ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO: 2023/409
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... - ....
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI:... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı firma arasında 08/10/2022 tarihinde ticari amaçla "... Satış ve Garanti Sözleşmesi" akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından müvekkili şirkete bir adet soğuk başlık, bir adet buz başlık ve bir adet ... ... teslim edildiğini, 31/08/2022 tarihinde taraflar arasında yapılan görüşme anında 5.000 TL kapora tutarının ve 08/10/2022 tarihinde cihazın teslimatı anında 25.000 TL lik tutarın yine müvekkili şirket tarafından ... hesabına havale edildiğini, cihazın toplam satış bedelinin 190.000,00 TL olup, bu havalelerden sonra geriye kalan 160.000 tL tutar için 16 eşit taksit ile senet düzenlenmiş ve müvekkili şirket tarafından her ayın 8'inde düzenli olarak ...na ödeme yapıldığını, bu tarihe kadar 08/11/2022, 08/12/2022,08/01/2023, 08/02/2023 ve 08/03/2023tediye tarihli her biri 10.000,00 TL tutarlı senetlerin düzenli olarak ödendiğini, sözleşmenin imzalanmasının akabinde çok geçmeden sözleşme konusu ... ... lazer epilasyon cihazında çeşitli arızalra meydana geldiğini, müvekkili şirketin davalı firma yetkilileri ile iletişime geçerek arıza bildirdiğini ve 07/12/2022 tarihinde ürünün motor değişimi yapıldığını, 06/01/2023 tarihinde makine başlığı arızalandığını, sözleşmenin garanti koşulları başlıklı 5.maddesinde; belirtilen cihaz/cihazların kullanıcı tarafından yanlış veya darbe olması sebebiyle ortaya çıkabilecek zararlar dışında kalan durumlarda ... Teknoloji tarafından 24 ay garanti taahhüt edildiğini, satın alınan üründen yaralanmayı sürekli olarak imkansız kılan arızalar neticesinde işbu sözleşme ve garanti hükümleri kapsamında davalı firma yetkilileriyle tekrar iletişime geçilerek servis hizmeti alınmak üzere arızalı ürün başlığının davalı firmaya yollanmış ancak söz konusu ürünün müvekkili şirket tarafından tekrar teslim alındığında tamir edilmediği ve müvekkili şirkete ait olmayan başlığın gönderildiğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin davalı firma ile iletişime geçmeye çalışsa da sağlıklı ve yeterli bilgi alabileceği bir muhattap bulamadığından ve bir sonuç alamadığından, davalı firmada bulunan ürünün tamir edilmesi, alındığından beri devamlı olarak arıza çıkartması nedeniyle sıfırıyla değiştirilmesi için noter marifetiyle Beyoğlu 28.Noterliği ... yevmiye nolu 25/01/2023 tarihli ihtarname gönderildiğini, sorunun çözülmesi istenmiş lakin firma tarafından herhangi bir dönüş yapılmamış ve tüm taleplerinin reddedilmiş sayıldığını, müvekkili şirketin aldığı tarihten itibaren efektif olarak kullanılamamasının müvekkili şirket nezdinde maddi ve manevi büyük kayıplara neden olduğunu, kaldı ki müvekkili şirketin bu tarihe kadar yararlanma sağlayamadığı cihaz için ödemeler yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin randevularının iptal olduğundan bahisle lazer epilasyon cihaz satış bedelinin iadesine, temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesine, müvekkili şirketin ticari hayatını ekonomik anlamda sekteye uğraması nedeniyle 25.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın 08/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf sıfatı yokluğunda husumet itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin işbu dava ticari satım sonrası bir türk lirası dahi ücret almadığını, ...'in müvekkili şirketin bir çalışanı veya temsilcisi olmadığını, aynı şekilde ... Medikal Ltd. Şti ile müvekkili davalı şirket arasında bayilik veya satış temsilciliği sözleşmesi gibi herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu ... Satış ve Garanti Sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından imzalanmadığını, bu geçersiz sözleşmeye dayanarak müvekkili şirkete husumetin atfedilemeyeceğini, müvekkili şirketin üretici firma olması sebebiyle kurulm ve teslimat kapsamında hizmet sunduğunu, teslim tutanağı başlıklı belge incelendiğinde teslimat ve kurulum hizmetinin eksiksiz yapıldığının görüldüğünü, bu sebeple müvekkili şirketi işbu dava kapsamında sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafın malın ayıplı olduğunun teslim sırasında açıkça belli olduğunu farketmiş ise 2 gün içinde durumu cihazı satın aldığı ... Medikal Ltd. Şti'ne ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli olmayan bir ayıp olduğunu iddia ediyor ise de cihazı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkmışsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde cihazı satın aldığı ... Medikal Ltd. Şti ne ihbar etmesi gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik huzurdaki davanın sıfat yoksunluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve yersiz olarak açılan işbu davanın esastan reddine, mezkur davanın ... Medikal Ltd. Şti ve ...'e ihbar edilmesine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA ve GEREKÇE:
Mahkememizce, davalı şirkete müzekkere yazılmış olup, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden dava konusuna ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabının incelenmesinde; davacı ...'in 2021,2022 ve 2023 yılı işletme (2.sınıf tüccar) hesabına göre defter tuttuğu, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu 3/a maddesinde belirtildiği üzere esnaf olduğu, mükellefin defter beyan sisteminde "işletme" olarak defter tutacağı belirtilmiştir.
Dava dosyasına ilişik 2023/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 3.120,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1 maddesinde;"Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1 maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, "her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları'' olarak tanımlanmıştır. Bu maddede nispi ticari dava ticari işletme kavramı ile tanımlanmış olduğundan, öncelikle ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususu değerlendirilmelidir.
TTK'nun 11.maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin devamlı ve bağımsız şekilde yürüttüğü işletmedir. Yine ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir şeklinde tanımlanmış ve açıklanmıştır. Bu durumda ticari işletmeden bahsedilebilmesi için, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyet, bu faaliyetin devamlı olması ve bu faaliyetin bağımsız yürütülmesi gerekmektedir.Esnaf işletmesi sınırının ne olduğu ise, TTK'nun 11/2. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, sınır Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak kararname ile belirtilecektir. Bu kriterin neyi ifade ettiği hususu TTK'nun 15. maddesinde yer alan esnaf kavramı ile açıklanıp anlaşılabilir. Buna göre; İster gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararname de gösterilen sınırı aşmayan sanat ve ticaretle uğraşan kişi '' esnaf '' olarak adlandırılmıştır.
Somut olayda, davanın ayıplı mal iddiasına dayalı bedel iadesi talebine ilişkin olduğu ve mutlak ticari davalardan olmadığı, davalının ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabına göre 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu 3/a maddesinde belirtildiği üzere esnaf olduğu, davacının defter beyan sisteminde "işletme" olarak defter tuttuğu, bu nedenle davalının gerçek kişi tacir olmadığı, davanın mutlak ya da nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, görevli mahkemenin ise, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi ;'' Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' hükümleri uyarınca, eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığı anlaşılmakla HMK.'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin (suç üstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti dahil) görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, tarafların yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/07/2023