İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)

K. YAZIM TARİHİ: 10/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı .... arasında dava dışı .... San. Ve Tic.Ltd.Şti. Nezdindeki 15 paya karşılık gelen hissesinin satış işlemleri için 1.500,00 TL karşılığı anlaşmalarına karşın devir işlemleri esnasında müvekkilleri yanlış yönlendirmek suretiyle davalı tarafça 50.000,00 TL tahsil ederek belirlenen sözleşmeyi aşar şekilde haksız bir gelir elde ettiğini, davacı asil ve birleştirilmesini talep etmiş olduğukları diğer dosya davacısı ....'dan usul dışı bir şekilde almış olduğu 150.000,00 TL ve davacı asilden tahsil etmiş olduğu 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL gibi fahiş bir bedel alarak haksız ve hukuk dışı bir gelir elde ederek davacının büyük bir hak kaybı ile karşı karşıya kaldığını, bu ödeme neticesinde davalı tarafın haksız bir şekilde sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini, davacının yaşanmış olan bu haksız mağduriyetin giderilmesi için davalı tarafla defaatle görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak devir bedelini aşan rakam iş bu davanın açılma tarihi itibariyle de davacı tarafa geri ödenmediğini, davalı tarafın haksız bir şekilde elde etmiş olduğu miktarın tahsili amacıyla icra takibini başlattığını, ancak davalıların itiraz ettiklerini ve ödemekten kaçındıklarını, bu nedenlerle müvekkilinin alacağına kavuşması adına, borçlu tarafından yapılan itirazların iptaline ve takiplerin devamına karar verilerek borçlunun %20 ' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesin, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ..., anılan şirketin .... a ait olan hisselerinin bir kısmının davacıya devri hususunda anlaştıklarını, buna ilişkin Noter huzurunda bir hisse devir sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacı tarafça, dava dışı ...'a ödenmesi kararlaştırılan 50.000.-TL'lik tutar, babası davalı ...'ın banka hesabına yatırtıldığını, davacıya devredilen .... unvanlı şirket, sözleşmenin akdedildiği dönemde bulunduğu .... ... AVM bölgesinin en büyük ve en şık restoranlarından biri olduğunu, bu şirketin sahibi olduğu sadece bu restoranın dekorasyonu dahi milyon TL değerinde olduğunu, davacının çok değerli bir şirketin hisselerini, matbu noter sözleşmesindeki belirtilen nominal hisse değeri üzerinden satın aldığı yönünde gerçek dışı ve gayri ciddi iddialarda bulunduğunu, davacının haksız iddialarının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı dava dilekçesinde gayrı ciddi şekilde, noter sözleşmesinde yazan 1.500.-TL'lik nominal hisse değerine karşılık (sözde) 50.000.-TL ödemesi gerektiği yönünde yanıltıldığı gibi son derece gerçek dışı ve mantıksız bir iddiada bulunduğunu, bu nedenler davanın öncelikle görev yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esasına girilmesi halinde, esası itibarı ile de haksız davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi ... ve .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 19/01/2024 tarihli rapora göre ; '' Davacı ... inceleme günü olan 10/10/2023 günü saat 14: 00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davacı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davalı ... inceleme günü olan 10/10/2023 günü saat 14: 00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Esenyurt Vergi Dairesine bildirdiği 2019 ve 2020 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinin incelenmesi neticesinde; dava dışı K... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin2019 ve 2020 yıllarında Öz Kaynaklarının OLUMSUZ bakiye verdiği, bunun ise dava dışı şirketin 2019 ve 2020 yılında aktiflerinin kayıtlı değerlerine göre borçlarını karşılamadığı, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2019 ve 2020 yılındaki Sermayesinin 10.000,00 TL olduğu, dava dışı ...'ın dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki hisse oranının % 55 olduğu ve dava dışı ...'ın % 55 hisse oranının karşılığının 5.500,00 TL olduğu, davacı ... 'in banka aracılığıyla 12.03.2019 tarihinde davalı ...'a 50.000,00 TL ödeme gönderdiği, davacının aldatıldığına ilişkin somut bir delil sunmadığı, aldatılma iddiasını da bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürmediği, davacının hisse değerinin noter devir sözleşmesinde gösterilen değerde olduğuna, bu değer gerçek hisse bedelini yansıttığına, tarafların iradelerinin de bu yönde olduğuna ilişkin somut bir delil sunmadığı, dolayısıyla davacının iddilarının ispata muhtaç olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça davalı ile yapılan iş yeri hisse satış sözleşmesinde belirtilen rakamı aşan şekilde ödeme yapılması nedeniyle fazladan yapılan ödemenin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talep edilmiştir.
Davacı tarafça iş yeri satışı için 15 paya karşılık gelen 1.500,00 TL'ye anlaşmalarına rağmen yanlış yönlendirilerek 50.000,00 TL ödendiği beyan edilmiştir.
Davacı tarafça noterdeki hisse devir sözleşmesinde 15 paya kaşılık 1.500,00 TL belirlendiği halde 50.000,00 TL ödendiği anlaşılmış, ancak devir protokolünde noter harcını düşük tutmak için kaydı değerin düşük gösterilmesinin uygulamada olan bir durum olması, davacının hisse devir tarihinde şirket hisselerinin noter protokolünde belirtilen değerde olduğu hususunda delil sunmaması, davacının aldatılarak fazla ödeme yaptığı iddiasına ilişkin ise TBK'nun 39. Maddesine göre aldatmanın ortadan kalmasından itibaren 1 yıl içinde verilen şeyin geri istenmesinin zorunlu olması ve söz konusu sürenin hak düşürücü süre olması, davacının davalı hesabına para gönderdikten 2 yıl sonra davalıya karşı takip başlatması nedeniyle hak düşürücü süre içerisinde takip başlatılmaması, davacının aldatıldığına dair somut delil sunmaması karşısında davanın ispat edilemediği ve hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı anlaşıldığın davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 603,88 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 176,28 ‬‬TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafça sarf olunmuş yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

4- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,

5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,

Davalı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2024