BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İstirdat- Menfi Tespit
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile Müvekkilinin ticari faaliyeti nedeniyle müşterisinden aldığı ... Bankasına ait .... Çek Numaralı 23.06.2023 keşide tarihli 285.000,00 TL tutarlı çek kaybolduğunu, çekin arkasında müvekkilin cirosu da bulunduğunu, kayıp çek yaprağına ödeme yasağı konulması için Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayı ile yaptıkları talepleri kabul edildiğini, dava konusu yapılan kayıp çek yaprağı 23.06.2023 tarihinde ... isimli şahıs tarafından muhatap bankaya tahsil amacı ile ibraz edilmiş, muhatap banka tarafından Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E sayı tedbir kararı çekin arkasına yazıldığını, iş bu davanın usul ve esas ekonomisi yönünden tedbir kararı veren mahkemenin dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, ciro silsilesi kopuk olduğunu, davalı ve diğer cirantalar ile aralarında ticari ilişki, neticede böyle bir borç, olmadığını, evvelinde ilk ciranta olarak gözüken ... ve diğer cirantalar ile müvekkil şirketin herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu durum müvekkil şirketin defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile kolayca tespit olacağını, çekte cirosu bulunan kişilerin sabıka kayıtları mahkemeye celp edildiği takdirde ekonomik suçlardan cezai takibata uğradıklarının, kötü niyetlerinin, ortaya çıkacağını, tedbir kararının genişletilmesi, kayıp çek yaprağının yetkili hamil olduğu görüntüsünü vermeye çalışan kişiler tarafından ihtiyati haciz başvurusu, icra takibi konusu yapılmasının ve tahsilinin önlenmesi hususunda tedbir kararı verilmesi ile zayi edilen çek yaprağının iptali, borçlu olmadıklarının tespiti ve çek yaprağının istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyası ile Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyada mevcut 15/02/2024 tarihli Bilirkişi ... tarafından sunulan raporda Davacının 2021,2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı yan ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yanın, dava konusu çeki düzenleyen davadışı ... Sistemleri İnşaat Teknolojileri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile cari ilişkisinin bulunduğu ancak ciro silsilesinde davacı şirketten sonra gelen davalı da dahil olmak üzere hiçbir ciranta ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, Neticeten, davacı yanın ticari defterlerine göre dava konusu çekteki cirantalar ile cari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava, menfi tespit ve TTK'nın 792. maddesi gereğince çek istirdatı talebine ilişkindir.
TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
TTK'nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hâmil korunur. Bu tür davalarda, yukarıda da belirtildiği gibi çekin önceki hâmilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hâmil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay HGK'nın 06/04/2021, E. 2017/11-159, K. 2021/417 tarih ve sayılı kararı).
"...Somut olayda davacı tarafından belirtilen şekilde bir kanıt sunularak, çeki iktisap eden davalının iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğu kanıtlanmamıştır. Davacı defterlerinde yapılan incelemede, sonraki cirantalarla davacı arasında ticari ilişki bulunmaması ve çeki elinde bulunduran kişinin bu çeki ticari defterlerine işlememesi iktisapta ağır kusur veya kötü niyeti kanıtlamaz. Mahkemece getirtilip incelenen ceza dosyasının bu çeke ilişkin olmadığı ve davacı vekilinin son oturumda dava konusu çek yönünden bir ceza soruşturması bulunmadığını beyan etmesi karşısında mahkemece yapılan inceleme yeterlidir. Davalı hakkında, başka çekler nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması yapılması, aleyhine kıymetli evrakın istirdadı veya menfi tespit davalarının açılmış olması başlı başına bu çekin iktisabında da ağır kusur veya kötü niyetin bulunduğunu göstermez. Mahkemece yapılan inceleme ve delillerin değerlendirilmesi varılan sonuca uygun olup, davalının kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle reddedilen davada, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi, .... Esas, .... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu çekin zayi olduğundan bahisle davacının Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde zayi belgesi verilmesi talepli dava açtığı, bu davadan verilen süre ile istirdat ve menfi tespit talepli dava açtığı davacının imzaya itirazının olmadığı, davalı çek hamilin düzgün ciro silsilesi ile çeki edindiği, keşidecinin ödemesi ile borcun sona erdiği, davacının kambiyo ilişkisi dışında defter incelemesi ile iç ilişkiden bahisle davalıdan borçlu olmadığının tespitini istemesinin mümkün olmadığı, istirdat talebi bakımından da yukarıda bahsi geçen kararlar dikkate alındığında hamilin iktisapta ağır kusur veya kötü niyeti kanıtlayamadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.867,09 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.196,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 44.750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/05/2024