalılar ..., ..., ... vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I-) Davalılar ..., ..., ... vekilinin ilk derece mahkemesinin .... tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
II-) Davalı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu Körfez Konut Yapı Kooperatifi vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, ilk derece mahkemesinin 16/12/2022 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre;
1-) Davalı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu Körfez Konut Yapı Kooperatifi vekilinin itirazının kabulü ile .... tarihli karar ile davalı kooperatife ait .... bağımsız bölüme ilişkin verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,
2-) Davalılar ..., ..., ... vekilinin .... tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının reddine,
3-) Karar gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
III-) İstinaf başvurusu kabul edilen davalı .... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
IV) İstinaf başvurusu reddedilen diğer davalılardan istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
V-) İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek esas kararla birlikte dikkate alınmasına,
VI-) Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ....