Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

K.YAZIM TARİHİ: 04/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Sulama Birliği, 6172 S. Kanun uyarınca, ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen veya halen inşa edilmekte olan yada inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nüm onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütmek, tesisi geliştirmeye yönelik projeler yapmak, yaptırmak ve tesisi yenilemek üzere kurulduğunu, Müvekkil Sulama Birliği kuruluş amacını gerçekleştirmek ve faaliyetlerini yürütmek amacıyla malzeme temin etmek üzere ihale yapıldığını, Dodurga Sulama Birliği Başkanlığı tarafından 02.09.2021 tarihli ihale ile davalı şirkete ihale edilen ve bedeli ödenen dört adet A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı (180x80) müvekkilin adresine teslim edilmediğini, ihale edilen malların teslimi amacıyla Samsun ... Noterliği tarafından davalı şirkete gönderilen 03.03.2022 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalı tarafından müvekkil Sulama Birliği'ne dört adet A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı (180x80) için Kdv dahil olmak üzere 4.720,00 TL teklif verildiğini, teklif neticesinde söz konusu Malın alımı işi en uygun fiyat veren şirkete ihale edildiğini, 04.10.2021 tarihinde de teklifname de belirtilen tutarlı davalı şirkete ödendiğini, müvekkil Sulama Birliğine verilen ek süreye rağmen davalı şirketten teslim alamadığı sulama hidrantları için yeniden bir ihale düzenlemek zorunda kaldığını, ikinci ihale sonucunda sulama hidrantları en uygun tekliği veren başkaca şirketten temin edildiğini, bu vesile ile müvekkil Sulama Birliği davalı şirketten alamadığı malzemelere karşılık olarak 3 adet D Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantını ve 1 Adet D Tipi Çift Çıkışlı Sulama Hidrantını ... İletişim Vana Pik Döküm İnş. San. ve Tic. A.Ş.'den aldığını, davalı şirket kendisine yapılan ihtarnameden de anlaşılacağı üzere tarafa ek süre verilmesine rağmen edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkil Sulama Birliği yeniden yapılan ihale sonucunda aynı ürünleri daha yüksek bedelle başkasından satın almak zorunda kaldığını, işbu nedenle meydana gelen zararın tazmini adına dava açma gereği hasıl olduğunu, Müvekkil Sulama Birliği TBK.md.123 gereği temerrüde düşen borçlu şirkete noter aracılığıyla göndermiş olduğu ihtarnamede süre vermesine rağmen davalı şirket edimini ifa etmediğini, gelinen aşamada müvekkil Sulama Birliği uğranılan zararın giderilmesini istemek zorunda kaldığını, Müvekkil Sulama Birliği davalının uyacağı veya yerine getireceğine inandığı bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi veya yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle zarara uğradığını, davalının sözleşmeyi gereği gibi ifa etmiş olsa idi müvekkilin uğramayacağı zararın tazmini için işbu davanın açılması gereğinin hasıl olduğunu, müvekkil Sulama Birliği sözleşme gereği davalının teklif formunda belirtilen ödemeyi yapmasına rağmen davalının sözleşmesi gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, ilk ihale sonucu en uygun fiyatı veren ve ihaleyi kazanan davalı firmaya KDV Dahil 4.720,00 TL ödeme yaptığını, davalı tarafından ilk ihaleyi kazanan davalı şirket eminin yerine getirmiş olsaydı, ikinci ihaleyi yapmak zorunda kalmayacak ve ikinci ihale sulama hidrantlarını almak için daha fazla masraf yapmayacağını, gelinen aşama da ise müvekkil üyelerine vermek zorunda olduğu hizmeti yerine getirmek için ihaleye konu malzemeleri davalıdan alamadığından ikinci bir ihale düzenlemek zorunda kaldığını ve .... firmasından daha pahalı fiyatlara malzemeleri aldığını, faturadan da anlaşılacağı üzere 4 Adet sulama hidrantları için ... firmasına yapılan ödeme KDV Dahil 18.054,00 TL olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla aradaki fark olan müvekkil fazladan ödemek zorunda kaldığı 18.054,00 TL - 4.720,00 TL-13.334,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkil ödenmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, açıklandığı üzere dava konusu olayda davalı tarafından sözleşme gereği gibi ifa edilmiş olsaydı müvekkil ikinci ihaleyi yapmak zorunda kalmayacak ve dolayısıyla ikinci ihalede çok fazla para ödemek durumunda olmayacağını, uyuşmazlık ile ilgili dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk sonucunda davalı taraf ile anlaşılamadığını, gelinen aşamada ise müvekkil Malzemeleri alamadığı için ikinci bir ihale düzenlemek zorunda kalmış ve ...... firmasından daha pahalı fiyatlara malzemeleri aldığını, faturadan da anlaşılacağı üzere 4 Adet sulama hidrantları için ... firmasına yapılan ödeme KDV Dahil 18.054,00 TL olduğunu, bu nedenle aradaki fark olan ve sözleşme yapılmasaydı müvekkilin uğramayacağı zarar olan 18.054,00 TL-4.720,00 TL-13.334,00 TL'nin davalı şirketten tahsili ile müvekkile ödenmesinin talep etme gereği hasıl olduğunu, açıklanan yasal dayanaklara uygun olmakla yukarıda açıklanan ve resen Sayın Mahkemenizce tespit edilen nedenlerde dolayı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; müvekkil Sulama Birliği'nin uğramış olduğu fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 13.334,00 TL tutarındaki zararın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyaya sunulan 06/09/2023 tarihli bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda:" Davacı tarafından 02.09.2021 tarihinde yapılan ihalede davalı yanın 4 adet “A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı 100*80” temini içini 4.720,00 TL fiyat teklifi verdiği, Davalı yanın 04.10.2021 tarihinde davacı yanı muhatap tutarak 4.720,00 TL(KDV dahil) tutarında fatura düzenlemiş olduğu, Davacı yanın 04.10.2021 tarihinde davalı yana 4.720,00 TL tutarında havale yapmış olduğu, Davalı yanın düzenlemiş olduğu 04.10.2021 tarihli ... no.lu 4 adet “A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı 100*80”) açıklamalı 4.720,00 TL tutarlı faturanın içeriğini davacı yana teslim etmiş olduğuna dair dosyaya mübrez herhangi bir belge bulunmadığı, Davadışı şirketin 18.04.2022 tarihli teklif mektubunda konusu geçen 4D TİPİ TEK ÇIKIŞLI SULAMA HİDRANTI ve D TİPİ ÇİFT ÇIKIŞLI SULAMA HİDRANTI” ürünlerinin dava konusu teklif mektubunda konusu geçen “A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı 100*80” ürünü ile özellik olarak aynı veya benzer ürün olup olmadığı hususu uzmanlık alanımız dışında olduğundan değerlendirme yapılamadığı, Dava dışı şirketin 18.04.2022 tarihli teklifi üzerine davadışı şirketin 18.05.2022 tarihli 24.898,00 TL tutarlı fatura düzenlediği davacı yanın da 20.05.2022 tarihinde davadışı şirkete 24.697,97 TL havale yapmış olduğu, Davadışı şirketin düzenlemiş olduğu fatura ve teklif mektubuna göre davacı yanın, davalı yanın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle almak durumunda kaldığını iddia ettiği ürünlerin KDV dahil bedelinin 11.100,00 * 4.200,00 - 15.300,00 TL(KDV hariç), 15.300,00 X 1,18 18.054,00 TL(KDV dahil) olduğu, davacı yanın mezkur ürünleri davalı yanın edimini yerine getirmemesi nedeniyle almak zorunda kaldığı yönünde kanaate varması halinde davacı yanın zararının 18.054,00 - 4.720,00 - 13.334,00 TL olduğu, Davalı, teslim etmeyi taahhüt ettiği ürünleri imkânsızlık söz konusu olmamasına rağmen davacıya teslim etmediği; TBK m.212/f.2 uyarınca satıcının temerrüdü yönünden aranan şartların somut ihtilaf özelinde gerçekleştiği, Davacının, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar kapsamında menfi zarar olarak 13.334,00 TL'lik talepte bulunabileceği," hususları tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan 06/09/2023 tarihli bilirkişiler .... tarafından düzenlenen bilirkişi ek raporunda: Dava konusunun, davacı yanın, davalı yan ile yapılan ihale sonucunda davacıya teslim edilmese gereken ürünlerin davacıya teslim edilmemesi nedeniyle oluşan zararının davalı yandan tazmini talebinden ibaret olduğu, Davacı tarafından 02.09.2021 tarihinde yapılan ihalede davalı yanın 4 adet “A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı 100*80” temini içini 4.720,00 TL fiyat teklifi verdiği, Davalı yanın 04.10.2021 tarihinde davacı yanı muhatap tutarak 4.720,00 TL(KDV dahil) tutarında fatura düzenlemiş olduğu, Davacı yanın 04.10.2021 tarihinde davalı yana 4.720,00 TL tutarında havale yapmış olduğu, Davalı yanın düzenlemiş olduğu 04.10.2021 tarihli .... no.lu (4 adet “A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı 100*80”) açıklamalı 4.720,00 TL tutarlı faturanın içeriğini davacı yana teslim etmiş olduğuna dair dosyaya mübrez herhangi bir belge bulunmadığı, Davadışı şirketin 18.04.2022 tarihli teklif mektubunda konusu geçen “D TİPİ TEK ÇIKIŞLI SULAMA HİDRANTI ve D TİPİ ÇİFT ÇIKIŞLI SULAMA HİDRANTI” ürünlerinin dava konusu teklif mektubunda konusu geçen “A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı 100*80” ürünü ile debi, çıkış sayısı, yapısı, giriş ve çıkış çapları gibi özellikleri bakımından tamamen farklı ürünler olduğu, A Tipi Tek Çıkışlı için Eylül 2021 itibariyle, 1.000. TL/adet'lik fiyatın piyasa rayiçlerinde makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği, D Tipi olanlar için ise, Nisan 2022 itibariyle, Tek Çıkışlı olanlar için belirtilen 3.700. TL/adet ve Çift Çıkışlı için, 4.200. TL/adet'lik fiyatların ise piyasa rayiçlerinde ortalama 20 civarında pahalı olduğu, Nisan 2022 itibariyle, Tek Çıkışlı olanlar için 3.000. TL/adet ve Çift Çıkışlı için, 3.400. TL/adet'lik fiyatların makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği, Dava dışı şirketin 18.04.2022 tarihli teklifi üzerine dava dışı şirketin 18.05.2022 tarihli 24.898,00 TL tutarlı fatura düzenlediği davacı yanın da 20.05.2022 tarihinde dava dışı şirkete 24.697,97 TL havale yapmış olduğu, Dava dışı şirketin düzenlemiş olduğu fatura ve teklif mektubuna göre davacı yanın, davalı yanın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle almak durumunda kaldığını iddia ettiği ürünlerin KDV dahil bedelinin 11.100,00 * 4.200,00 - 15.300,00 TL(KDV hariç), 15.300,00 X 1,18 - 18.054,00 TL(KDV dahil) olduğu hususları tespit edilmiştir.
Huzurda görülen dava menfi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Borcun ifa edilmemesi hali sözleşmenin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 112. ile 126. maddelerinde düzenlenmiştir.
Esas itibariyle zarar, mal varlığında meydana gelen eksilmedir; fakat bu eksilme sahibinin iradesi dışında veya hiç olmazsa rızası bulunmaksızın meydana gelmiş olmadıkça zarar sayılmaz. (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C. I, s. 1247)
TBK'nın 112. maddesinde; “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” denilmektedir. TBK'nın 112. maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.
Satıcının temerrüdünün sonuçları TBK'nın 213. maddesinde düzenlenmiş olup söz konusu maddeye göre;
"Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir.
Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı, onun yerine bir başkasını satın alma zorunda olmaksızın, satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir."
Menfi zarar, sözleşmenin kurulamamasından veya geçersiz olmasından doğan zarardır. Bir başka ifade ile sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan bir zarar söz konusudur. Yargıtay Genel Kurulu'nun bir kararında aynen şu ifadeler yer almaktadır:
“Menfi zarar kavramına şunların gireceği kabul edilmektedir (Tandoğan, age., sh:
427- 428): a- Sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler: Harçlar, posta giderleri noter ücreti gibi

b- Sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabul için yapılan masraflar.

c- Sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zarar; gönderilen şeyin yolda kaybolması gibi.
ç- Sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar; hükümsüz sayılan sözleşmeyle satın alınan şey, örneğin o zaman başkasından 100 liraya alınabilirken şimdi 120 liraya alınabilmesi.

d- Başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar.

e- Dava masrafları.”
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... tarafından 02/09/2021 tarihinde 4 adet A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı alımı için ihale gerçekleştirildiği; ihalenin davalı şirkete kaldığı; ihale bedelinin davalıya ödenmesine rağmen davalı tarafından ihaleye konu malların davacıya teslim edilmediği; davacı tarafından teslim edilmeyen malların temini için başka bir ihaleye çıkıldığı; davacının teslim edilmeyen mallar nedeni ile zarara uğradığı iddiası ile huzurda görülen tazminat davası açılmıştır. Davalı tarafından ihaleye konu malların davacıya teslimi edimi üstlenilmiş olmasına rağmen herhangi bir imkansızlık olmamasına rağmen taahhüt edilen ürünler davacıya teslim edilmemiştir. Dolayısıyla TBK'nın 212/2. maddesi uyarınca satıcının temerrüdü koşullarının somut olay bakımından oluştuğunun kabulü gerekir. Satıcının temerrüdünün bir sonucu olarak davacı, TBK'nın 213. maddesi kapsamında sözleşmenin geçerliliğine inanarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğramış olduğu zarar kapsamında menfi zarar talebinde bulunabilecektir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektirmesi nedeni ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi ek raporunda; davacı tarafından yapılan birinci ihaledeki A Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı ile ikinci ihaledeki D Tipi Tek Çıkışlı Sulama Hidrantı ile D Tipi Çift Çıkışlı Sulama Hidrantı ürünlerinin debi, çıkış sayısı, yapısı, giriş ve çıkış çapları gibi özellikleri nedeni ile tamamen farklı ürünler olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından birinci ihale ile ikinci ihaleye konu ürünlerin tamamen birbirinden farklı ürünler olduğunun tespit edilmesi karşısında davacının zarar olgusunu ispat edemediği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,

2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 227,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 199,88 TL harcın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

7-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri karar tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024