ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/67 Esas - 2023/191
GEREKÇELİ KARAR
ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... nolu hasar ve rücu dosyalarına istinaden 3. şahsa ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı ... aleyhine İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalı tarafın takip dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini, icra takip işlemlerinin durduğunu, davalı ...'e ait ... plaka aracın ... numaralı ve 04/05/2020-04/05/2021 vade tarihli Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile müvekkili ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalı olduğunu, ... plakalı aracın 11/08/2020 tarihinde park halinde bulunan ... ve ... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, aracın maliki ... 'in işleten sıfatıyla sorumlu olduğunu, araçların uğradığı zararların tazmini için müvekkil şirketin 10.405,40 TL ödeme yaptığını, davalının takibe, asıl alacağa, faize ve tüm ferrilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptalini, İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibinin devamını, davalı alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinin davalı üzerine bırakılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı, ... Sigorta A.Ş Müdürlüğü, İstanbul Anadolu 15. İcra Müdürlüğü ve Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına karşı açılmış rücuen tazminat davasıdır.
28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. Maddesinin (1) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaşlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73.maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında, anılan kanunun 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı davalıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucunda dava dışı üçüncü kişiye yapılan ödeme yapıldığı, davalı sigortalıya ait aracın sürücüsü hiçbir zorunluluk hali mevcut değilken olay yerini terk ettiğinden kaza tutanağı ve alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 95/2.maddesi ve Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4/f bendine göre sigortacının sigortalısına rücu hakkının bulunduğundan bahisle zarar gören üçüncü kişiye yapılan ödeme tutarı bakımından başlatılan ilamsız icra takibine konu borca yönelik davalı takip borçlusu sigortalının itirazının iptali davası niteliğinde olduğu, uyuzmazlığın esasen gerçek kişi davacı adına trafik sicilinde kayıtlı olup kullanım amacı "hususi" nitelikte olan araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası Poliçesi sözleşmesine dayandığı, bu itibarla uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2.maddesi kapsamında tüketici işlemi niteliğinde olduğu, dolayısıyla aynı kanunun 73.maddesine göre uyuşmazlığın çözüm yeri tüketici mahkemesi olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/05/2023