BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç tamir, bakım ve onarım hizmetleri karşılığında davalı şirkete düzenlediği faturaların ödenmemesi üzerine işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin davalıya ait araçların tamir ve bakımını yapmış olduğunu, araçları eksiksiz teslim ettiğini, bu hizmetler için düzenlenen faturalara karşı davalının herhangi bir ayıp bildirimi yapmamış veya iade işlemi gerçekleştirmemiş olduğunu, ancak davalının ödeme yapmadığı gibi müvekkiline 11/10/2023 tarihinde bir fatura düzenlemiş olduğunu, müvekkilinin bu faturaya süresi içinde itiraz etmiş ve bu durumun Bakırköy .... Noterliği aracılığıyla ihtarname ile belgelenmiş olduğunu, davalı tarafın müvekkili tarafından başlatılan ilamsız icra takibine itirazı üzerine, müvekkilinin itirazın iptali ve takibin devamını talep etmekte olduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, borçlarını ödememek amacıyla işin uzatılmasına yönelik bir adım olduğunu, faiz oranı olarak yasal faiz talep edilmiş olduğunu, bu konuda yapılan itirazların da yersiz olduğunu, müvekkilinin arabuluculuk sürecine başvurduğu ve anlaşma sağlanamadığını, itirazın iptal edilmesini, davalının borcun tamamını ödemesini, %20 icra inkar tazminatının kendisine verilmesini belirterek icra masrafları ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsili ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmişse de, yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Yapılan açık yargılamada, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmış, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden B formları getirtilmiş, davacının tacir olup olmadığı araştırması yapılmış, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; açık hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı, borçlusunun dosyamız davalısı oldukları, icra takibinin 35.714,74 TL alacak için başlatıldığı, icra takibinin cari hesap ekstresine dayandığı, davalı borçlunun icra takibine 13/10/2023 tarihinde itiraz ettiği, davacı alacaklının icra yapılan itirazın iptali süresinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden getirtilen BS formlarına göre, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 2022 yılına ilişkin 12 adet faturanın ve 2023 yılına ilişkin 10 adet faturanın bildiriminin yapıldığı görülmüştür.
Davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden getirtilen BA formlarına göre, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 2022 yılına ilişkin 12 adet faturanın ve 2023 yılına ilişkin 10 adet faturanın bildiriminin yapıldığı görülmüştür. Buna göre, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması gerekmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını sunmuş, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını incelemeye hazır etmemiş, sunmamıştır.
HMK'nin 222/3 maddesi hükmündeki düzenlemeye göre, ikinci fıkrada belirtilen koşullara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine kanıt olarak kabul edilebilmesinin koşullarından birinin diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi olduğu belirtilmiştir. HMK'nin 222/2 maddesi hükmüne göre ise, ticari defterlerin, ticari davalarda kanıt olarak kabul edilebilmesi için, yasaya göre eksiksiz ve yöntemine uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması koşuldur.
Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının ticari defterlerinin eksiksiz, yöntemine uygun olarak açılışı ve kapanış onaylarının yaptırıldığı saptanmış, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı belirlenmiş olmakla, davacının ticari defter kayıtlarının kanıt niteliğinin olduğu sonucuna varılmış, davalı tarafından verilen süreye rağmen ticari defter ve kayıtları sunulmadığından davacının ticari defter ve kayıtlarının lehine kanıt niteliğinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra düzenlenen 11/10/2023 tarihli fatura, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının düzenlemiş olduğu son fatura tarihinin üzerinden 8 gün geçtikten sonra düzenlendiği görülmekle faturaya itiraz olarak değerlendirilmesi olanaklı görülmediği gibi, söz konusu fatura ticari ilişki kapsamındaki birçok faturaya istinaden düzenlendiği anlaşıldıından faturaya dayalı iddiasını kanıtlayıcı yönde dosyaya sunulu bir kanıta da rastlanmadığından davalının söz konusu faturaya dayalı alacağı ispata muhtaç kalmaktadır. Açıklanan nedenlerle yapılan incelemede söz konusu fatura göz önünde bulundurulmadan değerlendirme yapılmıştır.
Taraflar arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davacı tarafın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalıdan takip tarihi itibariyle 33.161,22 TL alacağı bulunduğu, işbu alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi raporundaki saptamaya göre davacının ticari defterlerinin yöntemine uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davalının davacının faturalarından bilgi sahibi olduğunun ve bağlı olduğu Vergi Dairesine bildirdiği, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, davacının ticari defter kayıtlarıyla ortaya konulan alacağının aksini ispat yönünden dosyaya yansıyan bir kanıt da bulunmadığı, bu bağlamda davacının ticari defterleri lehine kanıt niteliğinde olmakla, davalı tarafından davacının ticari defter kayıtlarının aksi yöntemine uygun kesin kanıtlarla ispatlanamadığından HMK'nin 222/3 maddesi gereğince davacı tarafın alacağının varlığını kanıtladığı değerlendirilerek, davanın kısmen kabulüyle, davalı açısından bilinebilir ve belirlenebilir nitelikte olan alacağa davalı tarafından yapılan haksız itiraz nedeniyle davacı lehine kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazının 33.161,22 TL alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak devamına,
İİK'nin 67/2 maddesi hükmü uyarınca kabul edilen alacak tutarının %20'si oranında olan 6.632,24 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Alınması gereken 2.265,24 TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 431,35 TL peşin harcın indirilmesi ile geriye kalan 1.833,89 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3- Davacı tarafından yatırılan 431,35 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 51,75 TL posta ve davetiye gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.321,60 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 4.941,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin kabul ret oranına göre 223,07 TL'sinin davacıdan alınarak, geriye kalan 2.896,92 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024