İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

K.YAZIM TARİHİ: 18/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından, davalı- borçluya bazı ürünlerin satıldığını, satılan ürünler karşılığında faturaların düzenlendiğini, davalı şirket tarafından işbu faturalara istinaden devamlı olarak eksik veya geç ödemeler yapıldığını ya da hiç ödeme yapılmadığını, şirketin müvekkili şirkete yüklü miktarda borcu bulunduğuru, müvekkil şirketin haricen taleplerine rağmen takibe konu borcun ödenmediğini, ödenmeyen bakiye borç tutarı üzerinden de davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... E sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takip açıldığı sırada 5.000 TL ödeme yaptığını ve bu ödemenin icra dairesine bildirilerek tahsil harcı ödendiğini, davalı- borçlu tarafından açılan takibe açıkça yersiz, haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, yapılan itiraz neticesinde 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren S/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa başvurmak dava şartı olarak kabul edildiğini müvekkili şirket tarafından 24/10/2023 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, ..... Nolu dosyası ile 24.10.2023 Tarihinde arabuluculuk toplantısı yapıldığını ve bu toplantının 24.10.2023 tarihinde görüşmeler sonucunda anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, bu nedenle mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere kar tazminatına hükmolunmasını borçlunun, borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması, itirazın iptali ve takibin devamı talebiyle dava açmıştır.

Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.

Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Dosyamız arasına celp edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 148.014,59 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 19/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 24/10/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü.
Bilirkişi .... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Taraflar arasında, icra takibine konu tutarın 148.014,59 TL olduğu, ancak davalının 16.10.2023 tarihli icra takibinden sonra 20.10.2023 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapması sonrası tutarın 143.014,59 TL'ye düştüğü ve huzurdaki davaya konu borç/alacağın, davacı tarafından davalı adına 2023 yılında düzenlenen faturaların bir kısmından kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı, 148.014,59 TL asıl alacak için alacağın tahsili tarihine kadar faiz talebiyle 13.10.2023 tarihinde harç ödenerek 16.10.2023 tarihinde icra takibine başlandığı, icra takibinin davalıya 19.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, 24.10.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulduğu, 20.10.2023 tarihinde 5.000,00 TL ödeme yapması sonrası icra takip tutarının 143.014,59 TL'ye düştüğü, 22.12.2023 tarihinde huzurdaki davanın açıldığı, dosyada, 13.10.2023 tarihinde harcı yatırılan 16.10.2023 tarihli icra takibi öncesinde borçlunun temerrüde düşürüldüğüne dair bir belgeye rastlanmadığı, bu kapsamda davalının temerrüt tarihinin, icra takibinin davalıya tebliğ edildiği 19.10.2023 tarihi olarak tespit edildiği, davacının ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği, raporun 3.3 bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde, hukuki değerlendirme mahkemeye ait olmak üzere, davacıya ait ticari defterlerinin HMK 222.2 kapsamında delil olarak kabul edilebileceği, davalının HMK'nın 220 ve 222'nci maddeleri karşısındaki durumunun mahkemenin takdirinde olduğu, ibrazdan kaçınıldığı, davaya konu faturaların davacı tarafından e-arşiv (temel fatura) düzenlendiği, buradan en az bir tarafın e-fatura mükellefi olmadığının anlaşıldığı, satıcı tarafından düzenlenen e-arşiv hizmet faturalarının alıcı tarafından kabul edilmemesi durumunda, alıcının 8 gün içinde sistemden ilgili faturaya iptal talebinde bulunmasının gerektiği, TTK. Madde 21'e fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayıldığı, davalının bu yönde tek taraflı tasarruf hakkı varken itirazda bulunmadığı ve nihai olarak fatura içeriğini kabul ettiği, davacıya ait 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre, icra takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 143.014,59 TL alacaklı göründüğü, işbu rapor tarihi itibariyle söz konusu tutara ilişkin davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, iade-mahsup vb. gibi borcu azaltacak herhangi bir işlemin de gerçekleşmediği; davalının mahkemeye bilgi ve belge ibraz etmediği, borcun ödendiğine dair mahkemeye evrak sunulmadığı, dolayısıyla işbu rapor tarihi itibariyle söz konusu faturalara ilişkin davalının davacıya borcunun 143.014,59 TL olarak devam ettiği, dosyada, icra takibi öncesinde borçlunun temerrüde düşürüldüğüne dair bir belgeye rastlanmadığı, davalının icra takibinin tebliğiyle birlikte, yani 19.10.2023 tarihinde temerrüde düşürüldüğü, bu kapsamda icra takibinden önceki döneme mümkün olmadığı, buna karşın davacının icra takibinden itibaren faiz talebinin yerinde olduğu kanaati ile rapor sunmuştur.
Davalı ...'in mahkememizin 2 nolu celsesindeki beyanında; bilirkişi raporunu tebliğ aldım, huzurunuzda beyanda bulunmak istiyorum ayrıca yazılı beyanda bulunmayacağım, ben dava konusu borcu kabul ediyorum, davacı ile uzun yıllardır çalışmaktaydık, davacı benimle çalışmak istemediğini söyleyip tüm borcu kapatmamı istedi, benim maddi gücüm olmadığı için tek seferde ödeyemeyeceğimi parça parça borcumu kapatabileceğimi söyledim ancak davacı kabul etmedi bunun üzerine hakkımda icra takibi açıldı, icra takibi üzerine de borcumu ödemek istediğimi söylediğimde bana kolaylık sağlamadılar bu nedenle borca itiraz ettim kolaylık sağlanırsa tüm borcu ödeyeceğim dediği anlaşılmıştır.
Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır.
Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.
Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre icra takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 143.014,59 TL alacaklı olduğu yönde bakiyesinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından 25/06/2024 tarihli celsede mahkememiz huzurunda açılan davayı kabul ettiği yönünde beyanda bulunulmuştur. Davalının kabul beyanı doğrultusunda HMK'nın 308. Maddesi uyarınca açılan davanın kabul nedeni ile kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-AÇILAN DAVANIN KABUL NEDENİYLE KABULÜ ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 143.014,59 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,

2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının takdiren %20'si oranında hesaplanan 28.602,91 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.512,89 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.702,27 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.810,62‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 22.882,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan; 269,85 TL Başvuru Harcı, 1.702,27 TL Peşin/nisbi Harcı, 10.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.044,25 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 13.016,37 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalının yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024