ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"
"
ADANA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı ..., ... Mahallesi Metro Güzergahı Bulvarı ... Plaza No:... Seyhan Adana adresinde bulunan davalıya ait ... ŞUBESİ'nin tadilat ve dekorasyon projesi için anlaştığını, bu anlaşma sonrasından malzeme ve işçilik ücretleri ile masraflar müvekkili tarafından ödenerek bütün tadilat ve dekorasyon işleri tamamlandığını, proje bitiminde işyeri eksiksiz olarak davalı ...'a teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalıya ait ... ŞUBESİ'de yapılan işlerin karşılığından 390.000,01 TL bedelli, 30/03/2022 tarihli, ... numaralı ve 216.139,48 TL bedelli, 30/06/2022 tarihli, ... numaralı faturalar düzenlendiğini, işbu faturalar ... aracılığıyla ... ve ... gönderi numaralı postayla davalının adresine gönderildiğini, faturalar davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafça faturalara ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı borçlunun verilen bu faturalara ve içeriğine TTK 21/2 '' Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. '' hükmünde belirtilen süre içinde itirazda bulunmadığından fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, davalı, müvekkili tarafından kesilen işbu iki faturadan 30/03/2022 tarihli olan faturann ödemesini yaptığını, ancak, 216.139,48 TL bedelli, 30/06/2022 tarihli, ... numaralı fatura için herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkili tarafından verilen hizmete karşılık davalının ödeme yapmaması sonucu, 216.139,48 TL bedelli, 30/06/2022 tarihli, ... numaralı faturanın davalıdan tahsili sağlamak amacıyla işbu davaya konu olan Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve dayanaksız bir şekilde başlatılan bu takibe itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, dava konusu verilen hizmete karşılık ödenmeyen fatura bedelinin açık olmasına karşın, borçlunun bu itirazı haksız ve icranın kötü niyetle durdurulması amaçlı olup, bu nedenle iptali gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve dayanaksız işbu itirazların iptalini ve lehine alacağının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, Haksız yapılan itirazdan dolayı davalı borçlu aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, Adana 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir.
1. 6102 sayılı TTK’nun ilgili hükümleri şu şekildedir:
Madde 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
Öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.
(2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.
Madde 11- (1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, ibaresi Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.
(3) Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir.
2. 6100 sayılı HMK 2. maddesi şu hükmü içermektedir:
Madde 2- (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.
3.1 Ticari işletme, nispi ticari dava kavramının temel kriteridir. Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacir sıfatını taşımaktadır (TTK m 12/1). Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı (Değişiklik öncesi Bakanlar Kurulu) kararıyla belirlenmektedir. Buna göre bir gerçek kişinin tacir kabul edilebilmesi için öncelikle ticari faaliyetini icra ettiği işletmesinin bulunması gerekmektedir.
3.2 Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bir husustan kaynaklanması veya TTK 4. maddesinde belirtilen konulara (mutlak ticari dava) ilişkin olması gerekir. Bu nitelikte olmayan malvarlığı haklarına ilişkin davayı yargılama görevi; 6100 sayılı HMK 2 ve 6102 sayılı TTK 4-5. maddeleri gereğince asliye hukuk mahkemelerine aittir. Görev dava şartıdır ve davanın her safhasında re'sen dikkate alınır (6100 sayılı HMK madde 114/c, 115). Somut olayda davanın tarafları olan takip/dava konusu alacaklı ... ve borçlusu ...'ın vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Davacı tarafça dosyaya sunulan dava konusuna ilişkin fatura incelendiğinde; fatura düzenleyen tarafın ... olduğu, adına fatura düzenlenen tarafın davalı ... olduğu görülmüş, dava dilekçesinde davalıya ait olduğu belirtilen Diş Sağlığı Polikliniği Şubesi'nin tadilat ve dekorasyon işlemlerinin üstlenilmiş olduğu belirtilmiştir. Buna göre, uyuşmazlığın taraflarından davalı diş hekimi olup, dosya içine alınan belgelerden gerçek kişi tacir sıfatının da bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu açıdan bakıldığında davalı tacir sıfatını taşımamaktadır. Takip/dava konusu alacak TTK’na göre mutlak ticari dava vasfı da taşımamaktadır. Bu nedenlerle somut davayı yargılama görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE,
2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE gönderilmesine,
3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına;
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.19/04/2023