BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
K.YAZIM TARİHİ: 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil davacı arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borcun 31/08/2022 tarihinde davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödemenin yapılmadığını, Alacağın tahsili maçıyla davalı aleyhin, faturalara dayalı olarak 61.240,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla Bakırköy ...... İcra müdürlüğünün ..... E sayılı İcra dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içinde 01.09.2022 tarihinde borca itirazı ile icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazların tamamının haksız, kötü niyetli ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, itirazı iptalinin gerektiğini, müvekkilin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, bu nedenle takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış olup, davalı şirket ile yapılan görüşmeler sonucun da uzlaşmaya varılamadığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, Davalı borçlunun, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... E sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan davada; karşı yan tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe istinaden ödeme emri tebliğ edilmiş olup, hukuken dayanağı olmayan takibe itiraz edilmesiyle anılan takibin durması üzerine yine davacı tarafından huzurdaki davanın ikame edildiğini, müvekkilin davaya konu icra takibinin dayanağı olabilecek bir borcu bulunmadığı için haksız açılan davanın reddinin gerektiğini, Davacı tarafından müvekkile teslimi gerçekleşmemiş siparişlerin icra takibine ve işbu davaya konu edildiği, Davacının müvekkilden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı gibi davacı tarafından müvekkil aleyhine başlatılan uyuşmazlığın esası olan icra takibinin dayanağı olarak göstermiş olduğu faturaların içeriğindeki emtialarında müvekkile teslim edilmedi teslimi gerçekleşmemiş malların bedelini talep eden davacı tarafın iddiasını ispatla mükellef olduğu, Satış sözleşmelerinde malın teslim edildiği, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edildiğini, faturanın muhatabınca malların teslime dair imzalı sevk irsaliyesi, içinde ne olduğu açıkça belli olmak kaydıyla kargo kayıtlarının veya diğer yazılı belgelerinin mahkemeye sunulması gerektiğini, Alacaklının kendi defterlerindeki kayıtlarının, dayanak belgeler ile doğrulanmadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemeyeceğini, Güncel Yargıtay kararlarına göre satış faturalarının borçlu defterlerine işlenmiş olmasının, mal teslim edilmediği savunmasını bertaraf etmediğini, malı tesliminin ispat külfetinin davacı satıcıya ait olduğu, yasal delillerle desteklenmediği sürece defter kayıtları ve fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığı gibi satıma konu malların tesliminin ispatı için de yeterli olmadığı, yazılı delillerle doğrulanamadığı sürece mal teslimi hususunda tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği, İspat hususunda değinilecek diğer önemli hususun ise; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinde yer alan; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunamayacağı durumu olduğu, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gil inbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamayacağı, yine anılan maddede senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinletilebileceğinin düzenlendiğini, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış ise de, Hukuk Muhakemeleri mevzu bahis madde uyarınca müddeabihin miktarı baz alınınca tanık dinlenilmeyeceği aşikar olup, bu doğrultuda tanık dinletilmesine de muvafakatlerinin bulunmadığını, İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin davalarda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edildiğini, Davacının her ne kadar müvekkil aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmişse de, ortada likit bir alacak bulunmaması sebebiyle, davacının bu yöndeki talebi davanın sonucunda tesis edilecek hüküm ne olursa olsun reddi gerekmekte olduğunu (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 08.03.2012 Tarih Esas: 2011/12272 Karar: 2012/3747 kararı) davacının haksız ve kötü niyetli başlatmış olduğu icra takibi sebebiyle ikame edilen işbu davanın reddine, alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Celp edilen Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 61.240,00 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 06/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından süresi içerisinde 01/09/2022 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Bilirkişi ..... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın dava konusu döneme ait defterlerinin usulüne uygun, birbirini doğruladığı Yevmiye, Defteri kebir defterlerinin berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterinin noter açılış ve onayının süresi içinde usulüne uygun yapıldığı, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davacı taraf defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın 2019-2020 yılları ticari defterlerinden, yevmiye defterlerinin kapanış tasdikine tabi olduğu, Noter tarafından sayfalarını takiben mühürlendiği, Yevmiye defterlerinin yasal süresi içinde kapanış tastikinin yapıldığı, 2021 ve 2022 yılı Yevmiye, Defteri kebir defterlerinin berat ve Mali Mühürlerinin süresinde alındığı, Envanter defterlerinin görülmediği, mevcut hali ile HMK 222 Madde ve 6102 s. TTK 64/3 Uyarınca davalı taraf defterlerinin sahibi lehine mahkemenin takdirinde olduğu, tarafın takip ve dava konusu faturasının usulüne uygun, bedeli tahsil edilmemiş, açık e- arşiv Fatura ve e-fatura olduğu, fatura üzerinde teslim alan isim ve imzalarının mevcut bulunmadığı, ancak (davacı tarafın 31.12.2021 tarih ve ..... no 2.757,70 TL faturası hariç) davalı tarafın fatura veya muhteviyatlarına herhangi bir itirazının bulunmadığı, tüm faturaları kayıt ettiği, tarafların 202 yılı BA/BS formlarının örtüştüğü, davacının, incelenen ticari defterlerine göre davalı taraftan; İcra Takip tarihi olan 01.09.2022 tarihi ve 31.12.2022 tarihli kapar inde davacı tarafın davalı yan dan 61.239,51 TL alacaklı olduğu, başka bir kayıt tespit edilmediği, davacı tarafın faturasının açık, bedeli tahsil edilmemiş e- arşiv fatura ve e- fatura olduğu, 2022 yılı BA/BS formlarındaki beyanlarının örtüştüğü, davalı tarafın incelenen ticari defterlerine göre davacı tarafa; İcra Takip tarihi olan 01.09.2022 tarihi itibarı ile 71.042,59 TI borçlu olduğu ve 31.12.2022 tarihli kapanış yevmiye maddesinde (izaha muhtaç olan 11.192,59 TL borç kaydı ile) davacı tarafa, 59.850,00 TL borçlu bulunduğu, dava konusu faturaların (davacı tarafin 31.12.2021 tarih ve ...... no 2.757,70 TL faturası hariç) davacı ve davalı şirketin ticari defterlerine kayıtlı olduğu, fatura ve muhteviyatına veya bedeline davalı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı, T.T.K 23/3 mad. göre 8 gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılacağı, Taraflar arasında ödeme tarihleri ve temerrüt ile ilgili herhangi bir sözleşme veya davacı tarafından davalı tarafa gönderilmiş herhangi bir borç ihtarnamesi olmadığı, davacı tarafın takip talebinde İşlemiş faiz talebinin bulunmadığı, Temerrüdün takip tarihi (01.09.2022) itibarıyla oluştuğu, takip talebinde alacaklının, asıl alacağa işleyecek yıllık 99 ticari avans faizinin yerinde ve değişen oranlarda uygulanabileceği, davacının talebinin 949 olduğu, mahkemece yargılamanın huzurdaki dava dosyasındaki taleple sübut bulduğunda Davacı tarafin takip tarihi olan (01.09.2022) tarihinden itibaren dava (01.03.2023) tarihine kadar geçen 210 gün için 3.215,10 TL faizi ile birlikte (61.240,004-3.215.1TI) - 64.455,51 TL talep edebileceği, ancak, yukarıda değerlendirme bölümündeki izaha muhtaç kayıtların taraflarca düzeltildiğinde /karşılıklı kabulleri sonucunda yeniden hesap edilebileceği, Bu nedenle; Alacağın itiraza uğramayan faturaya dayalı likit alacak olup olmadı; hem takip dosyası hem de dava dosyasına geçerli bir itiraz nedeni ileri açıklığa kavuştuğunda, tarafların %20 icra inkar tazminatı şartlarının gözetilerek, %20 icra inkar tazminatı taleplerinin mahkemenin takdirinde olacağı, görüş ve kanaati ile rapor sunmuştur.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 61.239,51 TL alacaklı olduğu; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 71.042,59 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından davacının müvekkiline teslim etmediği mallara yönelik olarak düzenlenen faturalara dayalı olarak icra takibi başlatıldığı iddia edilmiş ise de 31/12/2021 tarih ve 2.757,70 TL bedelli fatura hariç davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı tarafından defterlerine işlenmiş olması karşısında cari hesaba dayanak yapılan faturalara konu malların davalıya teslim edildiği karine olarak mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar 31/12/2021 tarih ve 2.757,70 TL bedelli fatura davalı defterlerine işlenmemiş ise de davalının kendi kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle dava konusu alacaktan daha fazla borçlu olduğu tespit edildiğinden söz konusu fatura tutarı davacı alacağı olarak kabul edilmiştir. Davalı tarafından delilleri arasında açıkça yemin delilinin belirtilmesi nedeni ile iddialarının ispatı bakımından mahkememizce yemin delili hatırlatılmış olup verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davalı tarafından yemin deliline dayanılmadığından davalının faturalara konu malların teslim edilmediği iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın kabulü ile alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 12.248,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 61.240,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 12.248,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.183,30 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 739,63 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.443,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 739,63 TL Peşin/nisbi Harcı, 2.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 101,25 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.020,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
9-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024