BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMES
KARAR
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında .... kauçuk izolasyon, menfez kutusu, manşon ve sarf malzeme alım satımından kaynaklanan ticari iş ilişkisi bulunduğunu, işbu ticari iş ilişkisi sebebiyle taraflar arasında galvaniz hava kanalı, galveniz fittıngs, 19 mm kauçuk izolasyon, menfez kutusu, manşon ve sarf malzemelerin alım satımına ilişkin 07/04/2023 tarihli ... numaralı fatura düzenlendiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, faturaya dayalı alacağa kısmi ödeme yapıldığını, geriye kalan tutarın ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ..., davalı .... ( ... Isı ve İnşaat) adına " ... kanalı, .... Fittings, 19 MM Kauçuk İzalasyon, Menfez Kutusu, Manşon ve SARF malzemelerine ilişkin 07/04/2023 tarihli ... numaralı faturanın kesildiğini, davacı tarafın davalıya fatura kestiğini ve bir haftalık süre içinde ürünleri teslim edeceğini söylediğini, ürünlerin teslimi sırasında ödeme yapılacağı konusunda anlaşıldığını ancak davacı yanın bir hafta geçmesine rağmen ürünleri teslim etmediğini, oyaladığını, davalı yanın müvekkilinden teslimatın yapılmasından önce bir miktar avans yatırmasını istediğini, davalının 19/04/2023 tarihinde davacı yana 10.000,00 TL avans yatırdığını ve ürünlerin teslim edilmesini beklemeye devam ettiğini ancak davacı yanın bu avansa rağmen ürünleri teslim etmediğini savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla getirtilmiş, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, tarafların tacir araştırması yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı, davalının kötü niyet tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların anlaşamadıkları konular; icra takibine dayanak faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmedikleri, buna bağlı olarak faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı oldukları, icra takibinin 39.159,58 TL alacak için başlatıldığı, icra takibinin faturaya dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 27/07/2023 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının icra takibine yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden getirtilen BS formuna göre, davacı şirket tarafından düzenlenen 2023 yılı 4. ayına ilişkin 1 adet fatura karşılığı KDV 41.660,66 TL bedelle davalıya mal/hizmet satışının bildirildiği, davalının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden getirtilen BA formuna göre, davacı tarafından düzenlenen 2023 yılı 4. ayına ilişkin 1 adet fatura karşılığı KDV hariç 41.660,66 TL bedelle davacıdan mal/hizmet alımının bildirildiği görülmekle, tarafların B formlarının uyumlu oldukları anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekmiş, bilirkişi tarafından taraf ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor düzenlenmiştir.
HMK'nin 222/3 maddesi uyarınca, ikinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine kanıt olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı koşullara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin kanıtlarla ispatlanmamış olması gerekir. HMK'nin 222/2 maddesi hükmüne göre ise, ticari defterlerin, ticari davalarda kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yasaya göre eksiksiz ve yöntemine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması koşuldur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, tarafların ticari defterlerinin eksiksiz, yöntemine uygun olarak açılış onaylarının yaptırıldığı, davalının defterinin kapanış onayının yaptırıldığı, davacının defterinin kapanış onay süresinin henüz dolmadığı saptanmış, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiş olmakla, tarafların ticari defter kayıtlarının kanıt niteliğinin olduğu sonucuna varılmış, tarafların birbirini doğrulayan kayıtları yönünden davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davalı taraf icra takibine dayanak faturaya konu ürünlerin teslim edilmediğini savunmuşsa da, söz konusu faturanın davalı defterine kayıtlı olması, süresinde faturaya itiraz edilmemesi, faturanın davalının defterine kayıt tarihinden 12 gün sonra davacıya 10.000,00 TL ödeme yapılması, yapılan ödemeden geriye kalan tutar yönünden yaklaşık 3 ay sonra faturadaki bir kısım ürünlere ilişkin iade faturası düzenlenmesi ve iade hususunda davacı ile mutabık olunmaması birlikte değerlendirildiğinde, davalının faturaya konu tüm ürünleri teslim aldığının kabulü gerekmiş, aksi davalı tarafından kanıtlanamamıştır.
Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan takip tarihi itibariyle 39.159,58 TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporundaki saptamaya göre davacının ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalının davacının faturalarından bilgi sahibi olduğunun ve bağlı olduğu vergi dairesine bildirdiğinin kabulü gerektiği, davacının ticari defter kayıtlarıyla ortaya konulan alacağının aksini ispat yönünden dosyaya yansıyan bir kanıt da bulunmadığı, bu bağlamda davacının ticari defterleri lehine kanıt niteliğinde olmakla, davalı tarafından davacının ticari defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek, davanın kabulüyle, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar ile devamına,
İİK'nin 67/2 Maddesi uyarınca alacak tutarının %20'si oranında olan 7.831,91 TL icra inkar tazminatının Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
2- Alınması gereken 2.674,99 TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 668,75 TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 2.006,24-TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 668,75 TL peşin harcın Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 215,75 TL posta ve davetiye gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.485,60 TL yargılama giderinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
5- Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin Davalı' alınarak Davacı'ya verilmesine,
7- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere Davacı Vekili'nin ve Davalı Vekili'nin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/07/2024