ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ADANA
GEREKÇELİ KARAR
KARAR NO: 2023/207
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALILAR:
1-...
2- ...
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.11.2021 tarihinde işleteni ... Şti olan ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile sürücü ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararlarının tazmini amacıyla Kozan 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden davanın açıldığını, müvekkilinin yaşadığı ve halen yaşamaya devam ettiği sıkıntıların telafisinin mümkün olamasa da müvekkilinin bir nebze rahatlatmak için manevi tazminatı talep etmelerinin zorunlu olduğunu belirterek davanın ve adli yardım taleplerinin kabulüne, 500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar herhangi bir savunmada bulunmamışlardır.
Dava ilk olarak Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ve mahkemenin 2022/... esas 2022/... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmiştir.
Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında; 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu Başkanlığı'nın 07.07.2021 tarih ve 608 karar nolu kararı ile; Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün yeni kurulan (Alanya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Manisa, Muğla Sakarya ve Tekirdağ) Asliye Ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan (Adana, Ankara, Ankara Batı, Antalya, Bakırköy, Bursa, Denizli, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gebze, İskenderun, İstanbul, İstanbul Anadolu, İzmir, Karşıyaka, Kayseri, Kocaeli, Konya, Mersin, Samsun, Şanlıurfa ve Trabzon) Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı çevrelerinin belirlenmesi teklifine ilişkin 30/06/2021 tarihli ve E.21646783-668-13369 sayılı yazısı görüşülerek Adana Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Adana ilinin mülki sınırları olarak belirlendiği, iş bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, eldeki davanın 25/04/2022 tarihinde açıldığı, davalılardan birinin ticari şirket olması, davacının dava dilekçesinde ki beyanıyla kazanın ticari işin gerçekleştirildiği sırada meydana gelmiş olması, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine, dosyanın Adana Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.)
TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Trafik kazaları dayanağını, 2918 sayılı KTK'den alan haksız fiillerdir. 6098 sayılı TBK.nin 49 ve devamı maddelerinde haksız fiillere ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Davacı gerçek kişi olup davasını davalı sürücü ile birlikte diğer davalı araç sahibi ...'ne karşı ikame etmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenler ile: işleten/sürücü yönünden talep edilen manevi tazminatın TBK'nin 58 maddesi gereğince değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar Kozan Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından diğer davalı şirketin tacir olduğundan bahisle uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesi ile görevsizlik verilmiş ise de, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, bu bakımdan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, nispi ticari dava olabilmesi için ise her iki tarafın tacir ve ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlık bulunmasının gerektiği bu haliyle açılan davanın mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya bakmak görevinin HMK'nin 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu kanaatine varılarak, Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur.
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin KOZAN ASLİYE HUKUK (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
4-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde; 6100 sayılı HMK'nın 21/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK'nun 22/2maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
5-Kararın mahkememizce taraf veya vekillerine TEBLİĞİNE,
6-Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 21/1-c maddesi delaletiyle, 114/1+c maddesi yollamasıyla 6100 sayılı HMK.'nun 115/1-2 maddesi gereğince; 6100 sayılı HMK'nun 341/1-a,342 ve 345.maddeleri gereğince mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE mahkememiz veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ NE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere karar verildi. 17/05/2023