İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

K.YAZIM TARİHİ: 22/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçeside özetle; Davalı tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ....... E. ve ...... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi tarafıma tebliğ edildiğini, 1 yıllık yasal süresi içinde işbu davayı ikame ettiklerini, dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin; Müvekkilimizin ticari ilişkiden kaynaklı Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna yapılan başvuru sonrasında davalı ve davacı müvekkilinin anlaşamadığını, müvekkilinin, icra takibine konu olan 310 KL Çubuk kalitesindeki paslanmaz milleri 16/03/2022 Tarihinde ....., 22/03/2022 Tarihinde ..... 12/04/2022 Tarihinde ....., 18/05/2022 Tarihinde ....., 30/05/2022 Tarihinde ....., 02/08/2022 tarihinde ......, 03/08/2022 Tarihinde ....., 08/08/2022 tarihinde ....... seri numaralı faturalar ile davalıdan satın aldığını, mezkur ürünler kullanılmadan ayıplı olup olmadığı anlaşılmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda da bu hususun görüleceğini, malları satın aldıktan, müşterilere verilmeye başlandığını, ancak bir süre sonra müşterilerden malların ayıplı olduğuna dair geri dönüşler aldığını, alınan malların müşterilere verilmesinden sonra malların ayıplı olduğuna dair şikayetlerin gelmesi üzerine ..... onaylı ..... Teknoloji Laboratuvar Hizmetleri Ltd. Şti. kurumundan 13/09/2022 tarihinde yapılan analiz neticesinde ürünlerin ekli analiz sonucunda da anlaşılacağı beklenen kalite olmadığını, talep ettikleri şekilden farklı olarak ayıplı olduğu tespit edildiğini, toplamda 58.982,46 TL bedelli faturalarla yapıldığını, malların bedelinin sözlü ve yazılı olarak talep edildiğini ancak iadelerinin yapılmadığını, söz konusu ayıplı malın bedelin ödenmemesi üzerine Bakırköy ..... İcra Dairesinde ..... Esas icra takibi başlatıldığını, yasal süresi içinde borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, söz konusu malların iadesinin yanı sıra, kullanıldıktan bir süre sonra müvekkil malların kullanımından kaynaklı müşterilerden makinelerin kullanım sonucu hasar gördüğü bildirildiğini, garanti kapsamında müşterilerin hasarları giderildiğini, hasarın giderilmesi için yapılan harcamalardan kaynaklı bir fatura düzenlediğini, davalıya 13.09.2022 tarihinde bildirimde bulunduğunu ancak ödeme yapılmamasından dolayı Bakırköy ..... İcra Dairesinde ..... Esas icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu tarafından yasal süresi içinde kötüniyetli şekilde takibe itiraz edildiğini, icra takibine ve davaya konu ayıplı malların, müvekkilin deposunda bulunmaya devam ettiğini, söz konusu mallar için bilirkişi incelemesi ve delil tespitinde bulunulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin alacağının temini bakımından; haricen edilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olmasının, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini davalı yanın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... E ve ..... E sayılı dosyalardaki şimdilik 58.982,46 TL Tutarındaki Alacağına ilişkin olarak Genel Haciz yoluyla yapılan takibe vaki itirazların iptaline, Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının şimdilik harca esas değer olan 58.982,46 TL üzerinden ihtiyati haczine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, alacaklı müvekkili şirketten sipariş verip inceleyerek teslim aldıkları ürünlerin bedeli karşılığında ödeme yaptığını, davacıya sipariş ettiği ürünlerin siparişe uygun tam ve eksiksiz,ayıpsız teslim edildiğini, davacının ilk olarak Bakırköy ..... İcra Dairesi ...... E dosyası ile ayıplı maldan kaynaklı bedel iadesi ve uğranılan zarar olarak 58.982,46 TL talep ettiğini, söz konusu mallar için ödediği bedelin tamamını ve kur farkını bu dosya ile istediği görüldüğünü, müvekkil şirketin yasal süresi içerisinde herhangi bir ayıplı mal ihbarı yapılmadığını, söz konusu ürünlerin müvekkili şirkete iade ve teslim edilmediğini, dava dilekçesinde bu ürünlerin kullanıldığı beyanı ile bu durum kabullerinde olduğunu, takip talebinde istedikleri bedelin tamamı için borcun sebebini ayıplı maldan kaynaklı zarar olarak belirttiklerini, Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... E dosyasından yaptığı ikinci talep ile yine ayıplı maldan kaynaklı uğranılan zarar olarak bu sefer 73.246,14 TL talep edildiğini, bu talebinde montaj test, ulaşım, yemek bedeli, seramik izalatör, rezistans teli, hırdavat malzemesi, elektrik malzemesi gibi satılan ürün ile ilgili olmayan ayıplı maldan kaynaklı zarar talep ettiğini, satılan ürün ve ürünün ayıplı olduğu iddiası ile bir bağlantısı olmadığını, şirketin alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkili şirketten sipariş verip inceleyerek istediği kalitede teslim aldıkları ürünlerin bedeli karşılığında ödeme yaptığını, ayıplı mal iddiası hukuki dayanaktan yoksun bir iddia olduğunu, ayıplı maldan kaynaklı alacak konulu derdest iki takip olduğunu, davacı tarafın müvekkilden kendi beyanına göre de kur farkı ile beraber 58.982,46 TL lik mal aldığını kabul ettiğini, müvekkili şirkete yasal süresi içerisinde herhangi bir ayıplı mal ihbarı yapılmadığını, söz konusu ürünlerin müvekkili şirkete iade ve teslim edilmediğini, sonuç olarak davanın reddi ile kötü niyetli Davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişiler Öğr.Gör. ..... ve bilirkişi ...... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı tarafın dava konusu 2022 dönemine ait defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı Yevmiye, Defteri kebir defterlerinin berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapıldığı, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın dava konusu 2022 dönemine ait yevmiye, defteri kebir defterlerini berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, envanter defterlerinin, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davalı tarafın defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, tarafların, mal satış/ mal alış ve mal iade faturalarının tamamının (davalı tarafın kayıtlarında davacının 16.11.2022 tarih ve ...... no lu 73.246,14 TL faturası hariç) usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık e-fatura olduğu, fatura üzerinde teslim alan isim ve imzalarının mevcut bulunmadığı, ancak tarafların iş bu faturaları defterlerine kayıtladığı, davacının, incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan; İcra takip tarihi olan 28.11.2022 tarihi ve 31.12.2022 tarihli kapanış yevmiye maddesinde davacı tarafın davalı yan dan 132.175,44 TL alacaklı olduğu, başka bir kayıt tespit edilmediği, Ancak, davacı tarafın dava dilekçesinde;” şimdilik 58.982,46 TL tutarındaki alacağını” talep ettiği, tarafların faturalarının karşılıklı açık, bedeli tahsil edilmemiş e- fatura olduğu, 2022 yılı Ba/Bs formlarının vergi dairelerine beyan edildiği, davalı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafa; İcra Takip tarihi olan 28.11.2022 tarihi itibarı ile 58.842,52 TL borçlu olduğu ve 31.12.2022 tarihli kapanış yevmiye maddesinde davacı tarafa 58.842,52 TL borçlu bulunduğu, (davalı tarafın kayıtlarında 16.11.2022 tarih ve ...... no lu 73.246,14 TL davacı faturasının kayıtlı olmadığı, izaha muhtaç olduğu, davacı tarafın 16.11.2022 tarih ve ...... nolu 73.246,14 TL iade fatura: incelendiğinde; “Montaj/Test/ Devreye alma, Ulaşım, Yemek bedeli, seramik İzolatör, CR-Nİ 80/20 0,25 MM Rezistans teli, hırdavat malzemesi, elektrik malzemesi” açıklaması ile düzenlendiği, (Vi/e-2 mad. açıklandığı üzere), 16.11.2022 tarih ve ...... no lu 73.246,14 TI davacı faturasının değerlendirmeye alınıp alınamayacağı yönünde hukuki niteleme, değerlemenin, faturada belirtilen toplam 249 kg. 310 kalite paslanmaz çelik, spektral analiz değerlerine göre; 310 kalite paslanmaz çelik standartlarını sağlamadığından ürünlerin ticari açıdan kullanımları bulunmadığı, fabrika sahasında 155,41 kg malzeme bulunmakta olup bu malzemenin 310 kalite paslanmaz çelik şartlarını taşımadığı, zayi olan miktarın 93,59 kg malzeme olduğu, (310 kalite paslanmaz çelik şartlarını sağlamadığından yerinde montaj yapılırken ürünün paramparça olması nedeniyle ürün işlevsiz çöp olarak değerlendirir ve bu ürünün ticari değeri bulunmamaktadır) Taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadı davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin bulunmadığı, Temerrüdün takip tarihi (28.11.2022) itibarıyla oluşacağı, takip talebinde alacaklının, asıl alacağa işleyecek yıllık 915,75 ticari avans faizinin yerinde ve (31.12.2022 sonrası 9610,75) değişen oranlarda uygulanabileceği, davacının takip talebinde 73.246,14 TL talep etmesine karşı dava dilekçesinde 58.982,46 TL talep ettiği, kabul edildiğinde toplam alacağı olan 132.175,44 TL yönünden, takip tarihi olan (28.11.2022) tarihinden itibaren dava (14.01.2023) tarihine kadar geçen 46 gün için (32 gün 9610.754-14 gün için 9615.75) 2.058 TL faizi ile birlikte (132.175,44-2058 TL) - 134.233,44 TL talep edebileceği, mahkemece alacağın ( 132.175,44 - 73.246,14-) 58.929,30 TL olarak kabul edildiğinde toplam alacağı olan 58.929,30 TL yönünden, takip tarihi olan (28.11.2022) tarihinden itibaren dava (14.01.2023) tarihine kadar geçen 46 gün için (32 gün 2610.754-14 gün için 9015.75) 918 TL faizi ile birlikte (59.929,304-918 TL) -59.847,30 TL talep edebileceği, %20 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek %20 icra inkar tazminatı taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaati ile rapor sunmuşlardır.
Bilirkişiler Doç.Dr......, Öğr.Gör. .... ve ...... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporunda özetle; Teslim edilen ürünlerde/mallarda ayıp değerlendirmesinde; ürünler teslim alınırken ayıplı olup olmadığı ilk bakışta fark edilebilecek imkan bulunmadığından ürüne yapılacak test/analiz yada kullanım anında ayıbın olup olmadığı belli olacağından üründeki/maldaki ayıbın (malın ayıplı olduğunun açıkça belli olmaması hasebiyle) olağan ayıp olduğu, davacı tarafından davalıya 14.09.2023 tarihinde ayıp bildiriminde bulunulduğu; Mahkemece davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz (8) günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbar ettiği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini de yerine getirdiğinin ifade edilebileceği; buna karşın mahkemece davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz (8) günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbar etmediği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini de yerine getirmedi belirtilebileceği, kök rapora karşı itiraz dilekçesinde “ ..... Makine Otomotiv Sanayi” açıklaması ile muhtelif tarihlerde “Montaj ve Bakım Formu” düzenlendiğine ilişkin evraklar ile dava dışı ..... Rezistans Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. Pak. ..... Porselen Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ..... San. Temsilcilik & Dış Tic. Ltd. Şti tarafından yine muhtelif tarihlerde kesilen faturaları dosyaya sunulduğu, ancak dosya münderecatından gerek bahse konu “Montaj ve Bakım Formları'nın” gerekse de dava dışı şirket tarafından kesilen faturaların davalı tarafından temin edilen ürünlerin ayıplı olmasından kaynaklı olup olmadığının anlaşılamadığı, öte yandan davacı şirket, kendisine yönelik cezalardan/zarar iddiasında bulunmasına karşılık kendisine kesilen herhangi bir iade faturası, borç dekontu da sunmadığı, öyle ki dava dışı ..... Ticaret tarafından kesilen faturalar da “iade” faturası değil “satış” faturası niteliğini haiz olduğu, bu yönü ile 16.11.2022 tarih ve ..... nolu 73.246,14 TL davacı faturasının değerlendirmeye alınıp alınamayacağı yönünde hukuki niteleme, değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, buna karşın mahkemece ayıp koşullarının oluştuğu kanaatinde olunması ihtimali kapsamında; davacı tarafın 16.11.2022 tarih ve ...... nolu 73.246,14 TL “montaj /test/devreye alma, ulaşım, yemek bedeli, seramik izolatör, CR-Nİ 80/20 0,25 MM rezistans teli, hırdavat malzemesi, elektrik malzemesi açıklaması ile düzenlendiği faturadaki tutarın ve 10.000,00 EURO ve 38.000,00 TL tutarının davalıdan talep edilebileceği sonuç ve kanaati ile rapor sunulmuştur.
Bilirkişiler Doç.Dr......, Öğr.Gör. ..... ve ..... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi heyet ek raporunda özetle; Teslim edilen ürünlerde/mallarda ayıp değerlendirmesinde; ürünler teslim alınırken ayıplı olup olmadığı ilk bakışta fark edilebilecek imkan bulunmadığından ürüne yapılacak test/analiz yada kullanım anında ayıbın olup olmadığı belli olacağından üründeki/maldaki ayıbın (malın ayıplı olduğunun açıkça belli olmaması hasebiyle) olağan ayıp olduğu, davacı tarafından davalıya 14.09.2023 tarihinde ayıp bildiriminde bulunulduğu; Mahkemece davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz (8) günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbar ettiği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini de yerine getirdiğinin ifade edilebileceği; buna karşın mahkemece davacının malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması anından itibaren, haklarını korumak için durumu sekiz (8) günlük süre içinde satıcı/davalıya ihbar etmediği kanaatinde olunması halinde davacının ihbar külfetini de yerine getirmediğinin belirtilebileceği, kök rapora karşı itiraz dilekçesinde “ ..... Makine Otomotiv Sanayi açıklaması ile muhtelif tarihlerde “Montaj ve Bakım Formu” düzenlendiğine ilişkin evraklar ile dava dışı ...... Rezistans Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti. Pak. ..... Elektro Porselen Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ..... Metalurji San. Temsilcilik & Dış Tic. Ltd. Şti tarafından yine muhtelif tarihlerde kesilen faturaları dosyaya sunulduğu, ancak dosya münderecatından gerek bahse konu “Montaj ve Bakım Formları'nın gerekse de dava dışı şirket tarafından kesilen faturaların davalı tarafından temin edilen ürünlerin ayıplı olmasından kaynaklı olup olmadığının anlaşılamadığı, öte yandan davacı şirket, kendisine yönelik cezalardan/zarar iddiasında bulunmasına karşılık kendisine kesilen herhangi bir iade faturası, borç dekontu da sunmadığı, öyle ki dava dışı .... Rezistans Ticaret tarafından kesilen faturalar da “iade” faturası değil “satış” faturası niteliğini haiz olduğu, bu yönü ile 16.11.2022 tarih ve ..... nolu 73.246,14 TL davacı faturasının değerlendirmeye alınıp alınamayacağı yönünde hukuki niteleme, değerlendirme ve takdirin mahkemeye ait olduğu, buna karşın mahkemece ayıp koşullarının oluştuğu kanaatinde olunması ihtimali kapsamında; davacı tarafın 16.11.2022 tarih ve ..... nolu 73.246,14 TL “montaj /test/devreye alma, ulaşım, yemek bedeli, seramik izolatör, CR-Nİ 80/20 0,25 MM rezistans teli, hırdavat malzemesi, elektrik malzemesi açıklaması ile düzenlendiği faturadaki tutarın ve 10.000,00 EURO ve 38.000,00 TL tutarının davalıdan talep edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı yönünde bilirkişi heyeti ek raporu sunulmuştur.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesine göre;
"Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
TBK'nın 223. Maddesine göre;
"Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
TBK'nın 227. Maddesine göre;
"Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir."
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ayıplı maldan dolayı uğranılan zarar dayanak gösterilmek suretiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalı tarafından davacıya muhtelif zamanlarda paslanmaz mil satışı yapıldığı; davacıya teslim edilen millerin davacı tarafından müşterilerine satışının yapıldığı; müşteriler tarafından söz konusu millerin ayıplı olduğu iddiası ile davacıya geri dönüşler yapıldığı; yapılan bildirimler üzerine davacı tarafından 13/09/2022 tarihinde miller üzerinde analiz yaptırıldığı; analiz sonucunda söz konusu millerin paslanmaz niteliğinin bulunmadığının tespit edildiği; bunun üzerine bedelin iadesi için davalı adına fatura düzenlendiği; davalının fatura bedelini ödemediği iddiası ile davacı tarafından huzurda görülen dava açılmıştır. Mahkememizce satışı konu miller ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarında; satışa konu millerin paslanmaz çelik standartlarını karşılamadığı; ayıbın açık ayıp olmadığı ancak davacının Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c-2. cümlesinde düzenlenen 8 günlük süre içerisinde malları incelettirmediği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında davacı vekili tarafından müvekkiline teslim edilen ürünler üzerinde muayene yapılmaksızın millerin müşterilerine satışının yapıldığı; müşteriler tarafından ürünlerin ayıplı olduğunun bildirilmesinden sonra ürünler üzerinde teknik incelemenin yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından faturaya konu ürünlerin paslanmaz nitelikte olup olmadığının teknik bir inceleme ile anlaşılmasının mümkün olması; satışa konu millerin paslanmaz nitelikte olmasının ürünün belirleyici özelliklerinden olması ile davacının söz konusu ürünlerin belirtilen özellikleri haiz olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme yaptırmaksızın ürünlerin müşterilerine teslim edilmesi karşısında davacının muayene yükümlülüğüne aykırı davrandığı; bu nedenle Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca davacının satılanı olduğu gibi kabul ettiğinin kabulünün gerekeceği anlaşıldığından davacının artık ayıp iddiasına dayalı olarak herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı mahkememizce kabul edilmiştir. TTK'nın 23/1-c-2'de düzenlenen muayene ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmayan davacının artık söz konusu ürünlere ilişkin ödenen bedelinin iadesini talep edemeyeceği kanaati ile açılan davanın reddi ile davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,

2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan 346,13 TL harçtan mahsubu ile fazladan alınan 98,43 TL'nin davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024