Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)

Mahkememizde görülen Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davası yargılamasının sonunda,

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası'na ait ... çek seri nolu 31/01/2023 tarihli 14.000,00 TL bedelli çekin kaybolduğunu, çekin vadesinin henüz gelmemesinden dolayı karşılığının bankadan tahsil edilme imkanı bulunmadığını, çekin bankadan tahsil edilmesini engellemek ve kendisine ait firmanın ve çeki keşide eden müşterilerinin zarar görmesini önlemek için çek üzerine ödeme yasağı konulması gerektiğini belirterek açmış olduğu davanın kabulüne ve dava konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 651.md gereğince; kıymetli evrak zayi olduğu takdirde, mahkeme tarafından iptaline karar verilebilir. Kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. 653.maddede, çeşitli kıymetli evraka ilişkin özel hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. TTK'nın 657. Maddesinde nama yazılı senetlerin iptali, 661 vd. Maddelerinde hamiline yazılı senetlerin iptali düzenlenmiştir. TTK'nın 818/1-S maddesinde çekler için, 778/1-I maddesinde de bonolar için, TTK'nın poliçeye ilişkin 757 vd. maddelerine atıf yapılmıştır.
16/01/2023 tarihli tensip zaptı ile birlikte davacıya Ticaret Sicili Gazetesinde yapılacak ilan ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 550,00 TL gider avansından dosyada bulunan 340,00 TL nin mahsubu ile bakiye 210,00 TL gider avansını depo etmesi için 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin sürenin hüküm ve sonuçları ihtar edilmiştir. Tensip zaptı davacıya tebliğ edilmiş, ancak gider avansı kesin süre içerisinde depo edilmemiştir.
HMK'nun dava şartlarını düzenlendiği 114/g fıkrasında "davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması gerekir" denmiş olup davacı taraf verilen kesin süre içerisinde yatırması gereken gider avansını yatırmamıştır.
HMK.nun 115. maddesinde ise; "Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunu tamamlaması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." denmektedir.

HMK'nın 320/1 md. gereğince; basit yargılama usulüne tabi davalarda, mümkün olan hâllerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebilir. Davanın hasımsız olduğu, savunma alınmasını yada tahkikatı gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından dosya üzerinden karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; HMK'nun 114/1-g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu durumda davanın HMK'nun 115. Maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1-Davanın, dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair HMK.'nun 345.md. gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 29/05/2023