Tazminat (Bankacılık Hukukundan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasarruf ettiği 7.429,28 USD parasını davalının İkitelli şubesindeki hesabına yatırdığını, müvekkilinin bu hesaptaki parasının TL ye çevrilerek 20/03/2014 tarihinde tanımadığı .... adlı kişinin ....bankası .... Şubesindeki hesabına EFT edildiğini, davalı bankaca müvekkilinin aynı gün aranarak EFT'nin olup olmadığının sorulduğunu ve hesabın dondurulmasının davalı banka çalışanına bildirildiğini, bilahare müvekkilinin eşi tekrar aranarak paranın çekildiğini bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin ihtar keşide ederek zararının giderilmesini istediğini, ancak bu ihtara cevap verilmediğini, müvekkilinin zarara uğramasında davalı bankanın kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin uğradığı 7.429,28 USD (18.100,00 TL) zararın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesine istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili ile davacı arasında elektronik bankacılık sözleşmesi düzenlendiğini, davacının banka hesabından ... adlı kişinin ...bankası .... Şubesindeki hesabına 18.100,00 TL olarak EFT yapıldığını, zararın meydana gelmesinde müvekkiline izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, internet güvenliği konusunda müvekkilnin gerekli uyarıları yaptığını, davanın 3. kişiye ihbarını istediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki davanın daha önce mahkememizde yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne ilişkin verilen 26/04/2016 tarihli ve ... - ... E - K sayılı karar, davalının temyizi üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 26/04/2023 tarihli ... - ... E - K sayılı kararı ile bozulmuştur.
Yargıtay bozma ilamı sonrası Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, davacıya ait davalı banka nezdindeki hesaptan çekilen paradan dolayı davalı bankaya yüklenebilecek kusur oranında tazminat istemine ilişkindir.
Davacının 7.429,28 USD parasını davalının İkitelli şubesindeki mevduat hesabına yatırdığı, davacının bu hesaptaki parasının bilgi ve isteği dışında TL'ye çevrilerek 20/03/2014 tarihinde ... adlı kişinin ... Bankası A.Ş. .... Şubesindeki hesabına EFT edilerek bu yolla çekildiği, davacının davalı bankanın kusurlu olduğu ve zarara uğradığı iddiasıyla işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının parasının internet yolu ile EFT edilmesi nedeniyle davalı bankanın kusurlu ve sorumlu olup olmadığı hususunda toplandığından TTK 4. maddesi gereğince bankacılık işleminden doğmakla dava mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğundan mahkememiz işbu davayı görmeye görevli ve yetkilidir.
Dosya arasına alınan ceza dosyası incelendiğinde; hesap sahibi olan davacının hesabından yapılan havale işleminden bilgisi olmadığı, işlemin yapıldığı IP adresinin davacının eşinin işyerine ait olduğunun, buna karşın HTS raporlarına göre davalı Banka tarafından ilgili telefon numarasına bilgi mesajı gönderilmediğinin ve telefon numarasına ilişkin herhangi bir yönlendirme işleminin bulunmadığının saptandığı anlaşılmıştır. Soruşturma aşamasında hesabına havale yapılan ...'ın alınan ifadesinde, hesabına gelen parayı adı ... olan, soyadını ve telefon numarasını bilmediği kişiye çekerek teslim ettiğini beyan etmiş, davacının eşi ... ise, işlemin yapıldığı gün ve saatte telefonuna mesaj gelmediğini beyan etmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda davacının mevduat hesabıyla ilişkilendirilmiş ... numaralı hattın ilgili gsm operatörlerinden olayın gerçekleştiği 20/03/2014 tarihindeki arayan, aranan, gelen mesaj, giden mesaj kayıt ve dökümleri istenilmişse de, ilgili operatörlerden olayın gerçekleştiği tarihe göre kayıtları saklama yükümlülüğü sona erdiğinden hts kayıtları gönderilememiştir.
Bunun üzerine Küçükçekmece .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan hts raporu fiziki olarak dosya arasına getirtilmiş, yapılan incelemesinde, her ne kadar ceza yargılaması ve iddianamede paranın çekildiği davacının mevduat hesabına tanımlı ... numaralı telefon hattına davalı tarafından mesaj gelmediği belirtilmişse de, davalının savunmalarını destekler nitelikte davalı tarafından davacının telefonuna olayın gerçekleşmesinden öncesine ait 6 adet mesaj gönderdiği, davalının sunduğu kayıtlarla hts kayıtlarında yer alan kayıtların yaklaşık 10 saniye gibi zaman aralığı bulunduğu, söz konusu zaman aralığının mesajların davacının telefonuna ulaşma anına ilişkin olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bankalar güven kuruluşu olduğundan mudilerinin paralarını korumakla yükümlü olup, bunun için gerekli teknik koruma önlemlerini almak zorundadırlar. En hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Somut olayda ise dosyadaki bilgilerden ve özellikle soruşturma aşamasında alınan davacıya ait banka hesabına tanımlı ve hesap işlemlerinin yürütüldüğü .... numaralı telefona davalı banka tarafından üzerine düşen güvenlik yükümlülüğü doğrultusunda gönderilen onay şifreleri girilerek işlemlerin tamamlanmasıyla davacıya ait hesaptan havale yapıldığından, davacı kendisine ait telefonun ve buna bağlı olarak banka mevduat hesabının güvenliğini sağlayamadığından zararın ortaya çıkmasında kusurludur. Bu itibarla, bir kimse, kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğinden, davalı bankanın sorumluluğunun kabulü olanaklı bulunmamış, davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 309,15 TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 118,45 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan 246,50 TL posta ve davetiye gideri, 30,00 TL tanıklık ücreti, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 876,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024