BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya çeşitli tarihlerde TL ve USD cinsinden borç para vermiş olduğunu, davalı borçlu aldığı borçların bir kısmını geri ödemiş olduğunu, ancak 40.400,00 USD ve 36.000,00 TL’lik kısmını ödememiş olduğunu, müvekkilinin bu ödenmemiş borçların tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, davalının icra dosyasına karşı haksız ve mesnetsiz olarak itiraz etmiş olduğunu bu nedenle icra takibinin durdurulduğunu, takibi uzatarak alacağın tahsilini zorlaştırdığı ve kötü niyetli davrandığını, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının haksız itirazı nedeniyle %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bakırköy .... İcra Dairesi’nde açılan itirazın iptali davasına karşı yetki ve görev itirazında bulunarak, müvekkilinin tacir olmadığını ve ticari bir sözleşmenin bulunmadığını, bu sebeple davaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bakması gerektiği ve yetkili mahkemenin de davalının yerleşim yeri olan Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin yetkilisi olan eşi ... ile aralarındaki parasal işlemlerin karı koca ilişkisine dayandığını, bu borçların ailevi giderler için kullanıldığını ve borç iddialarının haksız olduğunu müvekkilinin borçlu olmadığını belirterek, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama süreci ve değerlendirmede; dava, borç olarak verilen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklısının dosyamız davacısı olduğu, borçlusunun dosyamız davalısı olduğu, 40.400,00 USD karşılığı 957.480,00 TL ve 37.500,00 TL olmak üzere toplam 994.980,00 TL alacak için ilamsız takip yapıldığı, davalının icra takibine 23/06/2023 tarihinde itiraz ettiği, davacının davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali için süresinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan bilgi ve kayıtlara bakıldığında, davalının kira gelirlerinden dolayı gayrimenkul sermaye iradından vergi mükellefiyetinin bulunduğu, iki ayrı şirkette ortaklığının bulunduğu, esnaf kaydına rastlanmadığı görülmektedir. Bu kayıt, bilgi ve belgelere göre, görev hususunu değerlendirmek gerekmiştir.
TTK’nin 4. maddesine göre; ticari davaların iki grup altında incelenmesi olanaklıdır. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticari işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır.
Mutlak ticari dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nin 4/1 maddesinde a ve f bentleri arasında 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
Bunlardan ayrı olarak bir de, yasada herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davaların istisna olduğu belirtilerek, söz konusu haklara ilişkin doğan davaların da bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi durumunda ticari dava olduğu hüküm altına alınmıştır.
TTK'nin 5/1 maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir.
HMK'nin 114/1-c maddesine göre, görev dava şartıdır. Aynı yasanın 115/1 maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
Dosya kapsamına göre, davacının TTK'nin 11. ve 15. maddeleri uyarınca ve 213 sayılı yasanın 176 ve 177 maddeleri ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirtilen tacir olma sınırını aşan oranda gelir elde ettiğini gösterir bir kayda rastlanmadığı, davalının mükellefiyetinin kira gelirlerinden dolayı olduğu ve ortağı bulunduğu şirketlerin olduğu, esnaf kaydının da bulunmadığı, davacı tarafından davalıya verilen paranın ticari bir ilişkiye dayanılarak verildiğini gösteren dosyaya yansımış bir kanıtın bulunmadığı, davacı iddiasında da değinildiği üzere davacı şirket yetkilisinin aradaki yakınlığa dayanarak davalıya para gönderdiği birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya borç olarak verdiğini iddia ettiği paraların geri verilmesine ilişkin dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nin 4/1 maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görev alanına girmediği, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği göz önüne alınarak, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
2-Karar kesinleştikten sonra iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli BAKIRKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ gönderilmesine,
3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususlarının görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nın 20/1. maddesi gereğince süresinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılması yönünde karar verilmesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2024