BURSA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....
BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
GEREKÇELİ İSTİNAF KARARI
DAVACI: ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI:
1-....
DAVALI:
2-....
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 22/2 maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dairemize gönderilen dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu incelendi. Gereği görüşüldü:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .... .... Makina İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait .... plakalı aracın 01.10.2021 tarihinde %100 kusurlu sürücü sevk ve idaresindeyken müvekkil şirkete .... no’lu poliçe numarası ile kasko sigortalı bulunan .... plakalı araca kusurlu bir şekilde çarparak sigortalı araç nezdinde hasar meydana getirdiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkili şirkete kasko sigortası ile sigortalı ....plakalı aracın maddi hasara uğradığını, sigortalı araçta kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının davalının %100 lük kusuruna tekabül eden kısmının tamamı olan 8.075,00 TL müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalıya ait .... plakalı aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, kaza sonucunda oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... 2. İcra Müdürlüğü'nün ..../.... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatıldığını, davalının süresi içerisindeki itirazı ile takibin durduğunu, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı şirketin itirazının iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını, ayrıca davalı şirket aleyhine %20 den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVANIN AÇILDIĞI MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:
Dava, .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..../.... Esas sayısında açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılamada HSK Genel Kurulunca alınan 07/07/2021 tarih 608 sayılı kararda .... Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğu, yargı çevresi olarak Balıkesir İli mülki sınırları belirlendiği, ilgili kararın yürürlük tarihinin ise 01/09/2021 tarihi olduğu eldeki dava 05/12/2022 tarihinde açıldığından mahkemenin dava konusu uyuşmazlık bakımından görevsiz olup, görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gerektiğinden görevli ve yetkili mahkeme Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesine olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu görevsizlik kararı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş ve dava dosyası 6100 sayılı HMK. 20/1 maddesi uyarınca ilgili mahkemeye gönderilmiştir.
DAVANIN GÖNDERİLDİĞİ MAHKEME TARAFINDAN YAPILAN İŞLEMLER:
Görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gönderilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dava ..../.... Esas sırasına kaydedilmiş, mahkemece yapılan yargılamada taraflar arasında akdi ilişki olmadığı, davanın halefiyet temelinde açılmış olup sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı, bu özelliği itibarıyla mutlak ticari davadan bahsedilemeyeceği, davacı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın ticari araç olmadığı, araç hususi olduğundan ve ticari işletme ile ilgisi bulunmadığından uyuşmazlığın nispi ticari dava özelliğinin de bulunmadığı, araç malikinin gerçek kişi tacir olmasının haksız fiil hükümlerine göre çözümlenecek bu davayı ticari dava haline getirmeyeceği, aksi bir tutumun gerçek kişi tacirin özel yaşam alanı için yaptığı tüm faaliyetlerin ticari iş sayılması sonucunu doğuracağını, bunun TTK'nın 19. maddesine açıkça aykırı olduğu, haksız fiil sorumluluğunun somut olayda ticari iş mahiyeti bulunmadığı, haksız fiil ve kusur sorumluluğundan kaynaklanan uyuşmazlığın .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçeleri ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Bu görevsizlik kararı da taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ:
Her iki mahkemenin karşılıklı görevsizlik kararı vermiş olmaları ve bu kararların istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi nedeniyle mahkemeler arasında görev uyuşmazlığı çıktığı, 6100 sayılı HMK 21/1-c maddesinde yargı yerinin belirlenmesini gerektiren sebep olarak gösterilmiş bulunan "İki mahkeme de görevsizlik kararı verir ve bu kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşirse" sebebinin gerçekleştiği görülmektedir.
Karşı görevsizlik kararını veren mahkeme 6100 sayılı HMK. 22/1 maddesi uyarınca görev uyuşmazlığının çözümü ve görevli mahkemenin belirlenmesi için dava dosyasını re'sen dairemize göndermiştir.
6100 sayılı HMK. 23/1 maddesinde yargı yerinin belirlenmesine ilişkin incelemenin dosya üzerinden yapılabileceği düzenlenmektedir. Bu nedenle dairemizce dosya üzerinden yapılan incelemede;
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile (trafik kazasına) sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden ibarettir.
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (TTK.) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas- 9 Karar, R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
Genel açıklamalar karşısında somut olumsuz görev uyuşmazlığının incelenmesinde; davacı sigorta şirketinin sigortalısı gerçek kişi olup, uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davacı sigorta şirketi ile davalı tacir olmasa da, davanın halefiyet ilkesine dayalı rücuen tazminat talebine ilişkin olduğu, dosya kapsamı itibari ile dava dışı sigortalının tacir olduğuna ilişkin iddia veya belge bulunmadığı gibi sigortalı aracın hususi olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla, bu mahkemece verilen görevsizlik kararının yerinde olmadığı kabul edilmiş ve yargı yeri olarak belirlenmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
6100 sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dava dosyasının, dosyayı dairemize gönderen mahkemeye iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 10/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
6100 sayılı HMK. 23/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere