İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 09/11/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; Müvekkilinin davalıdan ön ödemeli konut satışı sözleşmesi ile ev almak için para ödediğini, ancak davalının evi tamamlayıp teslim etmediği gibi paralarını da iade etmediğini, bunun üzerine ödenen bedelin iadesi ile alakalı Tüketici Mahkemesinde açılan davanın karara bağlandığını, bu karar ile icra takibine başlanıldığını, davalıya icra emrinin tebliğ edildiğini ancak bu güne kadar ödeme yapılmadığını, davalı adına taşınmazların bulunduğunu ve bunların üzerinde yüklü miktarda ipotekler ve hacizlerin bulunduğunu, mallarını başka şirketler üzerine kaçırdığını, bu nedenle İİK 177/4 maddesi gereğince borcunu ödemeyen davalının iflasına karar verilmesi amacıyla bu davanın açıldığını, iflas davasının kabulü ile davalı şirketin iflasına, müvekkilinin ödemeden yoksun olduğundan müvekkili hakkında adli yardım kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin 29/11/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı yan delillerininin taraflarına tebliğ etmediğini, davacı yana delillerini göndermesi için kesin süre verilmesini, davacı tarafından iflas yolu ile yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, alacaklı ilamlı icra takibine geçtikten sonra borçluyu iflas yoluyla takip etmek isterse takip şeklini, iik'nın 43. maddesine göre iflas yoluna çevirip iflas ödeme emrinin tebliğini istemesi gerektiğini, somut olayda davacının borçluya tebliğ ettirdiği iflas istemli takip veya ödeme emrinin mevcut olmadığını, ayrıca davacı tarafından harç, gider avansı ve iflas avansı yatırılmadığından açılan davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından iflas yolu ile takip yapılmadan işbu doğrudan iflas davası açılmışsa da doğrudan iflas isteme koşulları gerçekleşmediğinden haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket aciz halinde olmadığından ve ödemelerini daimi şekilde tatil etmediğinden sabit iş yerleri olduğundan ve ticari faaliyetleri devam ediyor olduğundan iflas şartları gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, ödemelerini yaptığını, 2021 yılı içinde 60 milyon türk lirası üzerinde ...... projesi başta olmak üzere tüketicilere yani müvekkili şirketin müşterilerinden sözleşmeyi fesh eden kişilere ödeme yaptığını, işbu davada davacı taraf kötü niyetli olup, hak arama özgürlüğünü kötüye kullandığını, davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı yana delillerini tebliğ ettirmesi için kesin süre verilmesine, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarında müvekkilinin faaliyetlerine devam ettiğinin belirlenmesi ile müvekkilinin aciz halinde olmadığının, malvarlığının borçlarından fazla bulunduğunun ve ödemelerini tatil etmediğinin tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, her hâlükârda usule, yasaya ve açıkça hukuka aykırı şekilde açılan ve şartları oluşmamış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği ve davanın reddi gerektiğinden her halükarda yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; İİK.nun 177. ncü madde hükümlerine dayalı olarak açılmış iflâs istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin ilama müstenit alacağın ödenmemesi nedeniyle davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya incelendiğinde, davacının, yapılan sözleşme uyarınca kendisine teslim edilmeyen taşınmaz ile ilgili olarak ödediği bedelin iadesi istemi ile Tüketici mahkemesine dava açtığı ve dava sonunda verilen kararı ilamlı icra yoluyla takibe koyduğu, icra emrinin tebliğine rağmen ilama müstenit borcun dava tarihi itibariyle ödenmediği hususunda bir tartışma bulunmamaktadır.
Somut olaya uygulanması gereken İİK'nın 177.maddesi hükmü"Aşağıdaki hallerde alacaklı evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir.

1 – Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoliyle yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;

2 – Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa;
3 – 308 inci maddedeki hal varsa;

4 – İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse Türkiye’de bir yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır.
(Ek: 9/11/1988-3494/36 md.) Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fikrası burada da uygulanır. " şeklinde olup buna göre ilama müztenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse borçlunun iflasının istenebileceği hüküm altına alınmıştır.

Söz konusu madde uyarınca davalının iflasına karar verilebilmesi için davacının alacaklı sıfatının dava sonuna kadar devam etmesi gerekir. Oysa, davalı şirket davacıya olan tüm borcunu ödemiş ve davacının alacaklı sıfatının kalmadığı anlaşılmış olup davacının, davalının iflasını talep etme hakkı ortadan kalktığından iflas talebinin reddine ve davacıyı, dava açmaya zorlayan davalı şirketin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM / Yukarıda açıklandığı üzere;
1-İcra takibine konu edilen ve iflas davasının esasını oluşturan borcun ödendiği buna göre davacının alacaklılık sıfatı kalmadığı anlaşıldığından iflas talebinin REDDİNE,

2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcı ile 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3-Davacı tarafından yapılan 2 adet tebligat+posta 89,00 TLyargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3-Dosyanın adli yardımlı olması sebebiyle dava başından bu yana suç üstü ödeneğinden karşılanan 7 adet tebligat + posta ücreti 70,00 TL ve 4.336,00 TL ilan ücreti olmak üzere toplam 4.406,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.-TL ücreti vekâletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5-Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü tarafından yatırılan 35.000,00 TL iflas avansının kararın kesinleşmesi beklenilmeden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü'ne İADESİNE,

6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7499 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.
13/06/2024