BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından Davalı adına düzenlenen ve Davalı tarafından itiraz edilmeyen muhtelif tarih ve numaralı faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiye 26.425,44 TL tutarında borcun Müvekkil'ine ödenmediğini, Müvekkili tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin Davalı Borçlu'nun haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde durdurulmuş olduğunu, Davalı tarafça her ne kadar borca itiraz edilmişse de bakiye 26.425,44 TL tutarında asıl alacağın hali hazırda ödenmemiş olduğunu, işbu sebeplerle Davalı'nın icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden Davalı'nın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, icra takibine konu edilen faturaya konu hizmeti eksiksiz bir şekilde Müvekkili Üniversiteye teslim etmediğini ve bu sebeple bahse konu fatura bedellerinin ödemesinin gerçekleşmemiş olduğunu, zira Müvekkili Üniversitenin almadığı bir hizmetin ödemesini gerçekleştirmesi beklenemeyeceği gibi hizmetin gerçekleştirileceğine duyulan inanç ile kabul edilen ve itiraz edilmeyen faturalar dayanak gösterilerek fatura içeriğinin kabul edildiği ve hizmetin verildiği yönünde bir çıkarım yapılmasının da mümkün olmadığını, bu itibarla fatura konusu hizmeti eksiksiz şekilde ifa ettiğini ispat eder nitelikte herhangi bir bilgi ve belgeyi Mahkemeye ibraz edemeyen Davacı tarafın Müvekkili Üniversiteden bir alacağının bulunmadığını, çekişmesiz bir alacağın varlığından bahsedilmesi mümkün olmadığından somut uyuşmazlık bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de mümkün olmadığını, bu sebepler dahilinde işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiş ve savunmuştur.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasının UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; icra takibine dayanak faturalara konu ürünlerni Davalı'ya teslim edilip edilmedikleri, teslim edilmişlerse Davacı'nın icra takibindeki tutar kadar Davalı'dan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; Alacaklısı'nın dosyamız Davacısı, Borçlusu'nun dosyamız Davalısı oldukları, icra takibinin 26.425,44 TL alacak için başlatıldığı, icra takibinin faturadan kaynaklı açık cari hesaba dayandığı, Davalı Borçlu'nun icra takibine 06/12/2022 tarihinde itiraz ettiği, Davacı Alacaklı'nın icra takibine yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Yapılan inceleme sonrası bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, icra takibine dayanak faturaların hem Davacı'nın hem de Davalı'nın defterlerinde kayıtlı oldukları, her iki tarafın kayıtlarında Davacı'nın Davalı'dan 26.425,44 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.
HMK'nin 222/3 maddesine göre, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Yukarıdaki hükümlere bakıldığında, bilirkişi raporundaki saptamaya göre tarafların ticari defter ve kayıtlarının kanıt niteliklerinin bulunduğu, Davacı'nın kayıtlarının lehine kanıt niteliği bulunduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda defter kayıtlarının aksi senet veya diğer kesin kanıtlarla ispatlanabileceğinden, ticari defter kayıtları kesin kanıt niteliğinde olmakla, Davalı tarafından defter kayıtlarının aksini ispat yönünden bir kanıt sunulamış, savunmasını ispat yönünden yemin teklifinde bulunması için süre verilmişse de yemin teklifinde de bulunmamıştır.
Bu bağlamda Davacı'nın icra takibine konu ettiği alacağa ilişkin faturalardaki ürünlerin, söz konusu faturaların Davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmakla, teslim edildiklerinin kabulü gerekmiş, Davalı tarafından aksi ispatlanamadığından Davacı'nın alacağının varlığını kanıtladığı sonuç ve kanaatine varılarak, davanın kabulü ile Davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan alacağa ilişkin yapılan icra takibine itirazın haksızlığı sonucuna varıldığından Davacı lehine Davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile; Davalı'nın Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullar ile devamına,
İİK'nin 67/2 maddesi uyarınca alacak tutarının %20'si oranında olan 5.285,08 TL icra inkar tazminatının Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
2- Alınması gereken 1.805,12 TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 319,16 TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 1.485,96 TL eksik harcın Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 319,16 TL peşin harcın Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 138,00 TL posta ve davetiye gideri, 7,50 TL dosya sarf gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.325,40 TL yargılama giderinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
5- Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin Davalı'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin Davalı'dan alınarak Davacı'ya verilmesine,
7- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, dava değeri itibariyle kesin olmak üzere Davacı Vekili'nin yüzüne karşı, Davalı Vekili'nin yokluğunda karar verildi.
11/07/2024