BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ......, davacı şirketin hissedarı olduğu dava dışı ..... Şirketi'nin Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev almakta iken, ...... AŞ. adlı şirketin diğer pay sahipleri olan ........ ve ..... ile birlikte hareket ederek, devam eden mevcut görevine rağmen ...... Teknoloji Anonim Şirketi'nin kurucu ortakları arasında yer almış ve ilgili şirketin Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldığını, 03/08/2022 tarihinde, 32.50.09 NACE Kodu ile ..... Teknoloji Anonim Şirketi unvanıyla şirket kurulduğunun tespit edildiğini, davacı şirket yetkilileri tarafından .....'a ait solunum cihaz tasarımlarının. ...... markalı olarak sağlık fuarında sergilendiğinin tespit edilmesi akabinde, gerekli araştırma ve işlemler gerçekleştirilmiş ve ilgili hususun teyit edildiğini, davalı, ........ adlı şirketin kuruluş adresini, dava dışı ..... AŞ.'nin adresi olarak göstermiş, ilgili şirketin dava dışı ..... A.Ş.'nin adresi üzerinden kuruluş ilanı yayınladığını, Davalının hem dava dışı ..... AŞ. üzerinden iş ve işlemlerine devam ederken hem de ........ adlı şirketi kurarak farklı amaçlar ile hareket ettiğini ve bu manada adres belirlemelerinde dahi planlı ve yanıltıcı bir yol izlediklerinin açık olduğunu, Davalı ......, dava dışı ..... AŞ.'de bulunduğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili görevinde iken, işbu dava dışı şirket ile aynı iş kolunda olan farklı bir şirketin kurucusu olarak yer aldığını ve kurulan bu şirketin Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, somut olay nezdinde, davalı ...... 'ın TTK hükümleri kapsamında, yukarıda pay sahipleri olan diğer ilgililer ile birlikte rekabet yasağına aykırı şekilde hareket ettiği tartışmasız olduğunu belirterek davacı vekili davalının haksız rekabet kapsamında davacı ve,......'ı uğrattığı mali zararların tazminini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tek hissedar kendisi olmamasına ve yönetim kurulu üyesi olmamasına ve hatta davalı şirket hissedarı olmamasına rağmen bu hususta davacı diğer yönetim kurulu üyelerine başvurmadığını, dava konusu şirket için olağan veya olağan üstü genel kurul toplantısı da gerçekleştirilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte muvafakat edilmediği ileri sürülen eylemleri nedeni ile tazminat istenilen yönetim kurulu üyesi davalının görevine işbu tarih olmuş hala son verilmediğini, davalının görevine aynen devam ettiğini, bu da dava konusu şirketin ve davacının iddialarında samimi olmadığı açmış olduğu işbu davanın hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davalı aleyhindeki iddialar doğru olmayıp, davalı bahsi geçen ...... şirketinin dava konusu ..... şirketi ile rekabet etmesi için kurucu ortağı olmadığını, .....'a bir grup şirket gibi sahip çıkıp, ayakta kalmasını sağlamaya çalıştığını, ...... 'ın ..... 'nin mülk sahibi olduğu ve faaliyetini yürüttüğü adrese taşındığını, ......'nin üretebilirse ...... ın ürettiği cihazların satışını gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceğini davacı ve dava konusu ........'ın tüm hissedarları tarafından bilinmekte, işlemler bizzat bu kişilerce yerine getirildiğini, bu ilişkiler bu nedenle bilinçli olarak kurulduğunu, bu nedenle de zaten davacı taraf, davalının sahibi olduğu ........'ı ayakta tutamaya çalışan diğer şirketleri gerekçe olarak ileri süremediğini, ........'a rekabet teşkil ettiği iddia edilen ....... ana şirket ...... Tıbbı Cihazlar'ın ticari faaliyetleri kapsamında kurulduğunu, ........ ile hiç bir alakası olmadığı gibi, hiç bir ticari faaliyeti ve kazancı da bulunmadığını belirterek davalı vekili davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı Vekili 08/07/2024 tarihli dilekçe ile; uzlaşma müzakereleri kapsamında, Sulh ve ibra Protokolü tanzim ve imza edildiğini, bu nedenle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davacı Vekili'nin vekaletnamesinde yapılan incelemede davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı Vekili 04/07/2024 tarihli dilekçe ile; feragat dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemlerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Bilindiği üzere, HMK'nin 307. maddesine göre davadan feragat davacının, istem sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Yine aynı Yasa'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Bu hükümler gözetildiğinde davadan feragatin davaya kendiliğinden son veren bir taraf işlemi olduğunda kuşku bulunmadığı, davadan feragatin yöntemine uygun, süresinde ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri hususta olduğu anlaşılmış olup, davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1- Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2- Davadan feragatin gerçekleştiği aşamaya göre alınması gereken karar harcının 2/3 oranındaki 285,07 TL karar harcından dosya yatırılan toplam 3,415,50 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 3.130,43-TL fazla harcın davacıya istemi halinde iadesine,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin Davacı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 09/07/2024