T.C. ... ... ... HUKUK DAİRESİ

EDEN/ALACAKLI: ... (...)

TALEP KONUSU: İhtiyati Haciz

Alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:

İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkilinin ... düzenleme, ... vade tarihli 2.400.000 TL miktarlı senettin son cirantası olduğunu, senedin vade tarihinde ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 490.000 TL için borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, .... tarihli karar ile %15 teminat karşılığında borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine borca yetecek miktarda 490.000,00 TL tutarında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
... vekili .... tarihli ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde, ihtiyati haciz kararına konu senedin kefil sıfatıyla müvekkili tarafından imzalanmamış olup senet üzerinde bulunan imza müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle atılmış olduğunu, bu senede dayanarak ... ... İcra Dairesi'nin .../... E. sayılı dosya üzerinden müvekkili aleyhine girişilen takibe yasal süresi içerisinde itirazda edildiğini, .... Cumhuriyet Başsavcılığına resmi belgede sahtecilikten suç duyurusunda bulunduklarını savunarak ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiş olup borçlu vekili .... tarihli dilekçesinde de, ihtiyati haciz başvurularında yetkili mahkemenin aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın ikametgahın bulunduğu yer mahkemesi olup müvekkilinin ikametgah adresinin "....i" olduğundan yetkili mahkemenin .... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu savunmuştur.

Mahkemece borçlu vekilinin itirazı üzerine... tarihli ek karar ile, ihtiyati haciz talep edenin yerleşim yerinin İstanbul olduğu, Uyap sistemi üzerinden yapılan kontrollerde borçlu ...'ın, ihtiyati hacze itiraz eden ...'ın, bononun arka suretinde isimleri yer alan ...'nin, ...'ın, ...'in yerleşim yerlerinin hiçbirisinin Bursa olmadığı tespit edildiğinden, bu nedenle bonoda düzenleme yeri ''...'' olarak belirtilmiş ise de yetki sözleşmesinin de ihtiyati hacze itiraz eden ... yönünden bağlayıcılık kazanmayacağı, mahkemenin yetkisiz olup bu kapsamda ihtiyati hacze itiraz edenin yetki itirazının kabulü ile ihtiyati hacze itiraz eden yönünden verilen ihtiyati hacze kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İstinaf talebinde bulunan alacaklı vekili, yetki itirazının ilk itirazlardan olup borçlu vekilinin .... tarihli dilekçesine yetkiye itirazda bulunmadığını, mahkemenin yetkisinin kesinleştiği halde mahkemece yetkisizlik kararı verildiğini, bonoya dayalı takiplerde kesin yetki kuralının bulunmadığı gibi birden çok yetki kuralı bulunduğunu, bu nedenle alacaklının yetkili yerlerden birini tercih ederek dava açabileceğini, davanın yetkili yerde açıldığını, bononun düzenlendiği yerin yetkili yerlerden biri olduğunu, yetkisilik kararının verilmesi kabul görse dahi mahkemenin yetkili yer mahkemesini belirterek dosyanın gönderilmesine dair karar vermesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz eden borçlu vekili istinafa cevap dilekçesinde, .... tarihli ihtiyati haciz kararına karşı .... tarihli dilekçemiz ile süresinde yetkili mahkemede de gösterilerek yetki itirazında bulunulduğunu, ihtiyati haciz kurumunun dava olmayı geçici hukuki koruma olduğundan sunulan dilekçenin cevap dilekçesi olmayıp 2004 sayılı İİK.'nın 265. maddesi gereği itiraz dilekçesi olduğunu ve İİK'da 7 günlük süre dışında itirazın ne şekilde yapılacağına ilişkin ayrıca bir düzenleme bulunmadığını, itirazı düzenleyen maddede yetki itirazının kabul edilmesi durumunda dosyanın yetkili mahkemeye gönderileceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde;
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin olup mahkemece itirazın kabulü ile ihtiyati hacze itiraz eden yönünden ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Alacaklı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlık, yetki itirazının geçerli olup olmadığı ve mahkemenin yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İİK’nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz süresi borçlunun huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının tebliği tarihinden itibaren başlayarak 7 günlük süreye tabi olup somut olayda haciz tutanağının tebliğine yönelik her hangi bir bilgi ve belge bulunmadığından itirazın süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca mahkemece dosyaya iki ayrı itiraz dilekçesi sunulduğu ve ilk dilekçede yetki itirazında bulunulmayıp ikinci dilekçede yetki itirazında bulunulduğu, her iki dilekçenin de itiraz süresinde olduğu anlaşılmakla borçlu vekilince süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuş olup alacaklı vekilinin bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
İİK'nın 258 maddesi uyarınca alacak davası açılmadan önce talep edilen ihtiyati hacze, İİK. 50 maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. İİK'nın 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bonoya dayanan alacaklarda borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemeden, tarafların tacir olması halinde bonoda öngörülen yetkili mahkemeden, bonoda gösterilen ödeme yerindeki mahkemeden, bonoda ödeme yeri gösterilmemişse bononun düzenlendiği yerdeki mahkemeden ihtiyati haciz istenebilir.
Dosyaya sureti sunulan talebe dayanak bononun, ... düzenleme tarihli, .... ödeme tarihli, 2.400.000 TL bedelli borçlu ... tarafından ... lehine keşide edildiği, ... ... ...'un avalist olduğu, ilk cirantanın lehtar olduğu, ...'ın cirosunun bulunduğu ve ...'in son ciranta olduğu, ödeme yerinin "...Pendik/İstanbul" olarak gösterildiği, düzenleme yerinin Bursa olduğu, ihtilaf halinde Bursa Mahkemelerinin yetkili olduğunun öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Bonoda her ne kadar yetki kaydı bulunmakta ise de gerek lehdarın gerekse alacaklının tacir olduklarına ilişkin dosya kapsamında bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Bu nedenle yetki kaydı geçerli değildir. Bonoda yer alan borçluların yerleşim yerine göre mahkemenin yetkisiz olduğu, ödeme yerinin İstanbul olarak gösterildiği anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemeden talep edilmesi nedeniyle itiraz üzerine ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu, alacaklı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

1-) Alacaklı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) İstinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf eden alacaklı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
...

...
Başkan
...