BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 13/06/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; T.C. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... E. ... K. sayılı dosyasından müvekkilinin ... Mim. Tas. ve Uyg. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nde 25.000,00 TL hisse karşılığı ortak olduğunu, T.C. Zeytinburnu .... Noterliği’nden ....’ye 24.12.2009 tarihli ....yevmiye numaralı devir sözleşmesiyle hissesini devrettiğini belirterek ; .... Mim. Tas. ve Uyg. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sicil kayıtlarında ortak olarak görünen müvekkilinin ortak olmadığının, ....’nin ortak olduğunun tespitine ve sicil kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine ve işbu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda TTK.’nın 638. maddesi uyarınca müvekkilinin haklı sebeple ... Mim. Tas. ve Uyg. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ve dava ettiklerini, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mah. kararında “...müvekkilin devir sözleşmesinden sonra 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul toplantılarına katıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, bu karardan sonra müvekkilinin İTO’ya giderek 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul toplantı kararlarından bir örnek aldığını, müvekkilinin kendi adına atılan imzaları incelediğinde toplantı kararlarında adının altında yer alan imzaların kendi eli ürünü olmadığını anladığını, bu kararlardaki müvekkili adına atılan imzaların bile birbirine benzemediğini, müvekkilinin bu imzaların kendisine ait olmadığının tespiti amacı ile Bakırköy .... Sulh Hukuk Mah. ... E. sayılı dosyasından tespit talebinde bulunmuş ise de davanın reddolduğunu, müvekkilinin 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul toplantılarına katılmadığını, herhangi bir evrakı imzalamadığını, müvekkilinin hissesini devrettiği ....Mim. Tas. ve Uyg. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortaklığından çıkmak için kanuni yollara başvurmuş ise de sahte imza ile düzenlenen belgeler nedeniyle mahkemece aleyhine karar verildiğini, müvekkilinin daha fazla hak kaybına uğramaması adına 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul toplantı evraklarında müvekkilinin adının altında yer alan imzaların sahteliğinin mahkemece tespit edilmesi zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle müvekkilin imza örneklerinin mahkemece alınması için ivedi olarak ara karar oluşturulmasına, sunulan imza örneklerinin yeterli görülmesi durumunda dosyanın ATK.’na veya uzman bilirkişiye tevdiine, ... Mim. Tas. ve Uyg. Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul toplantı evrak asıllarının dosya getirtilmesi konusunda ara karar oluşturulmasına veya mahkemece uygun görülmesi halinde evrak asıllarının olduğu İTO’da, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesi konusunda ara karar oluşturulmasına, davanın kabulüne, davalının 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul toplantı evraklarının ve kararlarda yer alan imzaların müvekkile ait olmaması nedeniyle alınan 02.7.2014 tarihli ve 18.03.2016 tarihli genel kurul kararlarının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ile eklerinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Dava, davalı şirketin 02/07/2014 ve 18/03/2016 tarihlerinde yapılan ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduklarını tespiti istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, genel kurul kararlarının hukuken varlık ve geçerlilik kazanabilmesi için gerekli şartlar kanunda çeşitli hükümlerde düzenlenmiş olup; bir genel kurul kararı ilgili hükümlere ve bu hükümler çerçevesinde düzenlenmiş ana sözleşme hükümlerine veya iyiniyet kurallarına aykırılık taşıdığı takdirde hukuken sakatlanır. Yokluk, butlan, askıda hükümsüzlük ve iptal edilebilirlik şeklinde geçersizlik halleri ortaya çıkabilir. Somut olayda geçersizlik, iptal, yokluk ve butlandan bahsedildiği için söz konusu geçersizlik hallerini ve hangi hallerde uygulanacağını kısaca değerlendirmek faydalı olacaktır.
Anılan yaptırımlardan en ağırı olan yokluk bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir genel kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve İkincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır. Bunlardan birisindeki eksiklik halinde hukuki işlem yani genel kurul kararı hiç doğmamış sayılır (Ayrıntılı bilgi için bkz. Erdoğan MOROGLU, Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, İstanbul 2014, s. 25 vd.) Uygulama ve öğretide sayılan ve genel kurul kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa, ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa, genel kurul toplantısı yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır. Hükümet komiserinin bulunmadığı bir toplantıda alınan kararlar, komiserce imzalanmamış bir tutanakta yer alan karar yine yoklukla maluldür. Nisap bakımından aykırılıklar da genel kabule göre yokluğa sebebiyet vermektedir. Mevcut olmayan pay adedince mevcut oy nisap bakımından alınan kararların geçerliliğine etki ediyor ise, diğer bir ifade ile söz konusu oylar mevcut olmadan yeter sayı sağlanamıyorsa bu hâlde kanunda öngörülen yeter sayıda irade beyanı bulunmadığı için işlem yoklukla malul olacaktır.
Butlan yaptırımı bakımından, ETK’da butlan düzenlenmemiş iken TTK’da butlana ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Buna göre, pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olacağı açıkça düzenlenmiştir (TTK.m. 447). Bunun dışında daha önce olduğu gibi genel hükümlere dayanılarak da butlana hükmedilebileceği düşünülmektedir. İşlem emredici hükümlere (geçerlilik şartlarına) aykırı ise batıl olacaktır. Burada kanuna aykırılık hususu TTK. 445’te bir genel kurul kararının iptal sebepleri arasında da sayılmış olduğundan, (emredici) kanun hükümlerine aykırılık halinde hangi yaptırımın uygulanacağı hususu tartışma konusu olmuştur.
Bu hususta bilimsel öğretide ... birbirine yakın görüş ve haklı gerekçeler ortaya koyarak, emredici hükümler arasında ikili bir ayrım yapmakta; üçüncü kişileri ve ortaklık alacaklılarını korumaya yönelik (mutlak) emredici hükümlere aykırılığın yokluk veya butlana (EBK. 19-20), bunlar dışında kalan ve ortakları korumaya yönelik (nisbi) emredici hükümlere aykırılığın iptal davasına tabi olduğunu savunmakta idiler. Bu görüş uyarınca, hangi hükümlerin nisbi emredici nitelikte olduğu hükmün sözünden anlaşılamadığı takdirde, hakim tarafından yorum yoluyla saptanacaktır. Bu açıdan özellikle, kararın oluşmasına dair kurucu/şekli (mutlak emredici) hükümler dışında kalan ve kararın oluşmasıyla ilgili olan tüm hükümler nisbi emredicidir (bkz. O. İMREGÜN, Anonim Ortaklıklar, İstanbul, 1989, s. 158-159, MOROĞLU, s. 196-198; H. ARSLANLI, Anonim Şirketler, II-III, İstanbul 1960, s. 68; H. DOMANİÇ, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, TTK. Şerhi II, İstanbul 1988, s. 881-882).
Yeni Kanuna uyarlayarak örnekler vermek gerekirse, halka kapalı ortaklıkta, o yılın kârının tamamının sermaye artırımında kullanılmasına dair karar iptal edilebilir; TTK. 437'de öngörülen ve bazı belgelerin genel kurulun olağan toplantısından önce incelemeye açık tutulmasına dair hükme uyulmadan alman fınansal tablolar ve kâr dağıtımı ile ilgili karar iptal edilebilir, davetin toplantıdan en az iki hafta önce yapılmasına dair TTK. 414/1 nisbi emredici olup, toplantıdan on gün önceki davetle toplantı yapılmış ise alman karar iptal edilebilir; gündemin açıklanmasına ilişkin m. 413,414'e uyulmaksızın alınan karar iptal edilebilir; TTK. 436 uyarınca oydan yoksun kişilerin de katılımı ile alınan karar iptal edilebilir; her payın kural olarak en az bir oy hakkı sağlayacağını öngören m. 434’e aykırı olarak bir ortağın oy kullanması engellenir veya asgari oy hakkı çiğnenirse, yine alınan karar iptal edilebilir niteliktedir. Görüldüğü üzere, örnek verilen hallerde kanuna aykırılık bulunmakla birlikte, iptali istenen kararla ilgili ve o kararla sınırlı bir ihlâl söz konusudur. Buna karşılık, mutlak veya nisbi emredici hükümleri ilerisi için kaldıran veya değiştiren kararlar ise, m. 437/6 örneğinde görüldüğü gibi batıldır. (MOROĞLU, s. 57,196 vd; M. BAHTİYAR, Ortaklıklar Hukuku, s. 201-202). Yargıtay uygulaması da benzer şekildedir:
Bir genel kurul kararının yokluğu (Nicht- oder Scheinbeschlüsse), başlangıçtan itibaren bir genel kurul kararının mevcut olmadığını ifade eder.Bir işlemin ve bu arada genel kurul kararının kurucu unsurlarının mevcut olmaması halinde, hukukî işlemin veya genel kurul kararının yokluğu, eski deyimle “keenlemyekûn” veya mutlak butlan ile malûl olduğundan bahsedilmektedir. Örneğin bir genel kurul kararının alınabilmesi için,mutlaka usulüne uygun davet ve buna uygun toplantı yapılması şarttır,toplantı yapılmadan “elden dolaştırma usulü” veya “mektup” ile GK kararı alınmışsa, bu GK kararı kurucu ve şeklî noksanlıklar nedeniyle hukukî anlamda hiç bir etki ve sonuç doğurmaz ve dolayısıyla “yok” sayılır. Aynı şekilde, GK toplantısında Bakanlık temsilcisinin bulunmamış (TTK m. 407/3) veya toplantı tutanaklarını imzalamamış olması halinde (TTK m. 422/1)18, anonim şirketin TTK m. 379 hükmü uyarınca sahip olduğu kendi paylara bağlı oylarla alınmışsa19 GK kararı yok hükmündedir. Yine Genel kurulun yasaya veya esas sözleşmeye göre yetkili olmayanlar tarafından çağrılıp karar alınmasında da, yokluk söz konusu olur.20 Nihayet yasada öngörülen asgari toplantı ve karar yetersayılarına aykırı olan genel kurul kararları da yoklukla malûldür21. Ayrıca, 11. HD. 09.10.2001 tarih ve 5691/7567 sayılı yayınlanmamış bir kararında, “ana sözleşmedeki yeter sayılar oluşmadan toplanan bir genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunun kabulü gerektiğine ve bunun Dairenin yerleşik içtihadı olduğuna karar vermiştir
Yokluğun tespiti davası. Bu durumlarda, iptal davası değil, GK kararının yok olduğunun tespiti anlamında bir “tespit davası” açılır ve bu dava herhangi bir zaman aşımı veya hak düşürücü süreye tâbi olmadığı gibi, herkes tarafından ileri sürülebilir ve yargıç tarafından da re’sen dikkate alınır. Ayrıca AO yönetim kurulu “yok” sayılan GK kararlarını icra edemeyeceği gibi, bunların ticaret siciline tescil ve ilânı da olanaklı değildir. Her nasılsa sicile tescil ve ilân edilse dahi, tescil yok hükmündeki kararı ihya etmez, diğer bir deyişle, tescil, yok sayılan GK kararına geçerlik kazandırmaz.(Prof.Dr.Hasan Pulaşlı,Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının Sakatlığı ve Müeyyidesi,Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVII, Y.2013, Sa. 1-2,Erişim Tarihi 08/12/2020)
Butlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konusudur; hâkim bunu re'sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır. (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012,2. Baskı, s.190)"(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/11-1048 K. 2014/430 T. 02/04/2014 kararından alıntıdır)
İptal yaptırımı açısından, dava açılmasının maddi hukuka ilişkin şartlarından ilki ise ortada bir genel kurul kararının bulunmasıdır. Ortada şeklen dahi geçerli bir genel kurul kararı yok ise bu halde yokluk yaptırımı ile karşılaşılır. İkinci olarak kararın kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık taşıması iptal için gerekli bir diğer maddi hukuk şartıdır (TTK. m.445). Üçüncü olarak aranacak şart ise karar ile aykırılık arasında illiyet bağı bulunmasıdır. 6762 sayılı ETK. 381 karar ile aykırılık arasında illiyet bağından söz etmemiş, daha doğrusu illiyet bağını varsaymış ise de TK. 446/1’in (b) bendi toplantıya katılmış olsun olmasın her bir pay sahibine iptal davasını çeşitli şartlarla açma hakkı tanımış, ancak hakkın kullanılmasını sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olmasına bağlamıştır. TEKÎNALP söz konusu yeniliği “etki kuralı” olarak nitelendirmekte, etki kelimesinin ifade ettiği anlamı, “ileri sürülen kanuna aykırılık yapılmasa idi iptali istenen Genel Kurul kararı alınamazdı veya Genel Kurul başka şekilde karar verirdi” şeklinde açıklamaktadır. (Ü.TEKİNALP, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2013, N. 15-06 vd.)
Dava konusu ortaklar kurulu toplantılarının çağrısız olarak yapıldığı ihtilafsızdır. Bu durumda somut olay bakımından genel kurul toplantısının Türk Ticaret Kanununun 416. maddesi uyarınca çağrısız toplantı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu yasal düzenlemeye göre, çağrısız genel kuruldan söz edilebilmesi için iki unsurun gerçekleşmesi gerekir. Bunlardan bir tanesi bütün pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır bulunması, diğeri ise pay sahiplerinin toplantıya ve karara itiraz etmemiş bulunmalarıdır.
Öğretideki ve uygulamadaki yerleşik içtihat uyarınca, çağrısız genel kurul unsurlarının bulunmaması halinde, alınan kararlar yok hükmünde olup hukuk hayatına hiç doğmamış, geçersiz işlemlerdir. Somut olaydaki durumun bu hukuki tespit ışığında değerlendirilmesi gerekir.
Davacı vekili anılan ortaklar kurulu kararlarındaki imzaların davacıya ait olmadığını ve davacının söz konusu genel kurula katılmadığını iddia etmiş ancak imza incelemesine esas ilgili ortaklar kurulu kararlarının aslına ulaşılamamıştır.
Anılan ortaklar kurulu kararlarının bulunduğu karar defteri aslının sunulması için davalı şirkete ve şirket yetkilisine meşruhatlı davetiye gönderilmesine rağmen davalı şirket veya şirket yetkilisi karar asıllarını dosyaya ibraz etmediğinden imza incelemesi yapılamamıştır.
6100 sayılı HMK'nın 220/3 ncü maddesi hükmü "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." şeklinde olup buna göre belgeyi elinde bulunduran belge aslını mahkemeye ibraz etmek zorunda olup ibraz etmediği taktirde mahkeme diğer tarafın beyanını duruma göre kabul edebilir.
Somut olayda da,davacının imzasını reddettiği ortaklar kurulu karar asıllarını sunması için davalı şirkete ve şirket yetkilisine meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen karar defter aslını mahkememize sunulmadığından söz konusu ortaklar kurulu kararları altındaki imzaların davacıya ait olmadığı mahkememiz tarafından kabul edilmiştir.
Davaya konu edilen 02/07/2014 ve 18/03/2016 tarihli genel kurullarda alınan kararlar altında davacıya atfen atılı imzanın davacıya ait olmadığının Mahkememizce kabul edilmesi, imzanın vekaleten atıldığına dair davalı tarafından herhangi bir belge de ibraz edilmediği buna göre genel kurul tutanağındaki imzanın davacıya ait olmadığı belirlendiğine göre, davacının 02/07/2014 ve 18/03/2016 t tarihli genel kurul toplantılarına katılmadığı sabittir.
TTK'nın 416/1. maddesi uyarınca çağrısız genel kurul toplantısı yapılabilmesi için tüm ortakların hazır bulunması gerektiğinden yasanın bu amir hükmüne aykırılık TTK'nın 447/1. maddesindeki paydaşın genel kurula katılma hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte olup yapılan genel kurul toplantısı yok hükmünde (Yargıtay 11. H.D'nin 2014/15426E, 2015/658 K) olduğundan davanın kabulü ile davalı şirketin 02/07/2014 ve 18/03/2016 tarihinde yapılan genel kurullarında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği sonucuna v varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı şirketin 02/07/2014 ve 18/03/2016 tarihlerinde yapılan ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduklarının TESPİTİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL peşin harç ile 427,60 TL başvurma harcının davalı şirketten alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 9 adet tebligat+posta ücreti 211,00.-TL, yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Dosyanın adli yardımlı olması sebebiyle dava başından bu yana suç üstü ödeneğinden karşılanan 4 adet tebligat + posta ücreti 348,00 TL'nin yargılama giderinin davalı şirketten alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
5-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 17.900,00.-TL ücreti vekaletin davalı şirketten tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı. 13/06/2024
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Üye ...
☪e-imzalıdır.☪
Katip ...
☪e-imzalıdır.☪