BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket araç alım satımı yaptığını, bu kapsamda müvekkili, davalının satışa sunduğu .... plakalı aracın alım satımı için 370.000 TL ye anlaşmaya vardığını, bu araç için davalı şirketin .... nolu hesabına 0202,2023 tarihinde 235.000 TL havale ettiğini, bu havaleyi davacının .... bankası AŞ -... şubesindeki .. nolu hesabından yaptığını, bu havalenin araç satışı için kaparo olduğu açıkça beyan edildiğini, davacı ayrıca yine davalıya 65.000 TL daha havale yaptığını, bu havalede davalı şirket yetkilisinin " araç bedeli olarak değil borç iadesi yazması teklifini iyiniyetle kabul ettiğini ve bu beyanı içerecek şekilde havale yaptığını, araç satış bedeli olarak 300.000 TL peşin ödeme yapıldığını, müvekkili satışa konu aracı teslim almış olduğunu ancak davalı tarafça aracın devrinin yapılması ertelendiğini, müvekkili bakiye kısmı ödemek istenmiş ise de davalı şirket yetkilileri davacının dışında gerekçeler ileri sürerek devriden kaçınmış olduğunu, akabinde bu defa davalı taraf sattığı aracın "elinden rızası dışı çıktığı, çalındığı iddiasıyla " araç için yakalama işlemi başlattığını, bu işlemden dolayı mağdur olan müvekkili aracı davalı şirkete teslim etmiş olduğu ve ödediği bedelin iadesini talep ettiğini, geçen süre içinde aracın da değeri arttığını, davalı şirket yetkilileri sattıkları aracı iade almakta davacının ödediği bedeli iade etmekleri gerekirken bunun gereğini yerine getirmemiş olduklarını, taraflar arasındaki araç satış sözleşmesi tamamlanması ve davalının aracın devrini yapmadığı gibi aracı zorla geri almasından dolayı TTK, TBK ve ilgili yasalar gereğince davalının aldığı bedeli iade etmesi gerektiğini, davalının araç satışından dolayı en azından banka dekontundaki ibareden dolayı davacıya 235.000 TL borçlu olduğu sabit olduğunu, işbu alacağın tahsili amacıyla yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki icra takibine karşı, davalı tarafça 17.07.2023 itiraz edildiğini, itiraz gerekçeleri haksız ve kötüiyetli olduğunu, icra takibine itiraz eden davalının mübrez banka kayıtlarından dolayı borçlu olduğu sabit olduğunu, borcu sürüncemede bırakmak için belgesiz, haksız ve mesnetsiz itirazda bulunulduğunu, taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapılmış olduğunu... dosya nolu arabuluculuk başvurusu sonunda anlaşma sağlanamadığını, ilgili nedenlerle davalıdan satın alınan ... plakalı araç için ödenen bedelden 235.000 TL sinin, davalının sözleşmeden dönmesinden dolayı iadesi gerektiğini, işbu iadesi gereken bedelin tahsili amacıyla yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas icra takibine itirazına karşılık davanın kabulü ile davalının itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini
talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin yöntemine uygun tebliğine rağmen davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
HMK'nun 1.maddesi "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. " hükmünü içermekte olup görev hususu dava şartlarındandır. HMK'nun 115.maddesi " Mahkeme,dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmüne haizdir.
TTK'nun 4.maddesinde bentler halinde sayılan ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın belirtilen tür davaların mutlak ticari davaya vücut vereceği ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına gireceği, havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan uyuşmazlığın ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması koşulu aranmayacağı (TTK 4.1,son cümle) nispi ticari davalarla ilgili olarak ise TTK 4.1 maddesinde yer alan hükme göre "her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının" ticari dava sayılacağı, taraflardan yanlız birinin ticari işletmesi ile ilgili olarak yasada sayılanlar dışında sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların, ticari davaya vücut vermeyeceği, taraflardan birinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmelerin, her ne kadar TTK 19.2 uyarınca diğer taraf içinde ticari iş sayılırsa da bu durumun, davanın TTK 4.1'e göre nispi ticari dava sayılmasını gerektirmeyeceği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/1-k maddesinde tüketicinin " ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 3/1-ı maddesinde tüketici işleminin ise " Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere, her türlü sözleşme ve hukuki işlem " olarak tanımlanmış olduğu anlaşılmıştır.
Tüketici Mahkemelerinin görevini düzenleyen 73/1 maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. "
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 83/2 maddesinde Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve, bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmüne yer verildiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri somut olayla birlikte değerlendirildiğinde, araç alım-satım sözleşmesi kapsamında davalının sözleşmeden dönmesi nedeniyle ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yönelik davada davacının aracı satın alan gerçek kişi olduğu, ticari veya mesleki amaçlarla hareket etmemesi nedeniyle anılan yasanın 3/1-k maddesine göre tüketici sıfatına haiz olduğu, satın alınan aracın ticari olmaması ve kurulan sözleşme de tüketici işlemi olduğundan davaya Tüketici Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği anlaşılmakla Mahkememizin görevsizliği ile davanın usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davada görev yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE, MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY TÜKETİCİ MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/09/2024