İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde takibe konu faturaya ilişkin alacak ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafından fatura borcunun ödenmemesi nedeniyle taraflarınca Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasıyla faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine karşı, borçlu davalı vekilinin 28/08/2023 tarihinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirketçe müvekkili tarafından düzenlenen ve kendisine gönderilen irsaliyeli faturalara ilişkin olarak hiçbir itirazın olmadığını, davalı tarafın malların kendisine teslim edilmesine rağmen bedelini ödemeyerek açıkça temerrüde düştüğünü, ancak işbu duruma rağmen süreci uzatmak ve yargısal süreçten faydalanarak borcunu geç ödemek maksadıyla açıkça kötü niyetli bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi yöntemine uygun tebliğ edilmişse de, davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Yapılan açık yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden B formları getirtilmiş, davacının tacir araştırması yaptırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; Dava faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.

davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın giderilmesi için tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmiş, belirlenen inceleme gün ve saatinde sonuçları belirtilmesine rağmen davalı tarafça ticari defter ve belgeleri sunulmamış, davacı tarafından ilgili döneme ilişkin ticari defter ve kayıtları sunulmuştur.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden getirtilen B formlarının uyumlu oldukları yapılan incelemeyle anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda davacının davalıya 7.080,00 TL, 5.664,00 TL ve 37.288,00 TL olmak üzere toplam 50.032,00 TL tutarında 3 adet fatura düzenlediği, davalının 7.080,00 TL ödeme yaptığı davacının incelenen ticari kayıtları ile ortaya konulmuştur. Bilirkişi tarafından davacının ticari kayıtlarına göre, davacının davalıdan toplam 42.952,00 TL alacaklı olduğu saptanmıştır.
Davacının ticari defterlerinin yöntemine uygun, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı belirlenmekle kanıt niteliği olduğu sonucuna varılmış, HMK'nin 222/3 maddesi hükmü uyarınca davalı tarafından ticari defterleri incelemeye sunulmadığından ve davacının defter kayıtlarının aksi kesin kanıtlarla ispatlanamadığından davacının ticari defterlerinin lehine kanıt niteliğinin de bulunduğu kabul edilmiştir. Bu durumda, davacının icra takibine dayanak 37.288,00 TL bedelli ve 5.664,00 TL bedelli faturalardan dolayı davalıdan toplam 42.952,00 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında icra takibinden önce davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü gösteren bir kanıta rastlanmadığından davacının icra takibinden öncesine ilişkin işlemiş faiz istemi yerinde bulunmamış, alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından, davalının icra takibindeki borca itirazının haksız olduğu sonucuna ulaşılmış, bu nedenle davalı yönünden bilinebilir ve belirlenebilir faturadan kaynaklı alacak tutarının %20'si oranında davacı lehine davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla, dava dilekçesi, bilirkişi raporu, B formları, yazışma görselleri ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 42.952,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca asıl alacak tutarının %20 si oranında olan 8.590,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gereken 2.934,05 TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 530,72 TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 2.403,33 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 530,72 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 128,75‬-TL posta ve davetiye gideri, 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 4.148,6‬0 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 4.055,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ret oranına göre 3.049,63 TL'sinin davalıdan alınarak, geriye kalan 70,37 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

6-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024