BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirketin yetkilisi ....' in babası ... ile davalı arasında ... plakalı ... marka aracın 70.000,00 TL bedel karşılığında taksitler halinde haricen satışı hususunda anlaşmaya varıldığını, aracın müvekkili şirketin yetkilisinin babasına teslim edilmiş ve satış bedelinin davalıya ödenmeye başladığını, ödemelerden 23.500,00 TL.lık ödemenin müvekkili şirket banka hesabından davalıya ait banka hesabına 29.03.2021 tarihinde yapıldığını, ancak davalının aracı fiilen teslim ettikten sonra satış bedellerini almaya devam ettiği halde muvazaalı olarak kendisini bir akrabasına borçlandırdığını ve aracın Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü .... Esas sayılı icra dosyasından yakalanmasını ve müvekkili şirket yetkilisi ve babasının elinden alınmasını sağladığını, davalı muvazaalı olarak yapılan yakalama işleminden sonra aracı teslim almış olmasına rağmen iade etmediğini, satış bedelinin iadesi için davalı hakkında Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile Mahkemenin görevli olmadığını, müvekkilinin davacı tarafa veya dava dışı üçüncü kişi olan .... 'e araç satışı yapmadığını, Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu olmamasına rağmen davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, Davacı taraf araç satış anlaşması gereği müvekkiline her ay değişik miktarlarda taksit ödemesi yaptığını iddia etse de müvekkiline yapılan ödemelerin araç satışı karşılığı değil, müvekkilinin başkaca alacakları karşılığı olan ödemeler olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette ya da davacı şirket yetkilisi ... ile bağlantılı diğer şirketlerde daha önce sigortalı olarak çalıştığı gibi, daha sonrasında ... Grup ile arasında ticari faaliyet bulunduğunu, müvekkilinin gerek çalıştığı dönemden gerekse ... Grup ile ticari faaliyette bulunması nedeniyle ....'ten alacakları olduğunu, bu nedenle alacaklarına mahsuben gerek ..... gerekse de ..... Grup müvekkili adına banka yoluyla ödemelerde bulunduğunu, ancak davacı taraf yapmış olduğu borç ödemesini gerçek duruma uygun olmayan şekilde araç satışı yapılmış iddiasıyla işbu haksız ve hukuka aykırı işbu davayı açtığını, davacının icra takibine geçmekte haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu sebeple icra inkar tazminatı isteme şartlarının oluşmadığını, aksine davacının haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatmış olması sebebiyle icra takibine konu ettiği 23.500,00 TL asıl alacağın % 20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas Sayılı dosyası ile Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası, Türkiye Noterler Birliği, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Başakşehir Vergi Dairesi, İstanbul ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık harici araç satımından kaynaklı ödenen paranın geri iadesine ilişkin alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra dosyasına itiraz ile açılan itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davaları TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı, davalının tacir araştırması yapılmış, davalının tacir olmadığı, işleteme defteri tuttuğu, miktar olarak esnaf sınırında kaldığı gelen yazı cevabından da anlaşılmakta olup uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
2- Taraflardan birinin,6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince,
-Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden,
-Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten,
-Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına,
5- Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine dair,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2024